AQUATICFORUM
AQUATICFORUM A HOŞGELDİNİZ.FORUMDAN DAHA ETKİN YARARLANMAK İÇİN LÜTFEN GİRİŞ YAPINIZ.
▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▓▓▓▒▒▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▓▓▓▒▒▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓

Yurdumuz Balıkları

Aşağa gitmek

Yurdumuz Balıkları

Mesaj tarafından aquahell Bir Salı Nis. 19, 2016 9:35 pm


AKYA (Lichia amia)
Kuzu, çıplak, leka ve iskender balığı gibi isimlerle de anılır. 180 cm uzunluğa 90 kg a kadar büyüyebilir. Yumuşakçalar, kabuklular ve küçük balıklarla beslenerek, dipte kıyılara yakın küçük sürüler halinde dolaşır. Canavar balıklardandır, çevresindeki balıkları yok edercesine yer. Geçmişte ve günümüzde çok avlanılması nedeniyle neslinin tükenme tehlikesi vardır. Korunması gereken bir tür olmasına rağmen 750- 800 gr olanlarını tezgahlar da görürüz. Tükenme tehlikesindedir.


BAKALYARO-bakalyoz (Merlangius merlangus)
Mezgit ve gelincikle aynı türdendir. Karadeniz’de yaygın, Ege’de az bulunur. Boyları 60 cm ye kadar olabilir yalnız tüm balık çeşitlerinde olduğu gibi bu balığın da 15-20 cm gibi küçük olanlarını balık tezgahlarında görmek maalesef fazlasıyla mümkündür. Sahillerin 3-4 metreye kadar derinliklerindeki sığların kumlu, çakıllı ve yosunlu diplerinde, fazla göçler yapmadan yaşar. Balık yumurtaları, küçük balıklar ve karides gibi canlılarla beslenir. Üremelerini şubat-mayıs arasında, sahillere yakın yerlerde yapar. Mezgitle eş, beyaz ve lezzetli etiyle ekonomik değeri yüksektir. Tükenme tehlikesindedir.


BARBUNYA (Mullus barbatus)
Sıcak ve ılık denizlerin kumlu, çamurlu sahillerinde 300 metreye varan derinliklerinde sürüler halinde yaşar. Kaya barbunu, kum barbunu, çizgili barbun gibi çeşitleri bulunur. En çok 40 santimetreye kadar büyür. Suyun ısı şartlarına göre derinlerden sahile, mevsimsel göçler yapar. 10 yıl yaşayabilir. Nisan-haziran arası 15-100,000 yumurta döker. Etinin lezzeti ve bol avanılmasıyla ekonomik değeri yüksektir. Çok küçük olanlarının avlanıp balık hallerinde satılmayıp çöp konteynır larında yok edilmeye çalışılması sıklıkla görülmektedir. Tükenme tehlikesindedir.



BERLAM (Merluccius merluccius)
Ilık denizlerin orta sularında yaşar. Ege, Marmara ve Akdeniz’de yaygın, Karadeniz’de seyrek bulunur. Gündüzleri 80-300 metreye varan derin sularda, gezinip geceleri avlanmak için kıyılara ve yüzeye yaklaşır. Kolyoz, çaça, hamsi ve benzeri küçük balıklarla beslenir. En çok 80-100 santimetre boy ve 15 kilogram ağırlığa erişebilir. Mayıstan ağustosa kadar sahillere yakın yerlerde üremelerini yapar. Etinin lezzet ve kalitesi mezgitle eştir. Taze olarak her mevsimde yendiği için ekonomik değeri yüksektir. Tükenme tehlikesindedir.





ÇAÇA (Sprattus sprattus)
Sardalya-tirsi ailesindendir. Boyu 8-10 santimetre, Karadeniz’in batısında 13-15 cm olanlarına da rastlanır. Besinleri planktonlar ve balık yavrularıdır. Sürüler halinde yaşar. Mayıs-haziran arasında üreme yapar. Eti fazla lezzetli değildir. Bu nedenle özel avcılığı yapılmaz. Buna karşın denizlerde ekonomik değeri çök yüksek olan uskumru, palamut, torik, lüfer gibi balıklar için yem değeri vardır. Kuzey Avrupa Ülkelerinde konservesi çeşitli isimlerle pazarlanır.


ÇİPURA (Spanıs aurata)
Ege ve Akdeniz’in bu namlı balığı, Marmara’da seyrek bulunur. Ortalama 25-35 santimetre boy ve 0.5-3 kilogram ağırlıkta, en çok 60 santimetre ve 6 kilogramda olabilir. Etçil bir balıktır. Kuvvetli çenesiyle küçük kabukluları, balıkları ve diğer hayvanları kolayca yer. Yaz devresinde sığlarda, kış aylarında da 35-40 metre derinliklerde yaşar. İki yaşın üstündekiler daha da derinlere iner. Üremeleri ekim-aralık aylarında olur; 100-150,000 yumurta döker. Eti çok lezzetlidir. Ayrıca üretim kültürüne uygunluğu nedeniyle ekonomik değeri çok yüksektir.


İSKORPİT (Scorpaena porcus)
Yaşamı aynı aileden olan Lipsoz’un aynıdır. Farkları, iskorpitin lipsoza göre daha küçük olması (ortalama 20-30 santimetre) ve renginin koyuluğudur. İskorpitin de dikenleri lipsoz gibi zehirlidir. Bu nedenle yakalandığında özellikle böcek sokması gibi alerjik reaksiyon gösterenler dikkat etmelidir. Eti lezzetli ve çok yararlıdır.





İSPARİ İSPAROZ (Diplodus annıüaris)
Bütün denizlerimizin sıcak ve ılık sahil bölgelerinde yaşayan bir karagöz türüdür. 16-20 santimetreye büyüyebilir. Deniz kurtlan, karides, yosunlar ve balık yavrulanyla beslenir. Göçer balıklardandır. İlkbahardan yaz sonuna kadar üremelerini sürdürür. Eti beyaz, dönem dönem yağlı ve lezzetlidir.



İSTAVRİT (Trachurus trachurus)
Denizlerimizde sankanat istavrit (Akdeniz) ve karagöz istavrit (Karadeniz-Marmara) olarak iki türü yaşar. Boyları karagözde 30 cm ye ulaşır okyanus ülkelerinde 60 cm olanları görülür. Küçüklerine kraça denir. Amatör olta balıkçılığının en revaçta olanıdır. Gezici balıklardır. Hamsi, çaça, çamuka gibi küçük balıkların yavrulanyla beslenir. Mayıs-ağustos arası sürüler halinde ürer. Lezzetli eti, çeşitli yemekleri ve bol avlanmasıyla ekonomik değeri en yüksek balıklardandır. Tükenme tehlikesindedir.



GÜMÜŞ (Atherma boyeri)
Denizlerimizde yaygın olan gümüş 12-15 cm boyunda olur. Sıcak sularda, böcek larvaları ve sualtı hayvancıklarıyla beslenerek yaşar. Mayıs-eylül arasındaki üreme devresinde yaklaşık 600 yapışkan yumurtasını; kumlu, çakıllı zeminlere bırakır. Su yüzeyine yakın, sürü halinde dolaşırken su kuşlarına yem olur. Eti yenebilir. Daha çok balık üreticiliğinde yem veya balık unu endüstrisinde değerlenir.







DENİZ ALASI (Salmo trutta Iabrax) Sea Trout

Karadeniz alabalığı, som balığı olarak da tanınır. Somon balığı ile hem arkabalığı, hem de benzerliği vardır. Bir türü de Akdeniz’de yaşar. Genelde 50-80 santimetre boy ve 3-7 kilogram ağırlıktan, en çok 100 santimetre ve 25 kilograma erişenlerine rastlanır. Ömrünun bir kısmını denizde geçirdikten sonra üremek için nehirlere girer. Ağırlığına oranla 2,000-16,000 yumurta döker. Kuvvetli çenesi olan yırtıcı bir balıktır. Küçük balıklar ve kabuklularla beslenir. Eti çok lezzetli olduğu gibi, yumurtasından da kırmızı havyar elde edilir. Ekonomik değeri çok yüksektir.


DİL BALIĞI (Amogtossus latema)

Denizlerimizde 10 metreden 300-500 metreye kadar derinliklerinde, kumlu, çamurlu veya çakıllı diplerinde fazla hareket etmeden ve uzun göçler yapmadan yaşar. Boyları 40-45 cm olur. Dipteki omurgasızlar, küçük balıklar ve böceklerle beslenir. Bahardan itibaren kıyılara sokularak haziran-temmuz arasında üreme yapar. Kış aylarında eti dolgun ve lezzettli olur. Genelde her mevsimde bulunan, ekonomik değeri yüksek olan bir balıktır. Tükenme tehlikesindedir.



DÜLGER (Zeus faber)
boyu 70 cm ye kadar çıkar. Akdeniz, Ege, Marmara ve  Akdeniz de yaşayan, ince  pullarla örtülü dülger balığı, etobur bir balıktır. Büyük ağzıyla kendinden küçük pek çok balığı yutarcasına yer. Genelde 60-70 santimetre derinliklerde yaşar. Kış mevsiminden sonra suların ısınmasıyla mayıs ayından başlayarak temmuz sonuna kadar üremelerini sürdürür. Dülger balığı, İzmir-Antalya arası yörelerimizde peygamber, dikenli peygamber balığı olarak da tanınır. Eti lezzetli, beyaz ve yararlıdır.







EŞKİNA (Scıana umbra)

taşlık, kayalık ve mercanlı bölgelerinde yaşar. Bütün denizlerimizde bulunur. Mayıs eylül dönemlerinde ılman denizlerde üremek için bulunurlar.  Aynı zamanda taşbalığı ve mavruşgil balığı olarak da tanınır. 40-45 cm uzunluk ve 1.5 kg  ağırlığa erişir. Beyaz ve çok lezzetli eti ile ekonomik değeri yüksektir.



FANGRİ MERCAN (Sparus pagrus)

Bir mercan türüdür. 80 santimetre boya ulaşabilen sıcak denizlerde, Güney Ege ve Akdeniz’de yaygın bulunan kabuklular, yumuşakçalar ve küçük balıklarla beslenen etçil bir balıktır. Taşlık ve kayalıkların mağaralı oyuklarında yaşar. Üremesi bahardan ağustosa kadar sürer. Mercan ailesi içinde eti en lezzetli olanlardandır, ancak seyrek bulunduğu için ekonomik değeri bölgeseldir. Tükenme tehlikesindedir.



FENER (Lophius piscatorius)

Kıyılardan 500metreye kadar derinlerde yaşayan, boyları 2 metreye ve 35 kg a ulaşabilen bir dip balığıdır. Hareketsiz yatıp antenlerinin ucundaki fosforlu püsküllerle avını kendine çekerek çok büyük ağzıyla kendi büyüklüğündeki balıklan bile yutar. Pulsuz ve çıplak vücudunu kapsayan sıvı, insan cildi için tehlikelidir. Mart-ağustos arası derinlere inerek ürer. 6-7 yaşında bir dişi, 1 milyon yumurta verir. Eti beyaz ve çok lezzetlidir. Ekonomik değeri yüksektir. Şeker hastalığı tedavisinde kullanılan insülin ilacı ilk kez fener balığı pankreasından elde edilmiştir. 45 cm altındaki fener balıkları üreme yapamadığından ve tezgahlarda küçük boy olanları fazlasıyla gördüğümüzden dolayı türü tehlikededir.  Tükenme tehlikesindedir.



HAMSI (Engraulis encrasicolus)

Karadeniz’in insan yaşamıyla birleşen balığıdır. Marmara’da da bulunur. Sürüler halinde yaşar ve 20 santimetreye kadar büyür. Ocak-mart arasında beslenmek iç sahillere yaklaşır ve bol av verir. Gündüzleri 30-40 metre derinlerde, geceleri yüzeye yakınlarda dolaşır. 1 yaşırıdan itibaren olgunluğa erişip 18 – 20° C. sularda, 25-60 metre derinlikte ve az tuzlu sularda üreyip, yaklaşık 40,000 yumurta döker. Etinin lezzeti, çeşitli tüketim yönleriyle ekonomik değeri çok yüksektir. Aşırı avlanılması ve orkinos palamut-uskumru/torik sisteminde dengenin bozulması, hamsiyi de tehlikeli olarak etkilemektedir. Tükenme tehlikesindedir.


HASKEFAL (Mugu cephalus)
Denizlerimizde yaygın bulunan bir kefal türüdür. Ortalama 30-50, en çok 75 santimetre boyda olabilir. Bütün kefaller gibi ürkek ve çevik bir balıktır. Açık denizle sahiller arasında gidip gelirler. Bazen beslenmek için sürüler halinde acı sulara, lagünlere, hatta nehirlerin içlerine girerler. Deniz dibi bitkileri ve yumuşakçalarla beslenir. Yaz aylarında üreyip 150,000-1 milyon yumurta verir. hemen hemen levreği andıran  beyaz etinin lezzeti ve mumlanarak pazarlanan havyar yumurtasıyla ekonomik değeri çok yüksektir.



KARAGÖZ (Diplodus vulgaris)

Bütün denizlerimizde, çoğunlukla Marmara ve Ege’de ılıman suların kayalıklarında yaşayan, bol bulunan ve sevilen yerli balıklarımızdandır. Sürüler halinde yaşar. Suların ısı şartlarına göre bahar aylarından ağustosa kadar üreme yapar. Çeşitli türleri sularımızda yaşar. Kuyruğu lekeli ve çizgili olanı ısparoz olarak tanınır. Lezzetli eti ve bol avlanılmasıyla ekonomik değeri yüksek bir balıktır.


KALKAN (Psetta maxima)

Bir dip balığı olan kalkan, Karadeniz’in en tanınmış balıklarındandır. Boğazlar, Marmara, Ege ve Akdeniz’de seyrek rastlanır. Gezici balık değildir. Bütün hayatı dipte yatmakla geçer. Batı Akdeniz, Atlas Okyanusu ve Şimal Denizi’nde, kalkanın diğer türleri yaşamaktadır. 25-30 yıllık ömrü olan kalkan balığı, 1 metre boya ve 25 kg ağırlığa erişebilir. Sahillerde -0.50 m den  başlayarak 300-400 metre derinliklere inebilir. Etçil ve fazlasıyla obur bir balıktır. Erkekleri 5-6, dişileri ise 6-7 yaşlannda olgunlaşıp üremeye geçebilir. Üremeleri 10°-15° C sularda nisandan temmuz a  kadar sürer. Milyonlarca yumurta vermesi yanında etinin lezzeti ve verimliliği ile ekonomik değeri çok yüksektir.  Bilinçsiz avlanma ve tüketim kalkan balığının denizlerdeki egemenliğini yok etmek üzeredir.  Tükenme tehlikesindedir.



KIRMA MERCAN (Pagellus aceme)

Mercan ailesindendir. 40 cm bazen de 700 m.  derinliklere inebilmektedir. Yaşam çevresi taşlık, kayalık ve dibe yakın yerlerdir. Boyları 35-40 santimetreye ulaşabilir. Eti beyaz, gevrek ve lezzetlidir. Marmara, Çanakkale Boğazı ve Ege’de bolca bulunur. Ekonomik değeri yüksektir. Denizlerdeki ısıya göre ilkbahardan başlayarak ağustosa kadar üremeleri sürer. Etçil balık olan mercanlar çeşitli küçük balıklar, kabuklular ve omurgasızlarla besinlenir.



KIRLANGIÇ (Triglia lucerna)

Marmara Akdeniz  ve Ege denizinin fazla göç etmeyen, yerli balığıdır. Karadenizde de kısmen rastlanır. Ilık denizlerin sahil yakınlarında 5-300 m. derinliklerin diplerinde çiftler halinde yaşar birini yakalayan aynı yerde ikincisini büyük olasılıkla yakalar.. 7-8 kg 1 m olanlarına rastlanır. 15-20 yıl yaşayabilir. 3 yaşında olgunlaşıp sahillerden uzakta üremelerini yapar. Küçük kabuklular, yumuşakçalar, deniz bitkileri ve böceklerle beslenir. Etinin lezzet ve yararı, Her mevsimde bulunmasıyla ekonomik değeri yüksektir. Diğer Akdeniz ve Avrupa ülkelerinde de tüketicilerin sevdiği ve bol tükettiği bir balıktır.



KOLYOZ (Scomber japonicus)

Bütün denizlerimizde bulunmakla beraber daha çok Marmara balığı sayılır. Şeklen uskumruya çok benzer fakat ayrı bir türdür. Büyük Okyanus’ta da sürüler halinde yaşar. Küçük balıklar, yavrular ve planktonlarla beslenir. 2-3 yaşırıda olgunlaşan dişileri temmuz-ağustos arası 300-400,000  kadar yumurta bırakır. Eti uskumru kadar lezzetli olmamakla beraber, taze-kuru-tuzlu olarak bol tüketilen bir balıktır.



KUPES (Boops boops)

Altınkuşak da denir. Ilıman ve sıcak denizlerde yaşar. Akdeniz, Ege ve Marmara’da bulunur. Marmara dakilerin bir bölümü Karadeniz’e çıkar ve döner. Yosunlar, balık yavruları ve kabuklularla beslenir. Boyları 15-25, en çok 35 cm olur. Üremelerini bahar sonunda yapar. Karagöz ve çitari ile aynı türdendir. Eti lezzetlidir. Ancak bölgesel  olarak fark gösterebilir.



LAHOZ/GİRİDA (Epinephelus aeneus)

Ege ve özellikle Akdeniz’de yaygın bulunan, boyları 1 metre olabilen bir hani türüdür. Fazla
derinlere gitmeden kayalık, taşlık veya çakıllı alanlarda yaşar. Oldukça yırtıcı, etçil bir balıktır. İrili ufaklı her türlü kabuklular, omurgasızlar ve küçük balıklarla beslenir. Mayıs-haziran arasında üreme yapar. Akdeniz’in eti çok lezzetlli, şöhretli balıklarındandır. Bilinçsiz avcılık maalesef  bu  balığında  neslini tüketmekle tehdit etmekte ve bizi başka arayışlara, örneğin lagos mercan  dil balığı gibi  ülkemizde ekonomik değeri çok yüksek olan bu balıkları senagal gibi Afrika ülkelerinden ithal etmeye mahkum bırakmıştır.   Tükenme tehlikesindedir.



LEKELİ MERCAN (Pagellus bogaraveo)

Mandagöz mercan da denir. Ege ve Akdeniz’de yaygındır. 100-300 metreye varan derinliklerde sahile yakınlarda kabuklular, omurgasızlar ve sualtı bitkileriyle beslenerek yaşar. Boyu 30-50 santimetre olabilir. Hermafrodit bir balıktır. Hem erkeklik,hem de dişilik karakteri gösterir. Suların ısısına bağlı olarak bahar aylarında üreme yapar. Eti beyaz, gevrek ve lezzetlidir. Ekonomik değeri yüksektir. Tükenme  tehlikesindedir.



LEVREK  (Dicentrarhus labrax)

Denizlerimizde ve denizlerin nehirlerle karışımı acı su bölgelerinde yaşar. Hani ailesindendir.  1 m ile 80 m arası derinliklerde su ısısının durumuna göre avlanırlar. 3-4 yaşına 1,5- 2 kg olana kadar sürüler halinde göç ederler. Daha sonra sürülerden ayrılıp yalnız yaşarlar, nadir olarak 7-8 kg lık levrek lerin 70-80 bireylik sürüler halinde göç ettikleri olmuştur. Yaşam ortamı, karanlık ve kuytu yerlerdir. Bu nedenle gemi batıkları veya kaya oyuklarında sivri burunların çalkantılı kıyılarında barınır ve yıllarca aynı yerde(çok fazla rahatsız edilmezlerse) yuvalanırlar. Yaklaşık 20 yıllık yaşamı olabilen levrek, nadir de olsa 20-22 kg ve 1,5 m boya erişebilir . Küçük yavru balıklarla, midye yengeç gibi kabuklularla beslenirler. Ocak-mart arasında 500,000-2,000,000 yumurta dökerek, yüksek bir üreme gösterir çoğu zaman bu yumurtalardan 40-50 adet ispendek (levreğin 1 kg ın altındaki ismi) boyuna gelebilir. Zıpkın avcıların favori balığı dır. Eti en lezzetli balıkların başında  gelir ve bolca üretimi yapılmaktadır. Bu nedenle de ekonomik değeri çok yüksektir.



LİPSOZ (Scorpaena scrofa)

50-60 cm uzunluğa ve 5 kg a  kadar büyüyebilen lipsoz balıkları, sıcak ve ılık denizlerimizin sahil  kıyılarından 1000 metreye kadar inen derinliklerde, bitkilerle örtülü, taşlık, çakıllı ve kumlu düzeylerde yaşar. Bilhassa Marmara ve Ege’de çok rastanır. Çorba, buğulama  ve balık kavurmasının vazgeçilmez lezzetleri arasındadır Et yiyen bir balık oları lipsoz, ilkbahar aylarında ürer. Yaklaşık 3,000 yumurta döker. İskorpit balığı ile aynı özellikleri taşır ve gövdesindeki dikenler  zehirlidir alerjik reaksiyon gösterenler için oldukça tehlikeli olabilir.



LÜFER (Pomatomus saltator)

Gezici balıklardan oları lüfer, Karadeniz’le Ege Denizi arasında dolaşır. Büyümesinin aşamaları içinde değişik isimler alır. Buna göre: boyları, 10 cm kadar olarılar defne yaprağı, 15-18 cm kadar olanlar çinekop, 18-25 cm kadar olanlar sarıkanat,25-35 cm kadar olanlar lüfer, daha büyükleri kofana diye adlandırılır. 60 lı yıllar da boğaz da kofanaların 60 cm hatta 1 m olanları görülmüştür. Lüfer, eylül haziran aylarında en lezzetli ve olgun devrini yaşadığı muazzam bir lezzet harikasıdır, yabancıların kendi denizlerinde yakalanan lüfer leri görünce burun kıvırdığı ama ülkemizde en çok tercih ettiği balık olmuştur, İstanbul boğazı bu balığın dünyada en lezzetli olduğu yerdir.  Yaz ortalarından sonbahara kadar da kışlamaya geçerler. Ilık suların 5-200 m derinliklerinde yaşar. Üremeleri, bahar sonu ile yaz başıdır. Kademeli olarak 60 bin ile 80 bin yumurta verir. Son yıllar da  kofana ve lüferin neredeyse yok olması üreme çağına gelememiş defne yaprağı ve çinekop un çok fazla ve bilinçsiz avlanması devletin bu konuda ciddi bir önlem almaması sebebiyle boğazın incisi olarak tabir edilen lüferin yok olması an meselesidir. Kesinlikle tükenme tehlikesindedir.



MAVİ-KEFAL (Chelon labrosus) Blue Mullet

Kefal, denizlerimizin sıcak ve ılık bölgelerinde, kıyılara yakın, denizle ilişkili nehir ağızlarında aynca iç sularda ve sürüler halinde yaşayan bir balık türüdür.Denizlerimizde haskefal, alyananak, sarıyanak, mavri kefal, dudaklı kefal gibi çeşitli türleri vardır. Ayrıca büyüklüklerine göre de isimlendirilir. Türlerine göre 90 cm boya erişenleri bulunur. Yaklaşık 15 yıllık ömrü oları kefaller, 3-4  yaşlarından itibaren yaz aylarında üreyerek 150 bin ile 7 milyon arası yumurta verirler. Eti ve yumurtası yönünden değerli bir balıktır. Zıpkın avcılığında  vur beni diyen ama bir o kadar da  zeki bir balık olan kefal deniz dibi bitkileri ve yumuşakçalarla beslenir.



MERCAN (Pagellus erythnnus)

Sıcak ve ılıman denizlerin en ünlü balıklarındandır. Denizlerimizde karagözle beraber büyük bir aile oluşturur. Marmara, Ege ve Akdeniz’de yaygındır. Boyları en çok 70 cm olabilir. Etçildir. Kabuklular, yumuşakçalar ve küçük balıklarla beslenir. Denizlerin taşlık, kayalık bölgelerinde sahillere yakın yaşar. Diğer mercanlar gibi hermafrodit fiziği ile hem erkeklik, hem de dişilik karakteri göstererek bahar ayları ile ağustos arası ürer. Lezzetli eti ve her  mevsimde bulunmasıyla ekonomik değeri yüksektir.  Tükenme tehlikesindedir.



MEZGİT (Merlarıgius euxmus)

Marmara ve Karadeniz’de bol, diğer denizlerimizde az rastlanır. Boyları 40 cm ye kadar ulaşabilen son yıllardaki avlanma teknolojisinin ilerlemesi bu balığı tehlike altına sokmuştur, ve şu anda 12-15 cm boyundaki mezgitler tezgahları süslemeye çalışmaktadır. Gelincik ve bakalyaro ile aynı türdendir. 30-40 metrenin altındaki derin sularda yaşar. Gündüzleri yüzeylere çıkarak, hamsi, sardalya gibi sürü halindeki küçük balıkları avlayarak beslenir. Bölgesel şartlara göre şubat-mayıs arasında üreme yapar. Lezzetli eti ve her mevsimde bolca avlanılmasıyla ekonomik değeri yüksektir. Kesinlikle tükenme tehlikesindedir.



MİNEKOP (Umbma cirrosa)

Taş levreği de  denir. Bütün denizlerimizin taşlık, kayalık bölgelerinin100-150 metreye varan zaman zaman 1-2 m  olan derinliklerde, yalnız yaşar. Bazı zaman acı sulara ve nehir ağızlarına da girer. Eşkina ve sarıağızla aynı türdendir. Yumuşakça, kabuklu ve kurtlarla beslenir. Yaşadığı bölgenin
şartlarına göre üremesini nisandan ağustosa kadar sürdürür. Sert ve beyaz etinin lezzeti levreğe  eşdeğer sayılabilir son yıllarda balık çiftliklerinde yetiştirilmeye başlanmıştır.



ORFOZ (Epinephelus guaza)

Hani türünden ve levrekle akrabadır. Ortalama 60-70 cm den 1-1,5 m boy ve 30-40 kg  ağırlığa erişebilir. Ege ve Akdeniz balığıdır. Taşlık, kumluk ve yosunlu sahil bölgelerinin 8 metreden 150 metre derinliklerine kadar yalnız yaşar. Etoburdur. İrili, ufaklı kabuklular ve yumuşakçalarla beslenir. Eti çok lezzetli olmakla beraber yaşlıları kuru ve lifli olur. Denizlerimizde az
bulunmasına rağmen sualtı zıpkın avcıları tarafından türün yaşamı açısından tehlikeli bir şekilde tüketilmektedir.Kesinlikle tükenme tehlikesindedir.



ORKİNOS (Thunnus thynnus)

Denizlerimizde yaşayan iri ve çok değerli bir balıktır. Uzunlukları 3-4 m ve ağırlıkları 800 kg  kadar olabilir. Çeşitli türleri vardır. Orkinos, sürü halinde yaşayan gezici balıklardandır. 80 li yıllarda  yazın Karadeniz’e çıktıktan sonra sonbaharda Marmara’ya ve oradan da Ege’ye geçerek hemen bütün Akdeniz’i dolaşırlardı. Şimdi  sadece ege ve Akdeniz  de kalmakta çok nadir Marmara ya girmekteler. Bu gezilerinde saatte 70 km hızla yol alabilirler. Genel olarak üst sularda yaşarlar. Mart-ağustos arasında ürerler ve yaklaşık 1 milyona yakın yumurta verirler. Yaşam süreleri, ortalama 15 yıldır. İhracat ve gıda endüstrisi yönünden ekonomik değeri çok yüksektir yalnız  ihraç  çok fazla yapıldığından standart bir boy sınırlaması olmadığından çok hızlı bir şekilde denizlerimizde tükenmeye yüz tutmak üzeredir. .Kesinlikle tükenme tehlikesindedir.



PİSİ (Pleuronectes platessa)

45-50 cm ve 2,5 kg ağırlığa ulaşabilir , ekonomik değeri yüksek balıklardan biridir. Denizlerin kumlu, çakıllı diplerinde, kabuklular ve yumuşakçalarla genelde yatarak beslenip, 15-18 yıla kadar yaşar. Sıcak ayları diplerde geçirip, kışın sahillere yaklaşır. Acı sulara, nehir ağızlarına kadar sokulur. Bir diğer türü de tatlı sularda yaşar. Üremelerini mart haziran arasında 5-6° C. Sularda yapar. 800,000-1 milyon yumurta verir. .Tükenme tehlikesindedir.



SARDALYA (Sardine pilchardus)

Sürü halinde, yazın orta, kışın derin sularda yaşayan gezici balıklardır. Eskiden deniz üstünü ateşin aydınlatmasıyla avcılığından ötürü ateş balığı diye de tanınır.Boyları, ortalama 12- 18 cm olur. Deniz içinde henüz yumurtadan çıkmış balık yavruları ve planktonları yiyerek beslenir. Karadeniz, Marmara,  Çanakkale Boğazı Bölgesi ve Kuzey Ege’de bol bulunur festivalleri yapılır. Etinin lezzeti ve çeşitli kullanım alanıyla ekonomik değeri çok yüksektir. Üremeleri nisandan eylüle kadar geniş bir devrede ve çok kerelerde olur. Yaklaşık 20,000 yumurta verir.



SARIAĞIZ (Argyrosomus regius)

Sıcak ve ılık denizlerde 100-150 metre derinliklerin taşlık, mercan, kayalık bölgelerinde yaşar. Etçil bir balıktır. Kendinden küçük ne bulursa yer. 1 m uzunluğa ve 30 kg ağırlığa ulaşabilir. Etinin lezzet ve verimliliği ile bolca avlanılmasından dolayı ekonomik değeri yüksektir. Fazla gezici bir balık değildir. Denizin ısı şartlarına göre bahar ortalarından ağustosa kadar üremelerini sürdürürler.



SARIGÖZ (Spondyliosoma cantharus)

Sparidae ailesinden bir balıktır. Boyları 50 santimetre olabilir. Anatomisi karagöze benzer. Ilık sahil bölgelerinde ve bunların uzantısı ılıman denizlerde yaşar. Karadeniz’de az bulunur. Yaşam çevresi kayalık ve kuytu yerlerdir. Başlıca besinleri küçük kabuklular, deniz soluncanları ve özellikle karidestir. Etleri de karagöz ve mercan gibi beyaz, gevrek ve lezzetlidir. Üremeleri, nisan eylül arası olur.



SARIKUYRUK (Seriola dumerili) Amberjack

Akdeniz’de yaşayan, genelde 30-50 santimetre, en çok 100 santimetre olabilen istavrit türünden bir balıktır. Diğer ülkelerde 150-200 santimetre olanlarına rastlanır. Yumuşakçalar, kabuklular ve küçük balıkları avlayarak beslendiği kayalık sahillerde küçük sürüler halinde yaşar. Üreme devresi, bahardan yaz sonuna kadardır.  Eti lezzetlidir. Japonya’da bol miktarda üretimi yapılır.



SİNARİT (Dentex dentex)

Karagöz ailesinden olan sinarit, Ege ve Akdeniz’in sert, hareketli ve kuvvetli bir balığıdır. 1,5 m boy ve 15 kg ağırlığa kadar büyüyebilir. Kabuklular, yumuşakçalar ve özellikle mürekkep bahğı ile beslenir. Kuvvetli çenesiyle bir istakozu rahatça kırıp, yiyebilir. Yazın kıyıların taşlık, kayalık bölümlerinde, kışın da 300 metreye varan derinlerde küçük sürüler halinde yaşar. İlkbahar aylarında üreme yapar. Etinin lezzeti ve ender avlanmasıyla çok kıymetli bir balıktır. Olta avcılığı ve zıpkın avcılığında favori bir av olup ekonomik değeri yüksek yalnız koruma altına alınması gereken bir balık türüdür. Tükenme tehlikesindedir.



SİVRİBURUN KARAGÖZ (Diplodus puntazzo)

Karagöz balıkları, Marmara, Ege ve Akdeniz kıyılarımızın en tanınmış balıklarındandır. Karadeniz Bölgesi’nde de rastlanır. 0-40 m derinliklerde yaşar. Sivriburun karagöz, 35 cm ye  kadar büyüyebilen, sürü halinde yaşayan, mevsimsel olarak beslenme, üreme, kışlama gibi nedenlerle oldukça uzun mesafelerde göç eden bahklardır. Kıyıların taşlık, çakılları arasında bitkileri ve küçük kabuklularla besinlenir. Bu balıkların mensup olduğu spridea familyasına ait pek çok balık türü sularımızda yaşar.



TEKİR (Mullus surmuletus)

Tavada pişirilebilecek en lezzetli balıklardandır. Karadeniz dışında diğer denizlerimizde yazın rastlanır. Boyları 35 cm olabilir. Kumluk, çamur veya taşlık kıyı kesimlerinin 3 metreden 100metreye kadar derinlerinde gidip gelerek yaşar. Diplerdeki kabuklular, böcekler ve diğer canlılarla beslenir. Yaz aylarında üreyip yapışkan yumurtalarını 10-60 m derinlere bırakır.Etinin lezzeti, eski Roma çağlarından beri namlıdır. Bol avlanılan, ekonomik değeri yüksek bir balıktır.



TİRSİ (Alosa fallax)

Boyları 40 cm e ulaşabilen tirsi, bir karadeniz balığıdır. İstanbul Boğazı ve Marmara’da az bulunur. Kıyıya yakın yerlerde sürü ile yaşarlar. Üreme mevsimleri ilkbahardır. Yumurta bırakmak için acı su bölgelerine ve nehirlere girerler. Sardalya ailesinden bir balık oları tirsi; taze, tuzlama ve tütsülü olarak yenir. Ekonomik değeri yüksektir.



TRAKONYA (Trachinus draco)

Denizlerimizde yaşayan en zehirli balıklardandır.40 cm e kadar uzar. Hareketsiz bir balıktır. Fakat deniz dibinde avlarına karşı çok süratlidir. Zehirleri bir insanı sakat bırakabilir. Bu nedenle dikkat edilmelidir. Denizden çıktıktan, hatta öldükten sonra dahi zehirliliği devam eder. Özel olarak avcılığı yapılmaz. Aynı zamanda çarpan balığı olarak adlandırılan trakonya, küçük balık ve kabuklularla beslenir. Kış aylarında derinlere çekilir. Eti lezzetli olmakla beraber az avlandığından ekonomik değeri yoktur.



TRANÇA (Pagrus ehrenbergi)

Mercan ailesinden ve fangri ile aynı türdendir. Ege’nin ünlü balığıdır. Sıcak ve ılık denizlerin 20-25 metre derinlerinde yosun ve bitki örtülü kumluk veya taşlıklarda tek başırıa yaşar. Boyu  90 olur. Kış aylarında 150 metre derinlere iner. Kuvvetli çenesi ve dişleriyle her türlü kabukluyu kırıp yiyebilir. Aynca dip hayvanları ve balıklarla da beslenir. Hem erkek, hem de dişi karakteri gösterir. Yaz aylarında üreme yapar. Eti beyaz ve lezzetlidir. Geçmişte aşırı avlanılması, neslini çok azaltmıştır. Tükenme tehlikesindedir.



UÇAN BALIK (Exocoetus vofitans)

Güney Ege ve Akdeniz’de dibe inmeden deniz yüzeyinde yaşar. Planktonlar, omurgasızlar ve yavru balıklarla beslenir. Gümüş ve kefala benzer. Boyu 20-30 cm olabilir. Bazen büyük balıklardan kurtulmak,  bazen de saatte 80 km.’yi bulan yüzme hızı gereği, su yüzeyinden 25-50 cm yükselip büyük kanatlarıyla 2-13 saniye ve 50-250 m.’lik planör uçuşları yapar. Baharla yaz arasında, deniz ortasında, yumurtalarını yosun, ağaç dalı gibi herhangi birşeye yapıştırarak ürer. Eti lezzetlidir. Bölgesel değerlenir.



USKUMRU (Scomber scombrus) Mackerel

40 santimetreye kadar büyüyebilen, sürüler halinde yaşayan Marmara’nın yerli balığıdır. Geçmişte Karadeniz ve Ege arasında büyük göçler yapan, eti çok lezzetli olan ve bol avlanılan uskumru, şimdilerde ekolojik nedenlerle seyrek rastlanan, adeta tükenmiş bir balıktır ve karadenizde 70 li yılların ortalarından beri hiçbir balıkçı tarafından rastlanmamaktadır.  Normalde, 2-3 yaşında olgunlaşan dişileri, 350-400,000 yumurtasını denize bırakır. Üreme devresi şubat-nisan arasıdır. Planktonlar, hamsi, çaça gibi küçük balıklar ve yavrular besinidir. 8-10 yıl yaşar. Torik ve kofana baş düşmanıdır.  Kurutularak  çiroz u yapılır. Ekonomik değeri yüksek olmasına rağmen yurdumuzdaki göçüne devam etmediği için pek fazla  avlanamamaktadır. Kesinlikle tükenme tehlikesindedir.



VATOZ (Raja clavata)

Köpekbalığı ailesindendir. Bütün dünya denizlerinde çok çeşitli türleri yaşar. 1 m yi aşan boy ve 40-50 kg ağırlıkta olanlarına rastlanır. Uzun geziler yapmadan 15-20 m den 100-150 m e varan derinlerde kumlara gömülü yatarak av bekler. Kabuklular ve küçük balıklarla beslenir. Bahar ve yaz aylarında sahillere yaklaşarak üreme yapar. Dişileri, 10-30 yumurta verir. Eti lezzetlidir. Genel de  eti, ciğerleri ve kuyruk yağları Türkiye deki bazı işletmeler de ayrılarak Yunanistan ve diğer Avrupa ülkeleri gönderilir karaciğerinden A vitamini üretilir. Ekonomik değeri vardır.



ZARGANA (Belone belone)

60-70 cm bazen de 1 metre uzunluğu varan zargana, ortalama 18 yıl yaşar. Hamsi, çaça, camuka ve kraça gibi küçük balıklarla besinlenir. Ilıman denizlerimizin yerli balıklarındandır. Kılıç balığı ve lüfer  başlıca düşmanlarıdır. Yapısıyla gayet çevik ve süratli bir balıktır. Kendini korumak için su yüzeyine sıçrayarak da yüzebilir ama  küçük bir sandalın peşinden kürek çekerek bir ipek ip uzattığınız rahatça dişlerinden ipe takılıp avlanabilir. Eti yönünden değerlidir. İlkbahardan sonbahara kadar üreme sürecinde 30-50 bin yumurta verir



ZURNA BALIĞI (Scomberesox saurus)

Uskumru turnası da denir. Ilık ve sıcak denizlerin üst düzeylerinde ve sahillerden uzakta yaşar. Uzunlukları ortalama 50 cm. 20-30′lu gruplar halinde gezerler. Bilhassa Ege ve Akdeniz’de rastlanır. Etçil bir balıktır ve sürü halindeki küçük balıklarla beslenir. Etleri beyaz ve lezzetli olmakla beraber, sürü avcılığı yapılamadığı için ekonomik değeri önemsizdir. Erken ilkbahardan yaza kadar her seferinde 1,000-1,500 olmak üzere 7-8 defa yumurta verirler.

Kaynak:balikcimsezgin.com/
avatar
aquahell
WEBMASTER

Erkek
Mesaj Sayısı : 2905
Yaş : 43
Nerden : AQUATICFORUM
Lakap : AQUAHELL
Reputation : 59
Points : 4213
Kayıt tarihi : 22/01/08

http://www.hbgokhan.blogcu.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz