AQUATICFORUM
AQUATICFORUM A HOŞGELDİNİZ.FORUMDAN DAHA ETKİN YARARLANMAK İÇİN LÜTFEN GİRİŞ YAPINIZ.
▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▓▓▓▒▒▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▓▓▓▒▒▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓

BİLİMİN AÇIKLAYAMADIĞI 36 KEŞİF

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

UFOLARA İNANIYORMUSUNUZ?

50% 50% 
[ 1 ]
50% 50% 
[ 1 ]
 
Toplam Oylar : 2

?ok BİLİMİN AÇIKLAYAMADIĞI 36 KEŞİF

Mesaj tarafından aquahell Bir Ptsi Haz. 16, 2008 3:54 pm

İnsanlığın aydınlanmasında en büyük rolü hiç kuşkusuz Modern Bilim rol oynuyor. Hatta Bilime tapanlar bile var. Ancak bazen birçok bilim adamının çokta geniş fikirli olduğunu söyleyemeyiz. Hatta dünyaya at gözlükleriyle baktıkları bile söylenebilir. Onlar bir doktrini temel alarak yollarına devam etmekte ve aldıkları bilimsel öğretilerin sınırlarını zorlamadan olaylara açıklık getirmektedirler. Buda bazen dar görüşlü teorilere yol açmaktadır. Klasik tarih ve diğer bilim öğretilerine ters düşen ve bir muamma olarak karşılarına çıkan bir çok olayı ve buluntuyu "vardır mantıklı bir açıklaması " deyip geçiştirmekte , hatta incelememektedir. Çünkü ulaşacağı sonuçlar hiçte klasik tarihin sıralamasına uyacak cinsten olmayacak. Klasik yolu değiştirmek istemediklerinden dolayıda bu buluntuları görmezlikten gelmekte, tartışmalara girmemektedirler. Buradaki amacımız bilim adamlarını kötülemek falan değil. Bilime karşı olmakta saçmalıktır. Ancak düşüncemiz Klasik bilimin daha geniş fikirlilikle incelemeler yapması ve insanlığı gerçeklerle aydınlatmasıdır. Evrim teorisinde olduğu gibi yüzyıllar öncesinin yanılgılarını devam ettirmek yerine yeni sayfalar açarak insanlığı gerçeklerle buluşturmak onların görevi olmalı. Şimdi gelin bakalım, şu dünya üzerinde bulunan ve bilimin görmezlikten geldiği , tarihimizin karanlıklarından buluntulara kısaca göz atalım. Buluntular sadece bunlarla sınırlı değil tabiki. Şimdilik sadece bu kadarına yer vereceğiz.



Mısır , Dendera 'daki Hathor tapınağında göze çarpan ampuller. Bu
ampuller kıvrımlı kablolar ile bir jeneratöre veya açma kapama
düğmesine bağlıdırlar. Ampul şeklindeki cismin içine bir yılan tasviri
konulmuş. Bu da ampulün içindeki ince teli gösteriyor olabilir.



Rudolf Gantenbrink tarafından Büyük Piramitte
keşfedilen bakır kulplu kapı. Resim UPUAUT 2 adlı bir araştırma robotu
tarafından çekilmiştir.. Hangi amaca hizmet ettiği bilinmeyen gizemli
kapı ,kraliçe odasından başlayan güney kanallarında yer almaktadır. Bu
kapının arkasında başka bir kapı daha bulunmuştur. Yapılan bazı
araştrmalar sonucunda içinde ne oldğunu bilmediğimiz bir oda veya
odalar bu ikinci kapının arkasında bulunmaktadır.. Aynı kapıdan kral
odasından başlayan kuzey kanallarındada bulunmuştur. Burada sorulan en
önemli soru şu : Görünüşte hiçbir amaca hizmet etmeyen bu kapılar Neden
buralara kondu ?
Piramitteki bu araştırma hakkında daha fazla bigi için : www.cheops.org (site İngilizcedir)


Yukarıdaki resimde gördüğünüz çekiç bir kum taşı içinde bulunmuştur.
Yani Prensibe göre ,bu kum taşı oluşurken çekiç oradaydı. Keşif 1844
yılında Fizikçi David Brewster tarafından yapılmıştır (Kingoodie ,
Myinfield - İngiltere). İngiliz jeoloji arştırma merkezinden dr. A. W.
Med tarafından yapılan analizlerde bu kum taşının yaşının 360 ile 460
milyon yıl olduğu saptanmıştr. Yani çekicinde o kadar eski olması
gerekiyor. Bu sefer soru sormayacağım. Soruları siz üretin.


Üzerinde oyularak yapılmış, tam gelişmemiş olsada rahatlıkla farkedilen
bir insan yüzü bulunan bir deniz kabuğu. Bu buluntu 1881 yılıında
jeolog H. Stopes tarafından rapor edilmiştir.Yapılan testler sonucunda,
oyma işleminin kabuklu henüz yaşarken yani fosilleşmeden önce yapıldığı
ortaya çıkmıştır.Bu deniz kabuğu Pliocene devrine ait ve 2 milyon
yıllıktır.


En son hbgokhan tarafından Ptsi Haz. 16, 2008 4:16 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 3 kere değiştirildi
avatar
aquahell
WEBMASTER

Erkek
Mesaj Sayısı : 2785
Yaş : 42
Nerden : AQUATICFORUM
Lakap : AQUAHELL
Reputation : 59
Points : 3919
Kayıt tarihi : 22/01/08

http://www.hbgokhan.blogcu.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

?ok Geri: BİLİMİN AÇIKLAYAMADIĞI 36 KEŞİF

Mesaj tarafından aquahell Bir Ptsi Haz. 16, 2008 3:56 pm



Bu metal kürecikler Güney Afrika, Klerksdorp 'tan. Birinin
üzerinde kürenin çevresini dolaşacak şekilde birbirine paralel 3 çizgi
oyulmuştur. Bu küreler Cambrian devri öncesine ait pek çok mineral
arasında bulunmuştur (2,8 milyar yıl öncesi). Bu kürelerden bazıları 6
milimetre kalınlığında, ince bir kabuğa sahiptirler. Bu ince kabuk
kırıldığı zaman kürenin içinden süngerimsi garip bir şey çıkıyor.Bu
süngerimsi şey havayla temas edince parçalanıp toz haline geliyor. Bu
kürelerin ne oldukları ,ne amaçla yapıldıkları bilinmiyor. Üstelik 2,8
milyar yaşındalar. İnsanın inanası gelmiyor ancak bilimsel veriler
bunlar.





"Geode of Coso" antik bir parçadır. Bu kaya
parçasının üzeri doğal kristallerle kaplanmıştır.içinde bir boşluk
bulunmuştur. Bu boşlukta, malzemesini metal ve porselenin oluşturduğu garip bir cisim bulunmuştur.
Resim A : Kaya parçasının iki parçaya bölünmüş hali.
Resim B : Taşın her iki yarısının iç kısmını görüyoruz.
Resim C : Radiography tekniğiyle içindeki cismin resmi çekiliyor. Cisim
o kadar eski olmasına rağmen metal bir yapıdadır. Bu cismin üzerinde
meydana gelen ve onu kaplayan kristal oluşumlu kabuğun oluşabilmesi
için 500.000 yıl (beş yüz bin yıl) geçmesi gerekiyor !
Resim D : Yan taraftan çekilen radiography resminde metal cismi daha ayrıntılı bir şekilde görüyoruz.
Sonuç olarak bu garip cisim 500.000 yıl yaşındadır. Günümüzde bir şeye ait bir parça olsaydı ,çoktan ne olduğu tespit edilirdi.




Japonya 'nın Yonaguni adasının yakınında , denizin 23 metre
altında insan yapısı olduğu apaçık belli olan piramitler bulunmaktadır.
183 metre genişliğinde ve 27 metre yüksekliğindeki bu piramitler
yaklaşık , 8000 - 10.000 yıllıktırlar.

Daha fazla bilgi için


En son hbgokhan tarafından Ptsi Haz. 16, 2008 3:59 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
avatar
aquahell
WEBMASTER

Erkek
Mesaj Sayısı : 2785
Yaş : 42
Nerden : AQUATICFORUM
Lakap : AQUAHELL
Reputation : 59
Points : 3919
Kayıt tarihi : 22/01/08

http://www.hbgokhan.blogcu.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

?ok Geri: BİLİMİN AÇIKLAYAMADIĞI 36 KEŞİF

Mesaj tarafından aquahell Bir Ptsi Haz. 16, 2008 3:58 pm



Peru Sacsahuaman 'daki bu duvarlar ,Bimini adasındaki esrarengiz su altı yapıları
ile kesin bir benzerlik göstermektedir. Bu arkeolojik duvarlar bir
gizem taşımaktadırlar çünkü ,antik çağlarda yapılmalarına rağmen ,bu
kadar kusursuz bir şekilde işlenip yerlerine koyulana kadarki aşamalar
için yüksek bir teknoloji ve bilgi gerektirmektedirler. İnsanın
açıklayamadığı , garip iç ve dış açılara sahip bu duvar taşları
hakkında cevabını bilmediği sorular ise şunlar : Nasıl taşındılar?Nasıl
ölçülüp nasıl kesildiler ? Nasıl bu kadar doğrulukla yerleştirildiler ?
Hemde ilkel insanlar tarafından.



Bazı Nazka (Nazca) çizgileri
,yukarıdaki resmin orta kısmında görüldüğü gibi ,birbirine paralel
kilometrelerce ve hatta dağları ,vadileri aşarak uzanmaktadırlar. Bu
çizgileri kim takip ediyordu ve ne amaçla ?



Mısır 'daki Abydos tapınağındaki hiyerogliflerde
,helikopteri ,tankı, kargo uçağını ve planörü çağrıştıran şekiller
vardır. Bu hiyeroglifler başka hiyerogliflerin altına gizlenmişlerdi.
İlk tabaka hiyerogliflerin yerinden kopup düşmesiyle bu esrarengiz
şekiller gün yüzüne çıkmıştır.



Bu daire şeklindeki taş oluşumları 30 metre çapındadır ve Loch Ness gölünün dibinde görüntülenmiştir.




1900 'lü yılların başlarında 250 civarında hiyeroglif Sydney 'in 100
km. kuzeyindeki Hunter Valley ulusal parkında keşfedilmiştir
(Avustralya). Bunlar antik Mısır hiyeroglifleridir. Kuşkuya yer
bırakmayacak olan Eski Mısır Tanrısı "Anubis" çizimi ile birlikte
hiyeroglifler şu soruyu akla getiriyor: Acaba Eski Mısırlılar
Avustralya 'yamı gitmişlerdi ?


En son hbgokhan tarafından Ptsi Haz. 16, 2008 4:01 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
avatar
aquahell
WEBMASTER

Erkek
Mesaj Sayısı : 2785
Yaş : 42
Nerden : AQUATICFORUM
Lakap : AQUAHELL
Reputation : 59
Points : 3919
Kayıt tarihi : 22/01/08

http://www.hbgokhan.blogcu.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

?ok Geri: BİLİMİN AÇIKLAYAMADIĞI 36 KEŞİF

Mesaj tarafından aquahell Bir Ptsi Haz. 16, 2008 4:01 pm



Lochness canavarını gösteren bu fotoğraf 70 'li yıllarda çekildi. (Gerçekmi değilmi bilemiyoruz.)



Kafatası Peru'da (Ica) bulunmuştur. İlk bakışta günümüz
insanının kafatasına benzemektedir, ancak soru işaretlerine yol açan
bir kaç etken öne çıkmaktadır. Göz boşlukları günümüz insanının göz
boşluklarından %15 daha büyüktür. Beynin yer aldığı boşluk ise 2600 ccm
ile 3200 ccm arasında değişmektedir. Şu andaki insanın kafatasındaki
beyin beyin boşluğu kapasitesi 1450 ccm 'dir !!!



Yukarıda Alban Dağına kazınmış pervaneli bir uçağı hatırlatan eski
devirlere ait bir resim görüyorsunuz. Olmek topluluğunun inanılmaz ve
çözümlenemeyen örneklerinden birisidir.


Bu altın maket Kolomb öncesi döneme ait bir mezarda bulunmuştur.
Yaklaşık 1800 yıllıktır. Görünüşe göre bir uçağın doğru ölçekli maketi
gibi duruyor. (Delta kanatlı ,motor yerine sahip ,pilot kabini var
,kuyruk kanatları bile doğru şekilde tasvir edilmiş.) Güney Amerika 'da
buna benzer bir çok eser bulunmuştur.
Daha fazla bilgi için

Buache Haritası 1737 'de eski yunan haritalarından kopyalanarak
çizilmiştir. Harita Antartika 'nın buzla ötülü olmadan önceki halinide
göstermektedir. şaşırtıcı olan ise şu: Eğer bugün Antartika buz ile
örtülü olmasaydı Ross ve Weddell denizleri bu kara parçasının
ortasından geçerek kıtayı 2 büyük parçaya ayırmış olacaktı. Ancak
modern jeoloji araştırmaları sonucunda 1968 yılında bu gerçeğin farkına
varılmıştı.



avatar
aquahell
WEBMASTER

Erkek
Mesaj Sayısı : 2785
Yaş : 42
Nerden : AQUATICFORUM
Lakap : AQUAHELL
Reputation : 59
Points : 3919
Kayıt tarihi : 22/01/08

http://www.hbgokhan.blogcu.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

?ok Geri: BİLİMİN AÇIKLAYAMADIĞI 36 KEŞİF

Mesaj tarafından aquahell Bir Ptsi Haz. 16, 2008 4:06 pm



Peru 'daki Ica çölünde bulunan ve binlerce yıl öncesine ait
Ica taşları akılları karıştırıyor. Dr. Javier Cabrera büyük bir sabırla
bu taşları koleksiyonunda toplamış ve binlerce taştan oluşan bir müze
açmıştır. Bu taşlara kazınmış olarak , kalp naklini göstern
ameliyatlardan dinozorları avlayan insanlara kadar bir çok olay
gösterilmektedir. Hatta evcilleştirilmiş dinozorların üzerinde oturan
insanlar bile tasvir edilmiştir.

Bu konu hakkındaki geniş araştırma yazımızı bir çok fotoğrafla birlikte görüntülemek için tıklayınız.



Alışıldık olmayan bu spiral cisimler 1991 - 1993 yılları arasında
Rusya'daki Ural dağlarının doğusunda bulunan küçük bir dere olaran
Narada 'da bulunmuşlardır. Boyları en fazla 3 cm. olan bu cisimlerden
(inanılmaz ama) 0,003 mm. olanlarıda bulunmuştur. Büyük olanları
bakırdan , küçük ve çok küçük olanları ise çok ender rastlanan
"tungsten" ve "molybdenum" maddelerinden yapılmıştır. Mikroskopla
yapılan incelemeler sonucunda spiraller kusursuz bir biçimde "altın
oran" tekniğiyle yapılmıştı. Dahada şaşırıcı olan şey ise: bütün
bilimsel incelemelerin gösterdiği gibi bu cisimlerin yaşlarının 20.000
ile 318.000 yıl arasında değiştiğidir. Bu yaş farkı cisimlerin
bulundukları derinliğe göre değişmektedir.

Tarih öncesi devirlerde yaşamış olan Toxodon 'nun bulunan birkalça
kemiği. (Arjantin). Resimde ok ile gösterilen şey ise bir ok veya
mızrak ucudur. İnsanın yaşamadığını sandığımız devirde , biri onu
avlamış anlaşılan.



1932 yılında Pedro Dağlarında bulunmuş bir mumya. (ABD ,Wyoming eyaleti
, Casper şehrinin 60 mil güney batısı). Mumya koyu bronz renginde ve
oldukça buruşmuş vaziyettedir. Hayattayken boyu 35 cm. ' yi geçmiyordu
!!! Röntgen ışınlarıyla yapılan incelemede bu canlının ağırlığının 5,5
kg. olduğu ortaya çıkarıldı. Cinsiyeti erkek ve bütün dişleri yerinde.
Öldüğünde aşağı yukarı 65 yaşında idi. Mumya 350 gr. ağırığındadır.
Alnı çok aşağıdadır. Ezik bir burnu ile büyük ve geniş burun delikleri
vardır. Çok geniş ağzı ile incecik dudakları bulunmaktadır. Bu yaratık
bilinen insan türlerinden çok daha küçüktü. Bazı araştırmacılara göre
bu çok küçük boyutlarda olan bir ırkın üyesiydi.

Lübnan 'ın Ballbek şehri yakınlarındaki işlenmiş dev kaya
blokları. Bu taşlar binlerce yıl öncesinde buraya getirilmişti. Resimde
gördüğünüz parça 1050 ton ağırlıkta ve 25 metre uzunluğundadır. Bu "
momolit " takma adlı yekpare blok dünya üzerindeki işlenmiş en büyük
taş bloktur. Soru şu: Bu taşları kimler ve nasıl buraya getirebilmişti
?

Daha fazla bilgi için

Puru 'daki bronz dişliler. Modern dişlilerden farkı yok gibi. Tek farkı çok uzun zaman önce yapılmış olmaları.
avatar
aquahell
WEBMASTER

Erkek
Mesaj Sayısı : 2785
Yaş : 42
Nerden : AQUATICFORUM
Lakap : AQUAHELL
Reputation : 59
Points : 3919
Kayıt tarihi : 22/01/08

http://www.hbgokhan.blogcu.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

?ok Geri: BİLİMİN AÇIKLAYAMADIĞI 36 KEŞİF

Mesaj tarafından aquahell Bir Ptsi Haz. 16, 2008 4:14 pm



Ünlü " Kiev Astronotu " . Bu heykelcik Avrupa 'da bulunan " uzay adamı
" özelliklerini gösteren tek buluntudur. Yaşı çok eskidir.

Tarih öncesine ait küçük japon heykelcikleri. Yakalarında
civata taşıyan bu heykelcikler bir tür uzay başlığı ve elbisesi
taşımaktadır. Hatta bunlardan biri çok büyük gözlük takmaktadır. Sanki
güneş ışığından korunmak ister gibi.

Daha fazla bilgi için

Filippo Lippi tarafından yapılan "La Madonna e san Giovannino" tablosu.
(15. yüzyıl) Yukarıdaki koyu renkli ve ışık saçan cisim sanki haraket
ediyor gibi. Çünkü seyredenler var. Tablodaki adam ve köpek. Ressamın
tablosuna aksettirdiği bu cisim hiç bir inanç ve dinsel anlatımla
alakalı görünmüyor. Roma döneminde olduğu gibi günümüzdede " ufo "
fenomenleri aynı şekilde gözlemlenmektedir.


Bu resimde Antikythera makanizmasını görmektesiniz. Sağ
tarafta ise teknik şeması yer almaktadır. 1900 yılında Girit adasında
bulunmuştur.M.Ö. 1.yüzyıla tarihlenmektedir. Bu antik bronz mekanizma
bize eski uygarlıkların düşündüğümüzün aksine daha ileri bir teknik
bilgiye sahip olduğunu kanıtlıyor. Astronomik takvim olduğu düşünülen
bu makanizmada (yada bir makinanın parçası ) içinde başka dişlilerde
bulunmaktadır.


1895 yılında İrlanda 'da Dyer tarafından mineral araştırmaları
sırasında bulunan bir dev fosili. Boyunun karşılaştırılması amacıyla
bir tren vagonunun önüne koyulmuştur. Yüksekliği 3 metre 70 santimetre
ve ağırlığı 2050 kg.dır.(taşlaşmış olduğu için daha ağır geliyor
herhalde) Sağ ayağı 6 parmaklıdır. Ancak daha sonra bu dev fosiline ve
sahibine ne olduğunu kimse bilmiyor.


Kafaları karıştıran bir şehir daha. Lübnan 'daki Balbek
şehri. 20 metreden daha büyük taşlarında kullanıldığı bu antik şehir
Roma imparatorluğundanda eski. Hatta Sümerlilerin bilgilerine göre bile
burası antik bir şehirdi o zamanlar. Taşların büyüklüğünü göstermek
amacyla 2 kişi yapıların arasında dikiliyor. Bugün kimse burasını
kimlerin yaptığını ,nasıl yaptığını ,ne amaçla ve ne zaman yaptığını
bilemiyor. Modern bilim ise Baalbek 'i görmezlikten gelmeye devam
ediyor.



Bu cisim Kanada 'nın Kuzey kutup bölgesindeki Axel Heiberg
adası eski fosiller koleksiyonunda bulunmuştur. İncelemeler bunun bir
insan parmağı fosili olduğunu gösteriyor. Bu fosil 100 ile 110 milyon
yıl öncesine aittir (Creataceous jeolojik dönemi). Bu fosil " DM93-083
" numarasıyla arşivlenmiştir. Röngen ışınlarıyla yapılan inceleme
sonucunda yukarıdaki resimdeki siyah kısımların parmak kemiklerine ait
olduğu ortaya çıkmıştır. Bu kadar eski zamanlarda insan yaşamış
olabilirmi ?



Yapımı bitirilmemiş bir Obelisk (dikilitaş). Şu anda dikili
bulunan en büyük obeliskten 2 kat daha büyüktür. Yapımında bir çok
Mısır tapınağının inşasında olduğu gibi kırmızı granit kullanılmıştır.
Yaklaşık 40 metre yüksekliğinde ve 1150 ton ağırlığındadır. (Eğer
bitirilmiş olsaydı)


Kolombiya , Bogota yakınlarında bulunmuş bir insan eli fosili.
Fosilleştiği kayanın yaşı 100 - 130 milyon yıldır. Yani , fosilde o
kadar sene önce meydana gelmiştir


Bu 120 milyon yıllık taş parçasının yüzeyi ,Ural Bölgesini
gösteren (tabiri caizse) bir haritayla kaplıdır. Görünüşe göre bu kadar
eski bir haritanın olması imkansızdır. Bashkir State Üniversitesindeki
bilim adamları , çok eski zamanlarda , gelişmiş uygarlıkların olduğuna
dair kanıtlardan biri olarak yorumluyorlar eseri. Bu greçektende insan
eliyle yapılmış bir rölyeftir. Günümüz askeri haritaları ile neredeyse
aynı karakterik özellikleri sergilemektedir. Harita sivil çalışmaları
göstermekte yani uzunluğu 12.000 Km ' yi bulan kanallar , nehirlere
çekilen çitler , güçlü barajlar... Kanallardan çokta uzakta olmayan
yerde elmas biçimindeki yerler gösterilmiştir.( Ne anlattığı
bilinmemektedir). Ayrıca harita bazı yazılarıda içermektedir. Hatta
sayılar bile vardır. Bilim adamları önce bunun eski çince olduğunu
düşündüler. Daha sonra bu düşünce bilinmeyen bir kaynağa ait hiyeroglif
- syllabic türü yazıya dönmüştür. Bilim adamları bu yazıları şimdiye
kadar çözemedilier.

Daha fazla bilgi için


1945 yılında Waldemar Julsrud adlı deneyimli bir arkeolog El
Toro dağı ( Meksika ) eteklerinde gömülmüş vaziyette kilden yapılmış
küçük heykelcikler buldu. Daha sonra El Tro şehri yakınlarında ve
şehrin diğer tarafında Chivo Dağ yakınlarında poselenden yapılmış
33.000 'den fazla heykelcik bulundu.
Buluntular Chupicuaro ,
klasik kültür öncesine aitti. (M.Ö. 800 'den M.Ö. 200 'e kadar olan
dönem) Bulunan heykelcikler , 65 milyon yıl önce yok oldukları
düşünülen çeşitli türlerdeki dinozorları kusursuzca tasvir ediyordu.
Modern bilim döneminde, neye benzedikleri ancak çözümlenen tarih öncesi
bu yaratıkları ,nasıl olduda böyle eski bir uygarlık kusursuzca sanat
eserlerine yansıtabilmişti ? İnsan görmeden tasvir edemez.


Yeni Zellanda 'da bulunan çok eski bir uygarlığa ait kusursuzca
yerleştirilmiş taşlardanoluşan duvarlar bulundu. Bu duvarları yapan
uygarlık hakkında en ufak bir bilgi yoktur.





1877 yılında Montezuma tünel şirketinin bir tünel çalışması
sırasında 50 milyon yıl eski olan bir lav akıntısının içinde bir tokmak
ile bir kap bulundu.( Table dağı - California) Tomak yaklaşık 30 cm
uzunluğunda ve kap ise 10 cm çapındadır. Bu buluntudan şu sonuç
çıkıyor: 50 milyon yıl önce yanardağdan fışkıran lavlar sel olup
akarken bu tokmak ile kap oradaydı ve ikiside lavın içinde gömülü
kaldılar. 50 milyon yıl önce ???? !!!!

Genel
soru olarak şunu sorabiliriz: Bizlere öğretilen tarih yanlışmı yoksa
bizler hayalmi görüyoruz.? Acaba ,aynı UFO olgusunda olduğu gibi bir
takım gizli yapılanmalar gerçek tarihimizi bizden saklıyorlarmı? Aynen
1915 Ermeni olayları gibi siyasi gizli güçler gerçeği çarpıtıyorlar ve
gerçekleri görmemiz engelleniyormu? Bilim buna alet mi ediliyor.Eğer
öyleyse NEDEN ? Bilmemizi istemedikleri şey ne ?



KAYNAK: UFONET

_________________





REKLAM VERMEK İSTEYENLER ÖZEL MESAJ ATSINLAR
avatar
aquahell
WEBMASTER

Erkek
Mesaj Sayısı : 2785
Yaş : 42
Nerden : AQUATICFORUM
Lakap : AQUAHELL
Reputation : 59
Points : 3919
Kayıt tarihi : 22/01/08

http://www.hbgokhan.blogcu.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

?ok Geri: BİLİMİN AÇIKLAYAMADIĞI 36 KEŞİF

Mesaj tarafından Sponsored content


Sponsored content


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz