AQUATICFORUM
AQUATICFORUM A HOŞGELDİNİZ.FORUMDAN DAHA ETKİN YARARLANMAK İÇİN LÜTFEN GİRİŞ YAPINIZ.
▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▓▓▓▒▒▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▓▓▓▒▒▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓

Estetiğe kadar götüren 100 yıllık hastalık

Aşağa gitmek

Estetiğe kadar götüren 100 yıllık hastalık Empty Estetiğe kadar götüren 100 yıllık hastalık

Mesaj tarafından vgokhan Bir C.tesi Ocak 24, 2009 10:14 am

Kendinizi, burnunuzu, saçlarınızı veya bacaklarınızı beğenmiyor
olabilirsiniz. Belki de göz kenarlarınızdaki kırışıklıklarınız canınızı
gereğinden fazla sıkıyor. Ne o plastik cerrahları araştırmaya
başladınız mı yoksa? Uzmanlar 100 yıllık geçmişi olan bir hastalıktan
söz ediyor: Dismorfofobi.

Çoğumuz zaman zaman vücudum keşke şuna benzeseydi, keşke daha uzun
boylu ya da burnum şöyle olsaydı diye düşünmüşüzdür. Kişinin vücudunun
herhangi bir bölgesinden (algılamasındaki çarpıklık sonucu) hoşnutsuz
olup, bunu yoğun olarak düşünmesi psikiyatrik bozukluk olan
“Dismorfofobi” rahatsızlığının belirtileridir. Amerikan Hastanesi
Psikiyatri Bölümü’nden Dr. Gülçin Arı Sarılgan, kişide hafif derecede
bir fiziksel anomali olabileceğini (örneğin:kepçe kulak, kemerli burun
gibi) ancak dismorfofobi rahatsızlığında kişinin kaygısının
beklenilenin çok üzerinde olduğunu belirtiyor.

Özgüven eksikliği olan, aşırı mükemmelliyetçi, takıntıya eğilimli ve
şüpheci kişilik yapısına sahip olan bireylerde daha fazla görülür.
Psikiyatrik bozukluk ”Vücut Dismorfik Bozukluğu” olarak tanımlanır.
Depresyon, obsesif – kompulsif bozukluk, sosyal fobi ve yeme
bozuklukları ile beraber de görülebilir.

En çok şikayet edilen organlar: Yüzdeki kusurlar (özellikle burun),
daha sonra saç, cilt, meme, kalça, baldır, genital organlar
(penis).Ancak kişi bütün bedeniyle ilgili de takıntılı olabilir.

Bugüne kadar yapılan kapsamlı çalışmalarda bu hastalıktan mustarip olan
kadın – erkek oranının eşit olduğu saptanmıştır. Vücut Dismorfik
Bozukluk tanısı ilk olarak ortalama 30 yaşında konur. Vakaların büyük
çoğunluğunu çalışmayan ve hiç evlenmemiş kişiler oluşturur. Bu
bozukluğa sahip kişiler, ilk belirtilerini tipik olarak ergenlik veya
erken erişkinlik devresinde geliştirirler. Bozukluk hafif olarak
çocukluk ya da ergenlik ya da 20’li yaşlarda başlayabilir. Genellikle
orta sınıf ailelerden gelen vakaların ancak çok küçük bir oranına bu
teşhis konulabilir. Plastik cerrahi servislerine yatan ancak % 2’lik
bir grupta bu bozukluk teşhis edilebilir.

Bu bozukluğa sahip hastalar sıklıkla dermatoloji (cilt hastalıkları) ve
plastik cerrahi kliniklerine başvururlar. Yüzündeki akne, yara izi ya
da güzelliğini bozduğunu düşündüğü herhangi bir nedenle kişi
dermatoloji kliniklerine başvurabilir. Vücut dismorfik bozukluğa sahip
bir kişi rinoplasti (burun estetik ameliyatı), mammoplasti (göğüs
büyütme veya küçültme), yüzdeki kırışıklıkların, şişkinlik ya da
gerdanındaki sarkıklıkların düzelttirilmesini isteyebilir. Ancak
ameliyattan sonra kişi çoğunlukla rahatlayamaz, uzun süreli takip
çalışmaları kozmetik cerrahi tedaviden sonra ileri evrede sıklıkla daha
şiddetli psikopatolojinin ortaya çıktığını göstermektedir.

Tekrarlayan veya tedaviye dirençli bazı depresyonlarda kişi ancak
vücudunun rahatsız olduğu bölgesini düzelttirdiği zaman tüm
çökkünlüğünden kurtulacağını zannedebilir.

Genellikle bu bozukluk kişi tarafından bir sır gibi saklanır. Ancak
kişinin zamanın büyük çoğunluğunu ayna karşısında kendini kontrol
ederek geçirmesine ve kendinden emin olabilmek için sıklıkla
başkalarına nasıl göründüğünü sormasına sebep olur. Sosyal ortamlarda
yaşadığı sıkıntıya bağlı olarak kişide sıklıkla uykusuzluk, depresyon
ve anksiyete gelişir. Sosyal izolasyon, ilişkilerde tatminsizlik, utanç
ve düşük benlik değeri de sıktır.

Hastanın sosyal, mesleki ve özel hayatında bozulmalara yol açan bir
bozukluktur. Bu bozukluk 100 yıldan uzun zamandır bilinmekte ve
“dismorfobia” olarak adlandırılmaktadır.

Vakaların;

% 90’ında hayat boyunca bir majör depresif atak,
% 70’inde anksiyete bozukluğu,
% 30’unda ise psikolojik bozukluk öyküsü mevcuttur.

En sık başlangıç yaşı 15 – 20 (Kadınlarda daha fazla görüldüğü
söyleniyordu. Ancak son yıllarda kadın ve erkek oranının eşit olduğu
düşünülüyor.)

Etyolojisi (bozukluğun nedeni) bilinmemekle birlikte, bazı vakalardaki
bozukluğun patofizyolojisinden serotonin sorumlu tutuluyor. Kültürün ve
sosyal etkileşimin de rolü önemlidir. Çünkü özellikle bazı ailelerde
stereoptik bir güzellik anlayışı sıkça vurgulanır. Psikodinamik modele
göre ise vücut dismorfik bozukluğa cinsel ya da emosyonel bir
çatışmanın ilişkisi, bir vücut bölümüne yansıtılmaktadır. Bazı vakalar
reflektif yüzeylerden kaçar, rahatsız olduğu bölgeyi makyajla ya da
giysiyle (şapka, peruk gibi aksesuarlarla) kapatmaya çalışır. Vakaların
1/3’ü tamamen eve kapanır çünkü kendisiyle alay edileceğine inanır ve
vakaların 1/5’i nitihar teşebbüsünde bulunur.

Kişinin kaygısı zaman içinde artıp, azalabilir ancak eğer tedavisiz bırakılırsa genellikle kronik bir seyir izleyebilir.

Tedavisinde antidepresan ve antipsikotik ilaçların yanı sıra
psikoterapi uygulanır.Davranış terpileri de uygulanmaktadır. Ancak
tedavinin ne kadar süreceği konusunda halen tartışmalar bulunmaktadır.

Plastik cerrahi kliniklerine başvuran hastalarda öncellikle bir
psikiyatrik değerlendirmenin uygun olacağını belirtmek isterim.Çünkü bu
rahatsızlığa sahip olan kişiler bir estetik cerrahi girişim geçirseler
dahi genellikle cerrahi operasyonun sonucundan da memnun olmazlar.Kişi
hastalığının psikolojik kökenli olduğunu genellikle kabul etmediği için
teşhisi ancak bir uzman koyabilir.

Amerikan Hastanesi
Psikiyatri Bölümü
Dr. Gülçin Arı Sarılgan

_________________
Estetiğe kadar götüren 100 yıllık hastalık Bayrakkizvecocuk
vgokhan
vgokhan
SUPER MODERATÖR
SUPER MODERATÖR

Kadın
Mesaj Sayısı : 7173
Nerden : aquaticforum
Reputation : 94
Points : 7895
Kayıt tarihi : 23/01/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz