AQUATICFORUM
AQUATICFORUM A HOŞGELDİNİZ.FORUMDAN DAHA ETKİN YARARLANMAK İÇİN LÜTFEN GİRİŞ YAPINIZ.
▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▓▓▓▒▒▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▓▓▓▒▒▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓

AYRILIK HİKAYESİ

Aşağa gitmek

oku AYRILIK HİKAYESİ

Mesaj tarafından vgokhan Bir Salı Haz. 03, 2008 5:36 pm

Sabah uyandığında midesinde bir yanma hissetti. Yanmanın nedeni akşam
yedikleri değil, uyanır uyanmaz bugün yapacaklarının aklına gelmesiydi.

Bugün 2 yıldır götürmeye çalıştığı bir birlikteliği bitirecekti, aslında
bunda geç bile kalmıştı. Bitmeli dedi içinden her gün; bu tatsız uyanış
bitmeli... İçinde bir muhakeme başlamıştı, kendi kendine söyleniyordu:

"Ona da haksızlık etmek istemiyorum belki hatalı olan benim.... Bulunmaz
Hint kumaşı değilim ya, görünüş olarak, hımmm, yakışıklı çocuk denilecek
biri hiç değilim.... Ama yaptım, çok çalıştım bitmesin diye, kendimle,
mantığımla çok kavga ettim, olmadı...."

Genç adam bunları düşünürken suratı şekilden şekile giriyordu. Süratle
giyinerek dışarı çıktı. Bugüne kadar hiç bekletmemişti onu, şimdi de
bekletmemeliydi. İstanbul soğuk ve yağmurlu bir Nisan ayı yaşıyordu. Genç
adam gökyüzüne bakarak iç geçirdi : "bulutlar bizim yaşayacaklarımızı
biliyor onlar bile ağlıyor halimize."

Birkaç saatlik yolculuktan sonra Kadıköy iskelesine geldi. Her zamanki gibi
yine ilk kendisi gelmişti buluşma yerine. Birkaç dakikalık beklemeden sonra
karşıdan kız arkadaşının geldiğini gördü, şimdi midesindeki ağrı daha da
artmıştı. Karşılama faslından sonra Beşiktaş'a gitme kararı aldılar,
yolculuk sırasında hiç konuşmadılar; genç adam güneşin yokluğunda grileşen
denize bakıyordu. Genç kız, arkadaşının bu durgunluğuna anlam verememişti,
öyle ya nereden bilecekti bugün ayrılık çanlarını çaldığını.

"Üşüdüm" dedi genç kız. Bu, yolculuk boyunca edilen tek laftı. Beşiktaş'a
geldiklerinde bir cafe de oturdular, genç kız anlamıştı kendisine bir şey
söylenmek istendiğinin...

- "Bana bir şey mi söylemek istiyorsun" dedi, genç adamın gözlerine bakarak.
Genç adam gözlerini kaçırarak

- "Evet" şeklinde başını salladı. Genç kız daha da heyecanlanmıştı. Biraz da
sinirlenerek

- "Söyle öyleyse ne diye bekliyorsun." Genç adam içini çektikten sonra

- "Sence biz nereye kadar gideceğiz, daha doğrusu biz iyi bir ikiliyiz"


- "Bunları sorma gereğini neden duydun." dedi genç kız. Genç adam söze
başladı :

- "Bak canım bundan birkaç ay önce akşam saat 11:00 civarıydı sanırım,
hatırladın mı? Genç kız

- "Evet hatırladım" dedi, ama genç adam genç kızın sözünü bitirmesini
beklemeden

- "O akşam seni düşünüyordum, diğer akşamlarda olduğu gibi, senin için bir
şiir yazmıştım. Onu o an sana okumak istemiştim, sana telefon açtığımda
şiirimi bile dinlemeden "şimdi sırası mı canım ya, senin de işin gücün yok
mu ?" demiştin bana. Biliyor musun o an bir kaç yumruk yedikten sonra kroki
durumuna düşen bir boksör gibi olmuştum. Sessiz kalıp özür dileyerek
telefonu kapatmıştım. Daha sonra bu şiiri benden hiç istememiştin. Ve bunun
gibi bir çok defa tartışmamız oldu. Geçenlerde hasta olup yataklara
düştüğümde arkadaşlarımla birlikte sen de gelmiş, Meral'in bana "sen
şanslısın, Nalan sana bakar" sözüne karşılık sinirli bir edayla "aaaa, bana
ne, işim yok da sana bakacağım, annen baksın." demiştin bunu da hatırladın
mı?" Genç kız tekrar "evet" dedikten sonra şaşkın şaşkın

- "Evet ama bunları neden hatırlatıyorsun bilmiyorum. Biliyorsun benim
kişiliğim böyle, duygusallığı sevmiyorum . Ve hasta bakıcı gibi göründüğümü
de kimse söyleyemez." Genç adam güldü

- "Evet canım, bak burada haklısın, sen zaten olmak istesen bile bu kalbi
taşıdığın müddetçe hasta bakıcı, hemşire falan olamazsın." Genç adam devam
etti "bana şimdiye kadar kaç kere sabahın erken saatlerinde güzel
sözcüklerden oluşan bir mesaj çektin, hiç, hatta günün hiçbir saatinde
çekmedin. Duygusallığı sevmeyebilirsin ama sen seni seven insanları mutlu
etmeyi de sevmiyorsun, halbuki ben senin tam tersine kendimden çok insanları
mutlu etmeyi seviyorum. Seni tanıdığımdan beri her sabah, akşam, gece, yani
seni andığım her saat tatlı sözcük mesajım vardı senin için biliyor musun?
Seninle ben ak ile kara gibiyiz" Genç kız anlamıştı,

- "Yani ne istiyorsun, benden şair olmamı mı?" Genç adam tekrar gülümsedi
içinden dün gece verdiği ayrılık kararının ne kadar doğru olduğunu
düşünüyordu.

- "Hayır dedi şair olmanı istemiyorum zaten olamazsın da; yalnız biz
ayrılmalıyız, ayrılırsak ikimiz içinde en hayırlısı bu olacak." Genç kız
şaşırmıştı,

- "Neden ama, ben seni seviyorum, senin de beni sevdiğini sanıyordum." Genç
adam iç çekerek

- "Hayır canım, sen esas beni sevdiğini sanıyorsun, eğer beni sevseydin
şimdi burada başka şeyler konuşuyor olurduk." Genç kızın gözleri yaşarmıştı,
Genç adam cebinden çıkardığı mendili uzattı, genç kız göz yaşlarını silerek
kesik bir sesle

- "Sen bilirsin, umarım beni başka biri için bırakmıyorsundur." Genç adam

- "Nasıl böyle bir şeyi düşünürsün, senden başka olmadı ve uzun süre de
olacağını sanmıyorum."

Genç adam ve genç kız iki sevgili olarak oturdukları masada artık iki
yabancı gibi duruyorlardı. İstanbul yağmurlarla yıkanırken yağmura iki
sevgilinin umutları da karışıyordu.

Birkaç dakika sesiz oturduktan sonra genç kız


- "Kalkalım istersen" dedi. Genç adam

- "Ben biraz daha burada kalmak istiyorum, istersen sen kalkabilirsin. Genç
kız

- "Tamam, o zaman sana mutluluklar dilerim" diyerek elini uzattı. Genç kızın
sesi ve eli titriyordu genç adam

- "Arkadaş olarak beraberiz, ama sen istersen tabi" dedi. Genç kız

- "Evet" anlamında başını salladı ayrılırken son kez sarıldılar
birbirlerine.

Genç kız uzaklaşırken, genç adam masada dondu kaldı. Vakit öğleni bulurken
yağan yağmur yerini güneşe bırakmıştı, ama genç adam titriyordu. Onu
titreten açan güneşe rağmen esen rüzgar mıydı, yoksa kalbindeki ayrılık
acısı mıydı. Saatlerce dolaştı devamlı kendini sorguluyordu. Hatayı baştan
yaptım diyordu, ama yaşadığı güzel günlerde olmuştu."Allah'ım" dedi
"Allah'ım güç ver bana".

Dostlarını düşündü onların dediklerini düşündü. Arkadaşları sizler birbirine
zıt insanlarsınız yol yakınken dönün bu yoldan dememiş miydiler. Tabi ya
doğru olanı yapmıştı. Saatler geçtiğinde artık güneş yerini yıldızlara
bırakmıştı, eve döndüğünde yürümekten bitap duruma düşmüştü. Kendisini
karşılayan annesine hiçbir şey söylemeden kendi odasına gitti. Gece bir
türlü bitmek bilmiyordu anıların ağırlığı altında eziliyordu genç adam, ama
sabah erken kalkıp ajansa gidecekti, bunun için uyuması gerekiyordu.

Birkaç saat sonra genç adam uykuya dalmayı başarmıştı ve sabah 7'de saatin
zırlamasıyla uyandı genç adam. Evden çıkacağı zaman cep telefonuna baktı,
mesaj ve 10 tane cevapsız arama vardı. Genç adam yorgun olduğu için
duymamıştı telefonunun sesini. Cevapsız arama ve mesaj canımcım'dan
gelmişti, canımcım onun Nalan'a taktığı isimdi, heyacanla mesajı açtı
mesajda şunlar yazıyordu...

"Sadece, onları sevmeyi sevdim. Hepsini onlarsız yaşadım da, bir seni sensiz
yaşayamıyorum Bu aşkı tek kalpte taşıyamıyorum. Sana yemin güzel gözlüm, bir
tek seni sevdim. Ve seni severek öleceğim, ELVEDA BIRTANEM......."

Evet, genç adam şaşırmıştı, mesajın geliş saatine baktı, sabahın beşini
gösteriyordu. Güldü, kahkahalar atarak güldü, onu tanıdığı ve arkadaş olduğu
günden beri ilk defa bir şiir alıyordu ve ilk defa bu saatte aranıyordu....
Heyecanla hızlı arama yaptı, çalan telefonu yabancı bir ses açtı. Genç adam

- "Nalan ile görüşebilir miyim" dedi. Fakat karşıdaki ağlıyordu, hıçkıra
hıçkıra ağlıyordu;

- "Ben onun annesiyim yavrum, canım kızım bu sabah intihar etti. Gece
odasında birilerini arayıp durdu, sabah odasının ışığını sönmemiş görünce
merak ederek odasına girdim, ama yavrum kendini asmıştı."

Genç adam beyninden vurulmuşa döndü. Bir gün önceki mide ağrısının iki
katını çekiyordu şimdi. Olduğu yere yığılıp kaldı......

Birkaç ay sonra... İki doktor konuşur. Doktorlardan biri diğerine karşıdaki
hastanın durumunu soruyor ....

- aaa o mu, üç ay önce getirdiler, elindeki cep telefonunu hiç bırakmıyor,
kendisi yüzünden bir genç kız intihar etmiş, o günden sonra o cep telefonu
her zaman elinde devamlı bir şeyler yazıp birine yolluyor. Geçenlerde merak
ettim o uyurken gönderdiği numarayı aradım hayret ki numara 3 ay önce iptal
edilmiş, ve gelen mesajlarda bir şiir:

"Sadece onları sevmeyi sevdim Hepsini onlarsız yaşadım da Bir seni sensiz
yaşayamıyorum. Bu aşkı tek kalpte taşıyamıyorum. Sana yemin güzel gözlüm,
bir tek seni sevdim. Ve seni severek öleceğim, ELVEDA BİRTANEM......."

mesajı vardı. Bu adam duygusal mı bilmem ama benim anladığım kadarıyla şiiri
yazan çok duygusal biriymiş, çookk..

_________________
AYRILIK HİKAYESİ Bayrakkizvecocuk
vgokhan
vgokhan
SUPER MODERATÖR
SUPER MODERATÖR

Kadın
Mesaj Sayısı : 7173
Nerden : aquaticforum
Reputation : 94
Points : 7895
Kayıt tarihi : 23/01/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz