AQUATICFORUM
AQUATICFORUM A HOŞGELDİNİZ.FORUMDAN DAHA ETKİN YARARLANMAK İÇİN LÜTFEN GİRİŞ YAPINIZ.
▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▓▓▓▒▒▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▓▓▓▒▒▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓

İHBARI MECBURİ BALIK HASTALIKLARI

Aşağa gitmek

İHBARI MECBURİ BALIK HASTALIKLARI

Mesaj tarafından uispir Bir Çarş. Nis. 30, 2008 8:53 am

TÜRKİYE’ DE İHBARI MECBURİ BALIK HASTALIKLARI







3285 Sayılı Hayvan Sağlığı Zabıtası Kanunu (HSZK) kapsamında 1 Nisan 2004 tarih ve 2004/14 sayılı tebliğ ile birisi bakteriyel, dördü viral olmak üzere beş adet ihbari mecburi balık hastalığı bildirilmiştir. Bunlar;
İnfeksiyöz hematopoetik Nekrozis (IHN),
İnfeksiyöz Pankreatik Nekrozis (IPN)
Viral Hemorajik Septisemi (VHS)
Sazanların Bahar Viremisi (Spring Viremia of Carp) (SVC)
Bakteriyel Böbrek Hastalığı (Bacterial Kidney Disease) (BKD)’ dır.

_________________
avatar
uispir
VIP
VIP

Erkek
Mesaj Sayısı : 17
Yaş : 43
Reputation : 0
Points : 0
Kayıt tarihi : 16/04/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: İHBARI MECBURİ BALIK HASTALIKLARI

Mesaj tarafından aquahell Bir Çarş. Ocak 07, 2009 11:08 pm

çok önemli bir konuya değinmişsiniz.teşekkürler
avatar
aquahell
WEBMASTER

Erkek
Mesaj Sayısı : 2935
Yaş : 43
Nerden : AQUATICFORUM
Lakap : AQUAHELL
Reputation : 59
Points : 4283
Kayıt tarihi : 22/01/08

http://www.hbgokhan.blogcu.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: İHBARI MECBURİ BALIK HASTALIKLARI

Mesaj tarafından aquahell Bir Perş. Ağus. 27, 2009 9:22 am


İNFEKSIYÖZ HEMATOPOETIK NEKROZIS




(Infectious Haematopoietic Necrosis,IHN)


İnfeksiyöz
Hematopoetik Nekrozis (IHN) bir rhabdovirusun neden olduğu,
gökkuşağı alabalığı, salmonid türleri ve özellikle pasifik
salmonlarda görülen akut, sistemik viral bir hastalıktır. İlk ciddi
salgınlar 1940 yıllarında Kuzey Amerika’ da bildirilmiştir. Virus
ile ilgili hücre kültürü ve elektron mikroskobi çalışmaları 1968
yıllarınnda yapılmıştır.1974 yıllarında ilk biyokimyasal ve
moleküler çalışmalar bildirilmiştir.


Etiyoloji:
Hastalığın
etkeni infectious hematopoietic necrosis virus (IHNV) olarak
bilinen bir rhabdovirustur.IHN virusu 170nm uzunluğunda, 70nm
çapındadır. Sıcaklık, asit ve etere karşı dayanıksızdır. CHSE-214,
EPC, FHM, RTG-2 ve STE-137 gibi genel olarak kullanılan balık hücre
kültürlerinde kolaylıkla replike olur. Replikasyon sıcaklık aralığı
4-20°C arasında değişmekle birlikte optimum 15°C dir. -70°C de % 10
serum varlığında canlılığını iyi korumaktadır. -20°C de en azından
birkaç yıl infektivitesini korumaktadır. Replikasyon için uygun pH
6-8 arasıdır. 4 yapısal protein tespit edilmiştir.




Klinik Belirtiler:
Klinik olarak
hastalık doğal koşullar altında 8-15°C arasındaki su sıcaklıklarında
görülür.IHN hastalığı tipik olarak genç balıkları etkilemektedir. 1
yaş civarı olan balıklarda mortalite genç balıklardaki kadar
olmamaktadır. Yaşlı balıklar enfeksiyona dirençlidir fakat
yumurtlama zamanında adult balıklar seksüel sıvıları ile virusu
yaymaktadırlar.

Genellikle
salgınlar 12°C ve daha az su sıcaklığında görülmesine rağmen bazı
salgınlar 15°C de de görülmektedir.

Eksternal
belirtiler; Genç balıklar genellikle ekzoftalmik ve koyu renklidir.
Anüs te dışkı uzaması vardır. Abdomen şişkindir. Solungaçlar
genellikle solgun ve yüzgeç kaideleri hemorajiktir. Petişeler bazen
vücudun lateralinde ve ağızdada görülebilir. Hastalığı atlatanlarda
vertebral deformiteler gözlenebilir.

İnternal belirtiler; İç organlar anemiktir. Sindirim
kanalında yem yoktur onun yerine sarımsı mukus benzeri sıvı vardır.
Vücut boşluğu serum renginde asidik sıvı içerir. Bazen visceral
yağlar, mezenterler, peritoneum, hava kesesi ve perikardiumda
peteşiler görülür.



Bulaşma:
IHNV un kaynağı
kültür veya doğa balıklarından klinik olarak enfekte ve gizli
taşıyıcılardır. Virus feçes, idrar, seksüel sıvılar ve eksternal
mukus yolu ile yayılır.

IHNV’ un inkubasyon zamanı; sıcaklık, enfeksiyonun yolu,
balığın türü, virusun miktarı ve balığın yaşına göre
değişebilmektedir. Genel olarak inkubasyon zamanı 5 gün ile 2 hafta
arasındadır (infeksiyonun başlangıcı ve ilk ölümler arasındaki
zaman).

Virus primer olarak horizantal olarak bulaşır. Vertikal
bulaşma ile ilgili yayınlarda bulunmaktadır. Bulaşma yolları; Su ve
solungaç yoluyla, asemptomatik taşıyıcı balıklar, balık yiyen
kuşlar, kontamine ve dezenfekte edilmemiş çiftlik aletleri, enfekte
transport suları, yumurtalar ve kan emen parazitler iledir.
Salgınlardan sonra hayatta kalan balıklar hayatları boyunca taşıyıcı
kalırlar ve seksüel olgunluğa gelip yumurtlamaya başladıklarında
tekrar virusu saçarlar.


Kontrol:
Hastalığın
tedavisi olmadığı için hastalıktan kaçınma en iyi kontrol yöntemidir
fakat bu herzaman mümkün değildir. Yumurtaların iodoforllar ile
dezenfeksiyonu, su sıcaklığında yapılan manipilasyonlar virus ile
karşılaşmayı önlemede etkilidir. Diğer tedbirler; virus belirlenen
kaynaktaki tüm yumurtalar imha edilmeli, şüpheli ve enfekte
kaynaklardan balık ve yumurta almaktan kaçınılmalı, kontamine
çiftlikle ilişkisi olmayan su kaynağından mümkünse kaynak sularında
yetiştirme yapılmalı, enfekte kuluçkahaneler elimine edilmelidir.
Sıkı kontrol politikaları ve hijyen tedbirleri uygulanmalıdır.Aşı
çalışmaları deneysel aşamadadır.


Mevzuat


Madde 131-
Laboratuvar raporuna bağlı olarak Balıkların enfeksiyöz
hematopoietik nekrozisi hastalığı tespit edildiğinde hayvan sağlık
zabıtası komisyonu toplanarak hastalık çıkış kararı alır ve ilan
eder.



a) Yenilebilecek
büyüklükte olan balıklar tüketime sunulur. Diğer balıklar ve
yumurtalar yakılarak imha edilir. İşletmedeki bütün alet ve
ekipmanlar dezenfekte edilir.



b) Çiftliğe su
girişi kesilir, havuzlar kurutularak fiziksel ve kimyasal
dezenfeksiyon uygulanır.



c) Aynı su
kaynağı üzerinde bulunan diğer çiftliklerde, su giriş yerinde
dezenfekte edilir.



d) Balık
kuluçkahaneleri bu hastalık yönünden yılda iki kez ve gerektiğinde
süreye bakılmaksızın kontrol edilir. Kontroller için laboratuvara
anaç balık, yumurta, yavru balık ve işletmeye giren su örnekleri
gönderilir. Hastalıktan ari işletmeler sertifikalandırılır.



e) Bakanlık
hastalıkla ilgili gerek gördüğü her türlü mücadele esaslarını tespit
ederek valiliklere bildirir



f) Karantina,
yetiştiricilik yapılan işletmelerde tüm balıklar elden
çıkartıldıktan 21 gün sonra, kuluçkahanelerde ise işletme en az üç
ay süreyle üretime kapatıldıktan sonra kaldırılır."







İNFEKSİYÖZ PANKREATİK NEKROZİS



(İnfectious Pancreatic Necrosis ,IPN)

İnfeksiyöz
Pankreatik Nekrozis (IPN) enfeksiyonu özellikle genç salmonid
balıklarda yüksek mortalite ile seyreden, önemli ekonomik kayıplara
neden olan bulaşıcı akut viral bir hastalıktır. Tipik olarak en
fazla ölümler genç balıklarda olmaktadır. İnfeksiyöz Pankreatik
Nekrozis Virusu (IPNV) suşları veya benzerleri salmonid olmayan
birçok balık türünde, yumuşakçalar ve kabuklulardan da izole
edilmiştir.

IPNV geniş dünya
dağılımına sahiptir. İlk olarak 1940 lı yıllarda Kanada da akut
kataral enterit olarak tanımlanmıştır.


Etiyoloji:IPN virus Birnaviridae familyasında Aquabirnavirus
genusunda yer almaktadır. IPNV’ u 55-75 nm çapında,
ikozahedralsimetrili, zarsız, iki segmentli ve çift iplikçikli RNA
ya sahiptir. IPNV’ na spesifik 4 polipeptid bulunmaktadır.
Rhabdovirusla karşılaştırıldığı zaman U.V ışığına oldukça
dirençlidir (IHNV için gerekli U.V den 100 kat fazlası
gerekmektedir). IPNV (tatlı suda) okside olan ajanlar (iodin ve
klorin) tarafından hızla inaktive olur.

Aquabirnavirus
genusu geniş ve antijenik olarak farklı gruplardan oluşmaktadır.
IPNV nun başlıca 3 ana serotipi vardır.




Klinik belirtiler: IPN hastalığının belirtileri etkilenen konakçıya, virusun
serotipine ve çevresel durumlara ( su sıcaklığı, O2 miktarı, stok
yoğunluğu gibi) göre değişebilir. Klasik belirtiler ilk besleme
yapılan alabalıklarda tanımlanmıştır. Etkilenen balıklarda; Tirbişon
şeklinde yüzme, su çıkışına toplanma, abdominal distensiyon, baş
bölgeside küçük şişlikler, renkte koyulaşma (vücudun arka 1/3 lük
bölümünde daha fazla), ekzoftalmus, uzamış halde dışkı
(pseudofeçes), mide ve barsaklarda besinden yoksun, renksiz- sarı
sütümsü jelatinimsi bir eksudat, bazen internal organlarda
kanamalar görülür.

Histopatolojik
olarak özellikle ekzokrin salgı dokularının nekrozu ve yangısıyla
karakterize pankreatit vardır.Pankreatik nekroz genellikle fokaldir.
Enfeksiyonu atlatan balıklarda ekzokrin doku fibrotik doku ile yer
değiştirir


Bulaşma:
Hastalığın
kaynağı klinik olarak hasta balıklar olduğu kadar enfekte feçesleri
yolu ile virusu yüksek seviyede saçan asemptomatik balıklardır.IPNV
u enfekte anaç balıklardan vertikal olarak bulaşabilmektedir. Ayrıca
balık ile beslenen kuş ve memelilerde IPNV nun yayılmasında
vektördürler. Omurgasız aquatik canlılarda enfeksiyon kaynağı
olabilirler.


Kontrol:
Şüpheli ve
enfekte kaynaklardan balık ve yumurta almaktan kaçınılmalı,
sertifikalı yumurtalar alınmalı, kontamine çiftlikle ilişkisi
olmayan su kaynağından mümkünse kaynak sularında yetiştirme
yapılmalı, enfekte kuluçkahaneler elimine edilmelidir.
avatar
aquahell
WEBMASTER

Erkek
Mesaj Sayısı : 2935
Yaş : 43
Nerden : AQUATICFORUM
Lakap : AQUAHELL
Reputation : 59
Points : 4283
Kayıt tarihi : 22/01/08

http://www.hbgokhan.blogcu.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: İHBARI MECBURİ BALIK HASTALIKLARI

Mesaj tarafından aquahell Bir Perş. Ağus. 27, 2009 9:22 am


VIRAL
HEMORAJIK SEPTISEMI





(Viral
Hemorragic Septicemia, VHS)


VHS özellikle gökkuşağı alabalığı, kahverengi alabalık,
turna balığı ve kalkanlarda önemli mortalitelere neden olan
infeksiyöz bir hastalıktır.L Hastalık ilk kez 1949 yılında
Danimarka’ da akut bir hastalık olarak tanımlanmış.VHS virusunun 4
genotipi vardır. VHSV na duyarlılık her balık türünde farklıdır.
Genç balıklar enfeksiyona daha duyarlıdır.



Etiyoloji:

Hastalığın etkeni Rhabdoviridae familyasında
Novirhabdovirus genusunda yer alan viral hemorajik septisemi
virusudur (VHSV, synonym: Egtvet virus). 180nm uzunluk ve 60 nm
çapında mermi şeklindedir. Virion 5 yapısal proteinden oluşur ve
tek iplikçikli RNA içerir.




Klinik
belirtiler:

VHS salgınlarında su sıcaklığı önemli bir çevresel
faktördür. Genel olarak enfeksiyon 3-12 ºC’ arasında görülmektedir
(en fazla mortalite 3-5 ºC arasında). Klinik olarak belirtilerin
şiddetine göre akut, kronik ve nevroz (latent) olmak üzere 3 aşaması
vardır;

Akut evrede tipik olarak ağır mortalite görülür. Balıklar
letarjik, renkte kararma, ekzoftalmus ve anemi vardır.


www.biomar.dk/.../ 3543-VHS.aspx?lang=fi

Gözlerde, deride, solungaçlarda ve yüzgeç kaidelerinde
hemorajiler vardır. İnternal olarak periokuler dokuda, iskelet
kaslarında ve viscerada nokta tarzında kanamalar vardır. Karaciğer
hiperemik, böbrekler kırmızı ve incedir.

Kronik olarak enfekte balıklarda önemli derecede kümulatif
mortalite görülür. Balıklar letarjik, renkte koyulaşma, ekzoftalmus
ve şiddetli olarak anemiktir fakat yaygın hemorajik değildir.
Abdomen karaciğer, dalak ve böbreğin ödemine bağlı olarak şiştir.
Karaciğer soluk ve peteşilidir.

Latent enfeksiyonda ölüm düşüktür ve balık normal
görünümlüdür fakat hiperaktiftir. Virus taşıyıcılarında herhangi bir
klinik belirti görülmez.



Bulaşma:

VHS virusu tüm yaş gruplarına kolaylıkla bulaşır ve hayatta
kalan balıklar ömür boyu taşıyıcı hale gelirler ve seksüel sıvılar
ve idrar ile virusu saçarlar. VHS virusu yumurtalarda yüzeysel
kontaminant olarak yumurtlamadan 3-4 gün sonra da izole edilmesine
rağmen gerçek bir vertikal bulaşma gösterilememiştir. Deneysel
olarak balık kohabitasyon, immersiyon, intraperitoneal, intra
muskuler ve oral yol ile enfekte edilebilmiştir. Virus alındıktan
sonra inkubasyon zamanı sıcaklık, doz ve alınma yoluna göre
değişmektedir.



Kontrol:

Hastalığın
tedavisi olmadığı için hastalıktan kaçınma en iyi kontrol
yöntemidir. Yumurtaların iodoforlar ile dezenfeksiyonu, su
sıcaklığında yapılan manipilasyonlar virus ile karşılaşmayı önlemede
etkilidir. Diğer tedbirler; virus belirlenen kaynaktaki tüm
yumurtalar imha edilmeli, şüpheli ve enfekte kaynaklardan balık ve
yumurta almaktan kaçınılmalı, kontamine çiftlikle ilişkisi olmayan
su kaynağında, mümkünse kaynak sularında yetiştirme yapılmalı,
enfekte kuluçkahaneler elimine edilmelidir. Sıkı kontrol
politikaları ve hijyen tedbirleri uygulanmalıdır. Aşı çalışmaları
deneysel aşamadadır.





Sazanların
Bahar Viremisi





(Spring Viremia
of Carp, SVC)


SVC hastalığı tipik olarak sazangillerde ve özellikle
Cyprinus carpio (common carp, sazan balığı) da genellikle bahar
aylarında salgınlara neden olan akut hemorajik ve bulaşıcı bir viral
hastalıktır. Gençlerde oluğu kadar erişkin balıklarda da
enfeksiyonlara neden olmaktadır.

SVC hastalığı ilk olarak 1971 yılında sazanlardan
Rhabdovirus carpio’ nun neden olduğu akut enfeksiyöz dropsy olarak
bildirilmiştir ( Fijan ve ark.).


Etiyoloji:

SVC virusu; mermi şeklinde, 60-90 nm genişliğinde, 90-180
nm uzunluğunda ve Rhabdoviridae familyasında yer almaktadır. Virusun
replikasyonu optimum 20-22ºC de görülür. SVCV’ na ait 5 yapısal
protein belirlenmiştir.




Klinik
Belirtiler:

Havuz girişinde balıkların yoğunlaşması SVC salgınının ilk
belirtilerinden birisidir. Letarji, denge kaybı ve amaçsızca yüzme
diğer davranışsal belirtilerdir.

Eksternal belirtiler; Hasta balıkta gergin abdomen,
solungaç ve deride peteşiler görülür.Gözlerde hemorajiler
görülebilir. Kalın ve uzun dışkı ödematöz, yangılı ve protrüze olmuş
anüsten yayılır. Ekzoftalmus olabilir ve deri pigmentasyonuda
değişik derecelerde görülebilir. Solungaçlar solgundur ve balık
sudan çıkarıldığında anüsten kanlı asidik sıvının damladığı
görülebilir.

İnternal Belirtiler: Ödem, asites ve hemoraji vardır.Hava
kesesinde multipli fokal hemorajiler görülür.Dalak genişlemiştir.
İskelet kasları, peritoneum, bağırsaklar, böbrekler, karaciğer ve
kalpte peteşiler vardır.Kataral enteritiste olabilir.



Bulaşma:

Virusun bulaşması çoğunlukla horizantal yol iledir.
Vertikal bulaşma ile ilgili görüşlerde vardır.SVCV su yolu ile
bulaşır. Virus dışkı ve idrar ile saçılır. Virusun bulaşmasında kan
emen parazitler, kene (Piscicola geometria) ve sazan biti ( Argulus
foliaceus) mekanik vektörlerdir.



Kontrol:

SVC hastalığından korunma prosedürleri; karantina
uygulanmalı, enfekte bölgeden diğer bölgelere balık hareketleri
yasaklanmalı, özellikle çiftlikteki tüm balıklar çıktıktan sonra her
bir havuza dezenfeksiyon uygulanmalıdır. Antiviral ajanlarla tedavi
ekonomik olmamakla birlikte aşı çalışmaları devam etmektedir.
avatar
aquahell
WEBMASTER

Erkek
Mesaj Sayısı : 2935
Yaş : 43
Nerden : AQUATICFORUM
Lakap : AQUAHELL
Reputation : 59
Points : 4283
Kayıt tarihi : 22/01/08

http://www.hbgokhan.blogcu.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: İHBARI MECBURİ BALIK HASTALIKLARI

Mesaj tarafından aquahell Bir Perş. Ağus. 27, 2009 9:23 am




BAKTERİYEL BÖBREK HASTALIĞI






Bacterial Kidney Disease


Hastalık Renibacterium salmoninarum tarafından oluşturulan vücut
yüzeyinde irinli kabarcıklar ile ülserlerin oluşması, böbreklerin
dejenerasyonu ile karakterize kronik ve bulaşıcı bir hastalıktır.
Hastalık ilk 1930’lu yılların başında İskoçya’da Atlantik
salmonlarında bildirilmiştir. Hastalık etkeninin izolasyon ve
identifikasyonu ise 1950 yılında Earp tarafından yapılmıştır. Kronik
seyirli bir enfeksiyon olmasına rağmen yoğun stres ve kötü çevre
koşullarına bağlı olarak subakut olarak da görülebilir. Hastalığa
bütün salmonidler duyarlıdır. Özellikle göl alabalıklarında, Pasifik
ve Atlantik salmonlarında ciddi kayıplara yol açar. Gökkuşağı
alabalıkları hastalığa en dirençli balık türüdür. Özellikle tatlı
sudan deniz suyuna adaptasyon esnasında veya yumurtlama döneminde
klinik belirtiler ortaya çıkmaktadır.

ETİYOLOJİ

Etken gram-pozitif bir kokobasil olan Renibacterium salmoninarum’dur.
Obligatif bir bakteri olan etken balık dışında hızla ölür. Sporsuz,
kapsüllü ve hareketsiz olan etken 0.3-0.5 mikron ile 0.6-1.0 mikron
boyutlarında ve aside dirençli değildir. Etken ile yapılan deneysel
çalışmalarda salmonidler dışındaki tatlı su ve deniz balıklarının
bazılarında enfeksiyon şekillenmiş ve ölümler meydana gelmiştir.

EPİZOOTİYOLOJİ


Balıklar oral yolla veya deri yoluyla enfekte olmaktadırlar.
Enfeksiyon kaynağı olarak kontamine yemler, kontamine sular, enfekte
balıklar bildirilmektedir. Etken hasta balıkların dışkıları ile
saçılmakta ve 21 gün dışkıda ve havuz suyunda canlılığını
sürdürebilmektedir.


Etkenin döllenmiş yumurtanın içinde bulunması ve vertikal yolla
bulaşması enfeksiyonun yayılmasında en önemli faktördür. Yumurta
dezenfeksiyonu ile etkenin bulaşması önlenememektedir.


Hastalığın bulaşmasında çiftlikteki non-salmonid balıklar,
ektoparazitler, yumuşakçaların rolü olduğuda düşünülmektedir. Ayrıca
kuşların etkeni çiftlikten çiftliğe mekanik olarak taşıdığı
sanılmaktadır.


Hastalığın ortaya çıkışında su ısısının yanı sıra, su sertliği,
tuzluluk, kötü çevre şartları, sudaki mineral madde noksanlıkları ve
diyette C vitamini eksikliği de önemli rol oynamaktadır. Ayrıca
hastalık ile mevsimler arasında bir ilişki olup, salgınlar sonbahar
ve kış aylarında yani su ısısının düştüğü dönemlerde ortaya
çıkmaktadır.

PATOGENESİS


Hastalıkta doğal enfeksiyonun nasıl oluştuğu tam olarak
anlaşılamamıştır. Deneysel enfeksiyonların ise oral yoldan çok deri
lezyonları yolu ile daha çabuk oluştuğu tespit edilmiştir.
Enfeksiyon kronik seyirli olup yapılan çalışmalar, inkübasyon
süresinin 1-3 ay veya daha fazla olabildiğini ortaya koymuştur.
İnkübasyon süresinin uzunluğu su ısısına, konakçıya ve bakterinin
virülens özelliklerine bağlıdır. Hastalık genellikle su ısısının
aniden değiştiği zamanlarda ortaya çıkmaktadır. Ölümler 10-15 gün
içerisinde yavaş yavaş başlamaktadır.


Klinik semptomların gelişmesinden sonra % 80’lere varan ölümler
görülür. Hedef organ böbrekte bulunana R. salmoninarum özellikle
toplama kanallarında yoğunlaşır ve normal filtrasyona engel olur.
Böbrek ve karaciğer dokusunda gelişen büyük granuloma tarzı
lezyonlar sonucu balıklar ölmeye başlar. Aynı zamanda etkenleri
içeren fagositik hücrelerin miyokardiuma saldırmaları sonucu ve
makrofajlardan salgılanan hidrolitik enzimler sonucu kalp
dokusundaki yıkım nedeniyle de ölümler şekillenir.


Gökkuşağı alabalıklarında enfeksiyon 15 ay sonra böbrekte bowman
kapsülünde adhezyon, fibriosis, kapsülde kapiller şişmeler ve
proksimal tübüllerde dejenerasyonlar görülür. Aynı zamanda
heamopoetik dokuda yıkımlanmalar oluşur.

SEMPTOMLAR


Klinik bulgular hastalığın son aşamasında ortaya çıkar. Berrak ve
veya bulanık bir sıvıyla dolu deri kabarcıkları, bunların patlaması
sonucu oluşan yüzeysel ülserler, nadir olarak da kaslarda kanlı
kazeöz veya nekrotik odaklar gözlenir. Anemiye bağlı olarak
solungaçlarda ve yüzgeçlerde solgunluk, renkte koyulaşma,
ekzoftalmus, abdominal şişlik, anüs civarında hemorajiler, yavaş
yüzme görülür. İnternal olarak abdominal ve perikardial boşluklarda
hemorajilerin miktarına bağlı olarak değişen oranlarda bulanıklıkta
sıvı, iç organlarda membranöz tabakalar karakteristik olarak
böbrekte nadir olarak ta karaciğer ve dalakta krem-beyaz renkli
granülomatöz lezyonlar bulunmaktadır. İlerlemiş vakalarda böbrek
büyür ve nekrotik hale gelir ve perikarditis şekillenir. Ayrıca
hastalık asemptomatik olarak da seyredebilmektedir.


Histopatolojik olarak belirlenen lezyonlar çoğunlukla heamopoetik
dokularda, karaciğer, kalp ve iskelet kaslarında ve hastalığın son
döneminde diğer organlarda da görülebilen kronik gronulomların
oluşmasıdır. Granulomlar çoğu kez büyük, epiteloid hücreler ve
infiltre olmuş lenfoid hücreler tarafından sarılmış bir nükleusdan
oluşmaktadır. Hasta balıkların hematokrit değerlerinde azalma,
plazma proteinlerinde düşmeler vardır.

TEŞHİS



Hastalığın tanısında klinik belirtiler, purulent lezyonlardan alınan
örneklerden izolasyon ve identifikasyon ile histopatolojik bulgular
önem taşır. Lezyonlardan hazırlanan preparatlarda gram-pozitif küçük
çomakçıkların veya diplobasillerin görülmesi hastalığın teşhisine
yardımcı olmaktadır.

SAĞALTIM

Bakteriyel böbrek hastalığı kemoterapötikle veya ilaç ile sağaltımı güç
olan hastalıklardan biridir. Etken intraselüler (hücre içi) bir
karaktere sahip olup, konağın fagositik hücrelerinde yaşayabilmekte
ve çoğalabilmektedir. Ayrıca etken alışılmış ilaçlara karşı yüksek
oranda duyarlı değildir. Bu nedenle tedaviye son verildiğinde
nüksler görülmektedir. Hastalığın tedavisi konusunda yapılan
çalışmalarda eritromisin 250mg/kg dozunda 21 gün süreyle
uygulandığında ölümlerin kontrol altına alındığı bildirilmiştir.
Bazı sülfonamid grubu ilaçların hastalığın kontrolünde etkili olduğu
tespit edilmiştir. Kullanılan ilaçların yüksek dozda ve uzun sürede
kullanılması toplum ve çevre sağlığı, toksisite ve bakteriyel
dirençlilik konularında sorun yaratmaktadır.

KORUNMA ve KONTROL


Enfeksiyonun kontrolünde korunma tedbirleri çok önemlidir. Etkenin
intraselüler bir bakteri olması, fagositik hücrelere ve yumurtaya
girebilmesi burada yaşayıp çoğalabilmesi nedeniyle tedavi etkili
olmamakta, uzun zaman ve masraf gerektirmektedir. Bu nedenle
bilinmeyen yerlerden yumurta, yavru ve anaç balık alırken dikkatli
olunmalı ve sertifika istenmelidir. Enfeksiyonun kontrolünde;


-Yurtdışından ithal edilen alabalık yumurtaları BKD yönünden muayene
edilmelidir,


-Üretimde kullanılan su kalitesi kriterleri devamlı olarak izlenmeli
ve stres oluşturacak çevre koşulları düzeltilmelidir,


-Hastalık etkenini taşıyacak gıdalar sterilize edilmeden
verilmemelidir,


-Enfekte yerlerden yumurta ve balık alınmamalıdır,


-Yumurta dezenfeksiyonu (her ne kadar yumurta içindeki etkene etkili
olmamakta) uygulanmalıdır,


-Enfeste balık stoklarının hareketleri önlenmelidir.


-Bulaşmada rol oynayacak kuşlar ve diğer olası vektörler ile ilgili
önlemler alınmalıdır,


-Hasta balıklar hemen uzaklaştırılmalı, havuz ve ekipman
dezenfeksiyonu yapılmalıdır.


-Yemlerin kaliteli olmasına, riskli mevsimlerde vitamin takviyeleri
yapılmasına dikkat edilmelidir.


Aşı ile ilgili çalışmalar sürdürülmektedir. Geliştirilen bazı
aşıların deneme sonuçları olumlu bildirilmesine rağmen henüz ticari
bir aşı yoktur.



avatar
aquahell
WEBMASTER

Erkek
Mesaj Sayısı : 2935
Yaş : 43
Nerden : AQUATICFORUM
Lakap : AQUAHELL
Reputation : 59
Points : 4283
Kayıt tarihi : 22/01/08

http://www.hbgokhan.blogcu.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: İHBARI MECBURİ BALIK HASTALIKLARI

Mesaj tarafından aquahell Bir Perş. Ağus. 27, 2009 9:24 am



KEREVİT VEBASI

(CRAYFISH PLAGUE)

Tatlı su istakozu ismiyle de bilinen kerevit,
ülkemizde kültürü yapılmayan, doğal su kaynaklarından avcılık yolu
ile elde edilen kabuklu bir su ürünüdür. Karın ve kıskaçları gıda
olarak tüketilen ve düşük kalorili bir protein kaynağı olan
kerevitin, ülkemizdeki doğal türü Astacus leptodactylus’tur.

Kerevit vebası, dermatonörotropik bir oomiset olan
Aphanomyces astaci’nin neden olduğu, duyarlı tatlı su kerevitlerinin
%100 mortalite ile seyreden, akut ve kronik seyirli, bulaşıcı bir
mantar hastalığıdır.



Etiyoloji

Hastalığın etkeni Aphanomyces astaci’dir.

Mantar, uygun besi yerinde (örneğin: IM agarda 16
o
C de, RGY agarda 22 oC de) renksiz koloni
oluşturmaktadır. Hifalar yaklaşık 8-10 mikrometre eninde, septasız
(ancak zoosporangiumun sınırlı septaları hariç), branşlı, uniform
kalınlıkta ve yuvarlak uçlara sahiptir. Genç şekilleri yoğun kaba
granüler yapılı, daha yaşlı olanlar vakuoler ve içi boş görülebilir.
Hifaların besi yerinde ve dokudaki boyutu ve görünümü aynıdır.
Mantar sporları PG1 besi yerinde 20 oC de
üretilebilmektedir. Zoosporları 2 filagellalı olup 8.1-9.5
mikrometre çapında ve eliptik bir morfolojiye sahiptir. Mantarın, 10
oC nin üzerindeki su sıcaklıklarında çok çabuk üreyerek kısa sürede
(3 hafta içinde=akut infeksiyon) ölüme neden olduğu, su sıcaklığı
azaldıkça gelişmesinin yavaşladığı ve kerevitlerde ölümün
gecikebildiği (3 ayı bulabilir=kronik infeksiyon) bilinmektedir.
Ayrıca sulardaki yüksek Mg oranlarının, mantarın infektif gücünü
yani zoospor üretimini azaltıcı etki yapabileceği bildirilmiştir.


Nativ muayenede fungal sporların
görünümü.




Bulaşma:



Konakçı türleri:

Kerevit vebası sadece kerevitleri etkiler ve doğal
olarak diğer kabuklularda görülmez. Ancak bir tür Çin yengeci olan
Eriocheir sinensis deneysel olarak infekte edilebilmiştir.

Avrupa kerevit cinsleri (Cambaroides, Euastacus ,
Astacus (A.leptodactylus, A. pachypus, A. Astacus) ve
Austropotamobius (A. pallipes, A. torrentium)) ve Avusturalya Cherax
cinsi (C. destructor, C. quinquecarinatus ve C. quadricarinatus)
hastalığa oldukça duyarlıdır. Amerikan kerevitleri (Orconectes
limosus, Pacifastacus leniusculus ve Procambarus clarkii) bu mantara
karşı dayanıklı ve kısmen ya da tamamen asemptomatik taşıyıcıdırlar.



Coğrafik Yaygınlığı

Hastalık, Türkiye’de ilk olarak 1984 sonbaharında
Çivril Gölünde (Denizli) görülmüş, daha sonra bir çok gölde de
tespit edilmiştir.



Konakçı üzerine etkisi

Salgıladıkları enzimlerle kütikülanın yapısını bozan
mantarlar, özellikle kütikülada olmak üzere bulunduğu yerde melanin
depozitlerinin üretimini (bir tür bağışık yanıt kapsamında) stimüle
etmektedir. Bu şekilde melanin birikimi hastalığa ilişkin
görülebilir bir bulgu vermektedir. Mantarlara karşı vücutta hemosit
infiltrasyonları oluşmakta ve hifalar hemositlerle kuşatılmaktadır.
Merkezi sinir sistemine yerleşen mantarlar, motor koordinasyonu
bozarak ölüme neden olmaktadır.



Klinik bulgular

Hasta kerevitlerde enfeksiyon belirtileri
görülebileceği gibi hiçbir semptom da görülmeyebilir.

Su yüzeyine çıkma (gün ışığına yakınlaşma) ve değişik
yönlere kaçışmayla birlikte suyu terketme gibi davranış
bozuklukları, özellikle birinci yürüme bacaklarında olmak üzere
ayaklarda koordinasyon bozukluğu, sırt üstü devrilme, sırt
kabuğundan tutularak sudan dışarıya çıkarıldıklarında makasların ve
bacakların felç nedeniyle aşağıya doğru sarkması, yavaş hareket etme
ve kuyrukta hareket kaybı bildirilen klinik bulgulardır.




Makroskobik bulgular

Enfekte kerevitler hiçbir makroskobik bulgu
göstermeyebilir. Ancak abdominal bölge, telson ve extremitelerin
kütikülinde kahverengi-siyah noktalar şeklinde melanizasyon
alanları, extremite kaybı ve özellikle ventral abdomen ile bacak
eklemlerindeki ince kütikülin şeffaf bölgeleri altındaki kaslarda
fokal beyazımsı renk değişikliği en sık görülen bulgulardır.


Palpasyonda kabuk üzerinde yumuşak
bölgelerin varlığı, karın segmentlerinde, bacak ve bacak eklemleri
ile gözlerde mantar hifalarından kaynaklanan pamuk görünümünde
odaklar karşılaşılabilen diğer bulgulardır. Enfeksiyon,
solungaçlarda da görülebilmektedir.







Materyal seçimi

En uygun örnekler, ölümün üzerinden 24 saatin
geçmediği yeni ölmüş, ölmek üzere olan ya da canlı kerevitlerdir.
Melanizasyonlu hayvanlar tercih edilmelidir.



Tedavi

Doğal kerevit populasyonlarını ilaçla tedavi etmek
mümkün olmadığı gibi henüz bu hastalığa karşı kesin etkili bir ilaç
veya kimyasal madde de belirlenmiş değildir.



Mücadele ve Kontrol

Hasta kerevitler hiçbir şekilde başka yerlere
nakledilmemeli veya diğer sulara yerleştirilmemelidir.

Hasta ve ölmüş kerevitler toplanarak imha edilmelidir.
Kontamine malzemeler (ağ v.s), sodyum hipoklorit ve
iodoforlarla dezenfekte edilir veya 24 saatten daha uzun bir süre
kurutulur.

kaynak:.kirklarelitarim.gov.tr

_________________






REKLAM VERMEK İSTEYENLER ÖZEL MESAJ ATSINLAR
avatar
aquahell
WEBMASTER

Erkek
Mesaj Sayısı : 2935
Yaş : 43
Nerden : AQUATICFORUM
Lakap : AQUAHELL
Reputation : 59
Points : 4283
Kayıt tarihi : 22/01/08

http://www.hbgokhan.blogcu.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz