AQUATICFORUM
AQUATICFORUM A HOŞGELDİNİZ.FORUMDAN DAHA ETKİN YARARLANMAK İÇİN LÜTFEN GİRİŞ YAPINIZ.
▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▓▓▓▒▒▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▓▓▓▒▒▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓

FOTOĞRAFLARIMIZI HANGİ DOSYA FORMATINDA SAKLAMALIYIZ?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

FOTOĞRAFLARIMIZI HANGİ DOSYA FORMATINDA SAKLAMALIYIZ?

Mesaj tarafından vgokhan Bir C.tesi Şub. 06, 2010 2:45 pm

PSD / TIFF / JPEG / GIF / PNG?

Fotoğraflarımızı, RAW ve/ya JPEG çeker daha sonra da işleriz. Tipik olarak Sayısal Görüntü İşleme Adobe Lightroom veya Adobe Camera Raw da başlar, nihayetinde Adobe Photoshop ‘da daha detaylı görüntü işlemeye tabi tututlur. Tatmin edici ve amacımıza hizmet eden bir görüntü işleme sürecinden sonra, şimdi artık fotoğrafı saklama zamanıdır. Ne yapacağız? PSD, Tiff, Jpeg, Gif, Png veya başka bir formattan hangisi ile saklamak uygundur?

Bu sorularımıza aşağıda en yaygın kullanılan formatlar hakında bilgi verirken cevap bulmaya çalışalım. Bu dosya formatlarını niçin kullanıp veya niçin kullanmamanız gerektiğine ilişkin açıklamaları da görelim:

PSD

* Photoshopda işlem yaptığınız dosyalarda birçok katman (layer) var ise, ve yaptığınız işlemleri ve fotoğrafı katmanlar halinde, üzerlerinde yapılan işlem bilgileri ile korumak / saklamak istiyorsak bir Photoshop PSD formatı dosya olarak saklamak uygun olacaktır..
* Bu şekilde saklamak adjustment layers (düzenleme yaptığınız katmanlar), maskeler, şekiller, layer (katman) stilleri, blending modları (karışım modları) nı olduğu gibi kalmasını sağlayacaktır.
* PSD dosyaların olumsuz yönleri büyük boyutlu olmaları ve uyumluluktur (sadece Photoshop ‘da açabilirsiniz) Photoshop yazılımına sahip olanlar sadece bu dosyaları açıp görebilirler. Fotoğrafı basmak için başka bir formata (TIFF, JPEG gibi) dönüştürmek zorundasınız.
* Bir PSD dosyayı WEB üzerinde paylaşıma açamazsınız.

TIFF

* Targeted File Format en yüksek kalitede dosya türüdür. Kalite (sıkıştırma olmadığı için bilgi kayıplı dosya değildir) kaybı olmadığı için baskı için mükemmeldirler.
* Nasıl sakladığınıza bağlı olarak katman bilgilerini korur.
* Olumsuz tarafı, çok büyük dosya boyutuna neden olur ve WEB üzerinde paylaşıma açamazsınız.
* Dosyayı tekrar tekrar açıp kapatmanız durumunda dosyanın üzerideki bilgilerde kayıp olmaz (JPEG formatta bu durum sözkonusudur).

JPEG

* Joint Photographic Experts Group formatı en yaygın dosya tipidir. Bütün bilgisayar ve görüntüleme cihazlarında kısacası her yerde görülebilir / bakılabilir.
*

Kalite Seçimi 1

Baskı alınabilir ve WEB paylaşımı için kullanılabilir. Herşeyi bitmiş dosyayı JPEG olarak saklayıp baskıya gönderir veya WEB sitesi üzerinden paylaşıma açarız.
* Adobe Photoshop üzerinde JPEG olarak dosyayı saklarken 1-12 arasında dosya kalitesine karar verirsiniz.
* JPEG formatı kayıplı formattır. JPEG dosyayı her açış ve kapatışta imaj / görüntü sıkıştırılır ve küçük bir miktar bilgi kayıbı olur.
*

Kalite Seçimi 5


Kalite Seçimi 12


Diğer olumsuz tarafı, dosya saklama işlemi yapılırken katmanlar birbirine yapıştırılır. Bu nedenle dosyaya tekrar geri dönüp daha önce yaptığınız işlemleri (katmanlar üzerinde) değiştirme veya devam etme şansınız yoktur.

GIF



* Graphics Interchange Format WEB grafiğinde animasyon hazırlamak için idealdirler.
* Dosya boyutu çok küçüktür ve WEB üzerinde dosyalar çok hızlı yüklenirler.
* Olumsuz tarafı, sınırlı renklerinin olmasıdır. Fotoğraflar için tavsiye edilmez. Baskı işi içinde önerilmez.
* Dosyayı tekrar tekrar açıp kapatmanız halinde kalite kayıbınız olmaz.

PNG

* Portable Network Graphics formatı küçük dosya boyutunu GIF de görülen kalite kaybı olmaksızın sağlar.
* GIF yerine grafik ile ilgili işlerde kullanılır.
* Dosyayı tekrar tekrar açıp kapatsanızda dosya bilgisinde (kalite) kayıbınız olmaz.
* Bu dosyaları WEB üzerinde paylaşabilirsiniz.

Yukarıdaki açıklamaları okuduktan sonra tarzınıza uyan konuda daha fazla fikir sahibi olduğunuzu ümit ederim. Doğru veya yanlış yol bulunmuyor. Daha çok kişisel ve amaca uygun olarak tercihler yapmamız gerekiyor.

Eğer bir dosya üzerinde tekrar açıp işlem yapmayacaksak JPEG olarak saklarız. Eğer dosya üzerinde geri dönüp muhtelif zamanlar işlem yapacaksak ve dosya üzerinde daha fazla kontrolümüz olsun istiyorsak son işlemi yaptığımızdan emin olana kadar veya her halikarda bir kopyasını TIFF ve/ya PSD olarak saklamanızı öneririm.



En son vgokhan tarafından C.tesi Şub. 06, 2010 2:57 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi

vgokhan
SUPER MODERATÖR
SUPER MODERATÖR

Kadın
Mesaj Sayısı: 7039
Nerden: aquaticforum
Reputation: 90
Points: 7741
Kayıt tarihi: 23/01/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: FOTOĞRAFLARIMIZI HANGİ DOSYA FORMATINDA SAKLAMALIYIZ?

Mesaj tarafından vgokhan Bir C.tesi Şub. 06, 2010 2:50 pm


KIŞ ve SOĞUK HAVA FOTOĞRAFÇILIĞI

19/01/2010 Geliştirici: vedatkonyali

(Winter and Cold Weather Photography)

Soğuktan etkilenmeden nasıl verimli fotoğraf çekebiliriz gelin hep birlikte bakalım. Tabiiki sayısız kışların deneyiminin kazandırdığı bazı tavsiyelerle başlayalım.

1. Bir Ziplock çanta edinin: Mükemmel bir çözüm olmamakla birlikte lens ve makine gövdenizi iç ve dış ortam geçişlerinde hızlı ısı değişimlerinde sislenme ve nemlenmeden korumak için önce ziplock (fermuarlı naylon poşet/çanta) çantanıza sonrada kamera çantanıza koyun. Kapalı ortama girince ısınma geçişleri daha yavaş ve sağlıklı olacaktır.
2. Makinenizi tipi ve kardan koruyun: Bu gibi durumlar için üretilen kamera şemsiyesi veya kameranızı kabanınızın içine almak gibi çözümleri deneyebilirsiniz.
3. Yedek Pilleriniz olsun: Hava soğudukça piller daha hızlı boşalır. Yedek piller edinin. Çekim yapmadığınız sürece pillerinizi makine çantanız veya makinenizin üzerinde bulundurmak yerine daha sıcak olan kabanınızın iç ceplerine koyun. Makinenizi de arazideyken kabanınızın içinde tutmanız, pillerin çekim süresini (çekilecek poz sayısını) artıracaktır. Makinenizin LCD si çok enerji tüketir. Çekim yaparken kapalı tutmak alternatif çözüm olabilir.
4. Kendinizi de sıcak ve kuru tutun: Uzun süre verimli fotoğraf çekebilmeniz kendinizi rahat hissetmenize bağlıdır. Özellikle aşırı soğukda uzun çift iç çamaşırı ve çoraplar giyin. Ayaklarınızın daima kuru olsun.Botlarınızın dayanma gücünden fazla kar emişi dış ortamda keyif kaçırıcıdır ve hasta olmanıza neden olabilir.
5. Doğru Eldivenleri alın: Sıcaklık kaybını engellemek için kalın ve bütün halde örülmüş eldiven edinin. Örgüsü fotoğraf makinenizde işaret parmağınızla ayar yapacak açıklığı (veya açılır kapanır) bulundursun.
6. Kendinizi Ödüllendirin: Soğuk havada çekim sıonrası evinize ulaştığınızda kendinizi sıcak bir kahve, çay veya kakao türü içeceklerle ödüllendirin. Şüphesiz bu ödüllendirme fotoğraf yeteneklerinizi geliştirmeyecektir ama kameranız yavaş yavaş ısınırken ruh halinizi iyi tutacaktır Smile . Makineniz yeterli miktar ortam ısısına alıştırıldıktan sonra fotoğraflarınza bakabilirsiniz.

IŞIĞIN KALİTESİ ve YAKALANABİLECEK GÖRÜNTÜLER

* Güneş, kış süresince uzun süreli sayısız güzel efektler sunarak, ufukda sihirli saatler boyunca daha yatık / düşük açı ile görülür.
* Işığın çoğunun yansıtıldığı ve direkt güneş ışığının atmosferden geçerek sert nötr veya soğuk maviliğinin filtrelendiği gün doğumu ve gün batımı etrafındaki saatlere sihirli saatler diyoruz.
* Kışın tüm gün boyunca, güneş asla zirveye ulaşmaz, fotoğraflanacak konuları daha hoş ve uygun bir açı ile aydınlatır. Yazın güneş sık sık aşırı koyu gölge ve kontrasta neden olur. Yazın aydınlatma ise daha çok mavi tonlara kayar.
* Güneşin daha yatık olması nedeni ile, doku ve detaylar üç boyutlu ve daha canlı görünecek ve gölgelerdeki geçiş yumuşak ve daha derin olacaktır. Konuları gölgeleri ile ölçek hissi yaratarak çekebiliriz. Konuyu fotoğraflarken gölgeleri kullanarak kompozisyonumuza daha fazla güç katabilirsiniz.
* Sonbahardan başlayarak Kışın güneşli havada gökyüzü berrak ve mavidir. Renkler daha doygundur.
* Tipiler ve kar fırtınaları soft ve düşük kontrastlı ilginç görüntüler verirler.
* Yumuşak kar örtüsü ve karla veya kristalleşmiş buzlu karla kaplı ağaç dalları, dikenler… masalımsı güzel görüntü verir.
* Kar dokusundan ve ortamdan yansıyarak gelen ışıkların parlamalarını kırmak için polarize filtre kullanmak faydalı olacaktır. Polarize filtre ile ilgili detay bilgilendirme için Fotoğrafçının Temel Filtreleri başlıklı yazımızdaki açıklamalara bakabiliriniz. Polarize filtre, kar dokusunun daha iyi çıkmasında, istenmeyen yansımaların direrilmesinde, daha koyu-etkili mavi gökyüzü ve beyaz bulutlar ile, doygun renklerin elde edilmesinde yardımcı olacaktır. Siyah Beyaz Negatif film kullananlar Polarize ile turuncu (mavi karşıtı filtre) filtrenin birlikte kullanılması ile oldukça etkili kar manzarası sonuçları elde edeceklerdir.

POZ ÖLÇÜMÜNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Makinelerimizin pozometreleri orta griyi ölçmeye kalibre edilmiştir. Kardaki aşırı parlaklık makine pozometresini yanıltarak olması gerekenden daha koyu fotoğraf çekilmesine neden olur. Kar manzarası çekerken pozometre yanılması ile başa çıkabileceğimiz birkaç yöntem bulunmaktadır:

Poz Telafisi / Düzeltmesi (Exposure Compensation): kameranızın otomatik poz ölçümüne müdahale etmenize yardımcı olur. Kardaki parlaklığın düşük veya yüksek olmasına bağlı olarak genellikle 1-2 stop fazla pozlamak (EV + 1 yansıma ve parlaklık normalin biraz üzerinde ise, +2 yansıma ve parlaklık normalden çok daha fazla ise) pozometrenin az pozlama eğilimini düzeltecektir. Beyaz yerlerden detay alabilmemiz öncelikli olduğu için, pozlamanın beyaza göre yapılması gerekir.

Histogramınıza Pozlamanızın Doğruluğundan Emin olmak için bakabilirsiniz: Histogramınızın grafiksel dağılımı beyaz veya siyahlarınızda problem olup olmadığını ve nekadar müdahale etmeniz gerektiği konusunda faydalı olacaktır. Bu konuyu “Pozlamanın Göstergesi Histogram Ne Söyler? “ başlıklı yzımızda aktarmıştık. İncelemek için bakabilirsiniz.

Önemli fotoğraflar için Bracket Modunu (Auto Exposure Bracket) kullanın: Birden fazla poz değerinde fotoğraf çekerek en iyi sonucu elde ettiğiniz fotoğrafı kullanabilirsiniz.

Spot Ölçüm Modunda Orta Gri Kart ile kadrajı tam doldurup,poz kilitlemesi ile doğru pozlandırma yapılabilir. Kartın üzerine çekimi yapacağımız yerden bakarak doğru açıdan ve fotoğraflanan ne ise aynı koşulalarda ışık düştüğünden (kartın açısı veya üzerine kendi gölgenizin düşmesi vs gibi yanıltıcı durumlar) emin olunmalıdır.

Fotoğraf: Meral AktaşFotoğraf: Mehmet Kızılay




vgokhan
SUPER MODERATÖR
SUPER MODERATÖR

Kadın
Mesaj Sayısı: 7039
Nerden: aquaticforum
Reputation: 90
Points: 7741
Kayıt tarihi: 23/01/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: FOTOĞRAFLARIMIZI HANGİ DOSYA FORMATINDA SAKLAMALIYIZ?

Mesaj tarafından vgokhan Bir C.tesi Şub. 06, 2010 3:01 pm


FOTOĞRAF OKUMA


29/11/2009 Geliştirici: vedatkonyali

Fotoğraf: Alex Webb, BOMBAY - Hindistan, 1981

Günümüz fotoğrafçasında her ne kadar fotoğraf analizi – fotoğraf değerlendirme – fotoğraf okuma – anlamlandırma … vs terimler birbiri yerine kullanılıyor olsada her biri fotoğrafın anlaşılmasına yönelik farklı süreçleri kapsamaktadır. Bu yazımda, bu ayrımları açıklamaya odaklanmaktan ziyade fotoğrafa daha bilinçli bakış ve anlaşılması konusunda fikir vermeyi hedefliyorum.

<<< Anlamak sevmenin başlangıcıdır. Anlamlı olmalı, anlaşılır olmalı.>>> diyerek konumuza girmeye başlayalım. Bu ifadenin kısmende olsa göreceli olduğunu da akıldan çıkarmayalım.


Fotoğraf: Alex Webb, Kahire, Mısır, Bir Deve Pazarı, 1980

Şüphesiz, fotoğrafı anlamaya çalışırken ele alınacak unsurlar ve cevap bulunmasi gereken sorular, yapılacak incelemenin boyutuna bağlı olarak daha azını / fazlasını gerekli kılabilir. Diğer taraftan, daha derin analizleri yapabilmek fotoğraf tekniği, kültürü ve kişisel enttelektüel bilgimize ve daha farklı alanlardaki bilgi ve deneyimlerimize de (daha geniş olmasına) bağlı olarak daha üst düzeyde gerçekleşebilir. Düzenli olarak gerçekleştirmekte olduğumuz Fotoğraf Kültürü Atölye çalışmalarımızda daha geniş metodolojik değerlendirmelere yer vermekteyiz. Aşağıdaki yazımızda fotoğrafın analizine kısaca birlikte bakalım:

.

FOTOĞRAFDAKİ MESAJIN ORTAYA ÇIKARILMASI

Bir fotoğraf seçelim ve fotoğrafa bakıp aşağıdaki sorulara cevap bulmaya çalışalm. Bu bölümün son sorusuna cevap vermede, Fotoğrafın Bileşenleri ve Fotoğraf Eleştirisi Yazma bölümleri üzerinde yapacağımız alıştırma yardımcı olacaktır.


Fotoğraf: Alex Webb, Santa Domingo Cumhuriyeti 1980

Fotoğrafda ne gördüğünüzü tarif edin (fotoğrafın ne üzerine olduğu konusundaki düşünceleriniz değil). Sadece detayları listeleyin.

Aşağıdakilere dikkat ederek fotoğrafı tarif edin:

1. Açı ve mesafe: Fotoğrafçı sizi konudan ne kadar uzağa koydu?
2. Kompozisyon ve ilgi odağı: Fotoğrafta ilk dikkatinizi çeken şey nedir? Gözünüz daha sonra (ikincil) neyi gördü / neye bakıyor?
3. Vücut Lisanı ve yüz ifadesi: Fotoğrafta insan var ise, vücudun duruşu nasıl görünüyor? Ne yapıyorlar? Bır duyguyu mu yoksa izlenimimi yansıtıyor? Eğer konuşabilselerdi ne söylerlerdi?
4. Desenler ve biçimler: Fotoğrafta tekrar eden unsurlar var mı? Nesneler? İnsanlar? Şekiller? Tanımlayın.

Son Soru > Fotoğrafın Mesajı Hakkında ne düşünüyorsunuz?

.

FOTOĞRAF ELEŞTİRİSİ YAZALIM

Bir fotoğraf seçin.
İster bireysel isterse grup arkadaşlarınız ile birlikte:
• Seçilen fotoğrafın nasıl bir hikayeyi anlattığını açıklamak için içindeki unsurlara bakın.
• Aşağıdaki sorulara cevap vererek görseli eleştirin.

Fotoğraf: Alex Webb 7 Ekim 2008 2. Obama Mc Chain Sohbeti, USA-Youngstown Club Dejavu

1. Fotoğrafın amacı nedir (reklam, haber…)? Görülme / Gösterilme ve bakış amacı nedir? Niçin bu fotoğrafa maruz kaldık? Niçin bu fotoğrafa bakıyorum?
2. Fotoğrafta ne ve/ya kim fotoğraflanmıştır? Görsel gerçekleri listeleyiniz, bu aşamada herhangi bir yorum yapmayınız. Sadece gördüklerinizi listeleyin.
3. Fotoğrafın ruh hali nedir? Fotoğrafta böyle düşünmenize sağlayan ne gördünüz?
4. Fotoğraf bir olayı mı gösteriyor veya bildiğiniz bir sembolü mü kullanmaktadır?
5. Kompozisyon fotoğrafın hikayesinin anlatılmasında nasıl yardımcı olmaktadır?
6. Bu görüntü günümüz günlük yaşam kültürün ait gündelik yaşamı, problemlerini, değerlerini ve inançlarını mı göstermektedir?
7. Fotoğraf üzerinde neyi değiştirmek istersiniz? Niçin? Bu hikayeyi anlatmak için kullanacağınız başka bir kompozisyon düzenlemesi nasıl olabilirdi?

.

FOTOĞRAFIN BİLEŞENLERİ

Şüphesiz fotoğafı oluşturan öğe ve unsurlar çok geniş olmakla ve fotoğraftan fotoğrafa değişken olmakla birlikte, bir fikir verme açısından aşağıdaki bileşenlere bakmak yeterli olacaktır.

vgokhan
SUPER MODERATÖR
SUPER MODERATÖR

Kadın
Mesaj Sayısı: 7039
Nerden: aquaticforum
Reputation: 90
Points: 7741
Kayıt tarihi: 23/01/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: FOTOĞRAFLARIMIZI HANGİ DOSYA FORMATINDA SAKLAMALIYIZ?

Mesaj tarafından vgokhan Bir C.tesi Şub. 06, 2010 3:06 pm

FOTOĞRAFIN BİLEŞENLERİ


Şüphesiz fotoğafı oluşturan öğe ve unsurlar çok geniş olmakla ve fotoğraftan fotoğrafa değişken olmakla birlikte, bir fikir verme açısından aşağıdaki bileşenlere bakmak yeterli olacaktır.

KOMPOZİSYON

Fotoğraf: Alex Webb, 1979, Boquillas Mexico, Jumping

Açı: Fotoğrafçının fotoğrafı çektiği yön ve pozisyon.
Kontrast: Fotoğrafın koyu ve açık kısımları arasındaki ilişki.
Ön Plan, Orta Plan ve Arka Plan: Bir görüntünün içerdiği tüm unsurların yerleştirilmeleri arasındaki boşluklar veya alanlar. Bir görüntü içerisinde ön plan izleyene göre en yakın olanı, orta plan orta derecede uzak olan, ve arka plan en arkadaki / uzak boşluk veya görsel alandır.
Çerçeveleme ve Kırpma: Fotoğrafçının resmi oluştururken içine dahil etmek istedikleri için veya nasıl çerçevelendiğine ilişkin verdiği karardır. Fotoğraflar görüntünün sadece belirli bir kısmını vurgulamak üzere kırpılabilirler.
Simetri: Görüntünün sol ve sağ kenarları arasındaki dengedir. Eğer fotoğraf her iki kenarda da aynı elemanlara sahipse, görüntü dengededir. Eğer değilse asimetriktir.

.
GÖRSEL PRENSİPLER

Fotoğraf: Alex Webb, Oaxaca Mexico, 1982

Fotoğrafçı, izleyicinin dikkatini fotoğrafın belirli bir bölümüne çekmek için değişik görsel unsurları kullanır. Hatlar, biçim, doku / detay, tekrarlar / desenler gözlerinizin bir resmin etrafına bakmaya yönlendirebilir veya resmin çerçevesinin içindeki bir konuyu çevreleyerek dikkatmizi asıl konuya yönlendirebilir. Fotoğrafın içindekiler bir bütün olarak fotoğrafın hikayesini anlatmak üzere görsel mesajları iletirler. Örneğin: izleyiciler daha büyük, kendilerine daha yakın, tekrarları olan, merkeze yerleştirilmiş, ve daha parlak unsurlara daha küçük, koyu / karanlık, arka planda odak dışında kalmış unsurlardan daha fazla dikkatlerini yöneltirler.

.

BAKIŞ AÇISI veya GÖRÜŞ

Fotoğraf: Alex Webb, Euroturks Çalışmasından, Avrupa, 2005

Bir fotoğrafı incelerken fotoğrafın ne hakkında olduğu ötesinde, ne için çekilmiş olabileceğinin de cevabını bulmalıyız. Çekilen her fotoğrafın fotoğrafçısını özel bir anda deklanjöre basmaya isteklendieren bir amacı ve nedeni vardır. Fotoğrafçının bakış aşısına, fotoğrafçıyı kimin görevlendirdiğine, fotoğrafın hangi izleyici kitlesini hedeflediğine dikkat edin. Bunlar fotoğrafın neye benzyeceğine veya nasıl görüneceğine etki eder.

BAĞLAM

Fotoğraf: Alex Webb, İstanbul, 2001

Bağlam fotoğrafa eşlik eden unsurların bütünüdür. Sunulduğu ortam, sunuluş biçmi, neree kulanılıyor, isim, eşlik eden bir yazı veya metin vs gibi unsurlardır. Bugün bir geçmiş zaman fotoğrafına bakarken onun çekildiği tarihi, nasıl ve nerede görüldüğünü içrererek edinilebilir bilgileri dikkate almak gerekir. Fotoğrafın çekildiği tarihdeki ortam ve koşulları dikkate alarak günümüzde nasıl değerlendirilidiği / anlaşıldığını kıyaslamak faydalı olacaktır. Değişen değerler, inançlar ve fotoğraflara / fotoğrafa bakış ve kullanış şeklimiz çok fazla değişiklik göstermiş olabilir. Bir örnekleme yapmak gerekirse cevap bulmamız gereke

vgokhan
SUPER MODERATÖR
SUPER MODERATÖR

Kadın
Mesaj Sayısı: 7039
Nerden: aquaticforum
Reputation: 90
Points: 7741
Kayıt tarihi: 23/01/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: FOTOĞRAFLARIMIZI HANGİ DOSYA FORMATINDA SAKLAMALIYIZ?

Mesaj tarafından vgokhan Bir C.tesi Şub. 06, 2010 3:10 pm

sorular:

Fotoğraf: Alex Webb MOROTO, Uganda — Aç olan aileleri için yiyecek dağıtılan otobüse binmeye çalışanlar, 1980

• Baktığım fotoğraf hangi tarihte çekilmiş?
• Fotoğrafta yeralan binaların ve insanların yaşı nedir?
• Fotoğrafın çekildiği tarihte dünyada neler olmaktaydı?
• Bu fotoğrafa hangi tarihte bakıyorum?.

çç


Atölye Çalışmalarımız Hakkında Bilgi Edinmek için http://vedatkonyali.wordpress.com/fotograf-atolyeleri/ tıklayınız.

.
[img][/img]
AF KÜLTÜRÜ kategorisinde yayınlandı | » yorum bırak;
HDR FOTOĞRAF YAPALIM

21/11/2009 Geliştirici: vedatkonyali

HDR – High Dynamic Range – Yüksek Dinamik Aralık

Smoothing – Yumuşatma

Saturation – Doygunluk

Details Enhancer – Detay Geliştirici, güçlendirici.

Bu yazıızda HDR fotoğrafa birlikte bakacağız. Temel olarak, HDRI (High Dynamic Range Imaging) aynı konunun birden fazla pozunun (+ / – ) çekilerek 32 bitlik tek bir dosyada birleştirilmesinden ibaret bir işlemdir.

Tek bir fotoğrafda kameralarımız ınırlı sayıda tonu (dolayısı ile detayı) yakalarlar. Örneğin güçlü bulutların bulunduğu bir kayalığı fotoğraflıyor isek, Bulutları dikkate alarak pozlarsak kayalıklar koyu ve gölgeli, kayalıkları dikkate alarak pozlama yaparsak bu seferde bulutlar detaysız beyaz çıkacaktır. Bu durum insane gözünün sendör chipleri veya filmlere göre daha geniş bir ton aralığında göröesinden kaynaklanmaktadır. Bazen gözümüzün aydınlık ve karanlık bölgelerde gördüğü detayı kameramız ile tek bir fotoğraf ile alamayışımızın nedenleri buradan kaynaklanmaktadır (gözümüze göre daha dar dinamik aralıklara sahiptirler).

Çözüm ise, farklı poz değerlerinde birden fazla fotoğraf çekmektir. Normal bir poz çekiminden sonra, aydınlık bölgelerden detay almak için az pozlanmış bir fotoğraf daha çekmek ve karanlık bölgelerden detay almak için fazla pozlanmış bir fotoğraf daha çekmek. Nihayetinde çekilenleri gölge ve aydınlık bölgelerden tüm detayı alacak şekilde daha zengin bir ton aralığı oluşturarak biraraya getirmek.

İlk olarak kaynak görüntülere ihtiyacımız var. Bu görüntüleri kameramız ile çekebiliriz. Farklı poz değerlerinde çekilmiş enaz 2 fotoğrafımız olmalı. Bunun için kameranızın bracketing fonksiyonunu kullanabilirsiniz. Küçük aralıklarla çekilmiş (1/3 veya1/2 )çok sayıda fotoğraf ile daha fazla ton zenginliği alırsınız.

Kontrast bir görüntüyü fotoğraflamış olsanız, en iyi pozlamayı yapsanız dahi görüntüdeki aydınlık yerler detaysız beyaz, gölgeler ise düz ve detaysız siyah çıkacaktır. Veya, kontrastı düşük görüntüde aydınlık ve karanlık yerlere doğru dinamik aralığı geliştirerek ton zenginliğini ve kontrastı artırmak mümkündür. HDR Yazılımları bu probleminizi iki yoldan çözmenizi hedefler:

HDR Tone Mapping: Birden fazla pozdan yaratilmis bir HDR goruntude aydinlik ve karanlik yerlerden detay alma.

Exposure Fusion: Birden fazla farkli pozlanmis fotografdan dinamik araligi artirilmis bir goruntu elde etme.

http://www.hdrsoft.com/download.html#pmp linkinden yazımılımını indirebleceğiniz HDR uygulamalarından PHOTOMATIX Pro ile HDR (Yüksek Dinamik Aralık) Sürecini aşağıdaki adımları izelyerek birlikte gerçekleştirelim:
[img][/img]
1. HDR İŞLEMİNE TABİ TUTULACAK DOSYA SETİNİN ÜRETİLMESİ:

a. Makine ile çekim aşamasında:

* Farklı poz değerlerinde (+ ve/ya – pozlamalarla) enaz iki fotoğraf çekilmesi gerekir.
* Her bir pozun çekiminde, üç ayak üzerinde çekim yapılması gerekir.
* Çekime başlanmadan önce manuel netlemeye geçilmeli ve bu sayede Netleme Noktasının değişmesi engellenmelidir.
* Odak Uzaklıgı tüm farklı poz değerlerindeki fotoğrafların çekimi bitene kadar değiştirilmemelidir.
* Farklı Pozlard çekim yaparken makinenizin AEB (Auto Exposure Bracketing) özelliğinide kullanabilirsiniz.
* Çekilen fotoğrafların RAW ve/ya En Yüksek kalitede JPEG olması iyi sonuçların alınması için gereklidir.

b. Tek bir RAW fotoğraftan HDR da Kullanılacak Dosya Setinin Üretilmesi:

* RAW işleme yazılımları veya dönüitürücüleri (Photoshop Camera Raw gibi) kullanarak Farklı poz değerlerinde (+ ve – pozlamalarla) üretilen fotoğraflardan dosya seti üretebilirsiniz.
* Photoshop Camera Raw Plug-in ‘de Exposure ibresi değiştirilerek + / – (daha fazla veya daha az) pozlanmış dosyalar üretilebilir.
* Üretilen dosyaların Yğksek kalitede TIFF veya JPEG olarak üretilmesi başarılı sonuçlar için gereklidir.

Dosya Setinin Üretilmesinde Öneriler:

* HDR de kullanılacak dosyalar ister çekim aşamasında, isterse bir RAW işleme yazılımında dönüştürülerek üretiliyor olsun, hepsi aynı formatta olmalı (HEPSI RAW, TIFF veya JPEG…)
* İster makine ile çekim aşamasında olsun ister tek bir RAW dosyadan farklı poz değerlerinde üretiliyor olsun. Küçük poz aralıkları ve fazla sayıda dosya ile çalışmak daha fazla ton zenginliği yakalamak için önemlidir (1 stop yerine 1/3 stop aralıkları kullanmak gibi).
* Düşük ISO ayarlarında çekim yapmak HDR görüntüyü işleme aşamasında görüntü kalitesi üzerindeki kontrolünüzü artıracaktır.
* Makine ile çekim yolu ile farklı poz değerlerindeki kaynak fotoğrafların optik olarak üretildikleri, tek bir RAW dosya üzerinden üretilen farklı poz değerlerindeki dosyaların yazılım ile üretildiklerini unutmayalım. RAW dosya üzerinden üretilen farklı pozlardaki dosyalar ile yapılan HDR a yalancı HDR (pseudo HDR) adı verilmektedir. Elde edilen sonuç optik ile üretilende HDR görüntüde daha iyidir.

vgokhan
SUPER MODERATÖR
SUPER MODERATÖR

Kadın
Mesaj Sayısı: 7039
Nerden: aquaticforum
Reputation: 90
Points: 7741
Kayıt tarihi: 23/01/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: FOTOĞRAFLARIMIZI HANGİ DOSYA FORMATINDA SAKLAMALIYIZ?

Mesaj tarafından vgokhan Bir C.tesi Şub. 06, 2010 3:14 pm

2. HDR GÖRÜNTÜNÜN ÜRETİLMESİ

a. Generate HDR Image komutu seçilir ve HDR uygulamasına tabi tutulacak dosyalar gelen kutucukta browse komutu ile seçilir.
b. HDR işlemine alınacak dosyaların Stop aralıkları seçilir ve/ya doğrulanır.
c. HDR dosyasının elde edilemesi öncesi gerekli ayarlar gelen HDR Options kutusunda yapılır.
i. Align Sources: eğer HDR da kullanılacak dosyalar üçayak üzerinde çekilmiş ise milimetrik sapmaların gidrilmesi ve tüm fotoğrafların üstüste örtüşmesi için bu seçenek işaretlenebilir.
ii. Reduce Choromatic aberrations: Ozellıkle gokyuzu gibi duz tonların icine agaç daları, yapılar girdiğinde kontrastın oldugu kesişim noktalarının renk sapmalarının


iii. Attemt to Ghosting Artifacts: Çekim esnasında hareketli konu kadraj içinde var ise, hareketli konuyu tek kütle halinde toparlamaya çalışır. Çok efektif değildir. Durağan konular HDR için daha uygundur.
iv. Take Tone Curve of Coler Profile: farklı poz değerlerindeki fotoğraflardan HDR yapılırken işaretlenecek seçeneğimidir.

d. Ayarlar tamamlandıktan sonra
Generate HDR komutuna basılır ve üzerinde çalışılacak 32 bit goruntu
elde edilir. Gelen goruntu oldkca kotu gorunumdedır.
e. Elde edilen 32 bit dosya File – Save HDR as – isim verilerek .hdr extensionu ile saklanır (save edilir).

f. HDR Viewer kutusundan en altta Tone Mapping e basılır.
g. Tone
Mapping Settings Kutusundan Global ve Local Ayarlar istenilen sonuç
görüntünün elde edilmesi için yapılır. Gelen Kutuda Detail Enhancer ve
Tone Compressor seçenekleri gelecektir. Tüm kullanabileceğimiz
alternatifler iki ana başlık altında toplam yedi yöntemden oluşmaktadır:
i. Tone Mapping İşlemi:
1. Details Enhancer
2. Toner Compressor
ii.Exposure Blending
1. Average
2. Highlights & Shadows Auto
3. Highlights & Shadows Adjust (en fazla kontrol edilebileni ve ıyı sonuc vereni)
4. Highlights & Shadows 2 Images
5. Highlights & Shadows Intensive
Genelde Tone Mapping yönteminde Details Enhancer en iyi çalışan
yöntemdir. Bu nedenle yazımızda bu seçeneği anlatmak üzerine
yoğunlaşacağız.
Details Enhancer Yönteminin Uygulanışı:
1.Adım : Strength ve Light Smoothing:
• Genel Tonal degisiklikleri strength ve light smoothing ikilisi kontrol ettigi için ikisi birlikte ayarlanmalıdır.
• Fotografınızın
daha doğal / geleneksel gorunmesini istiyorsaniz – Strength ayarını
25-50 arası belirleyin. Daha abartılı itkiler için 50-100 arası bir
seçim yapın. Yüksek uygulama greni artıracaktır.
• Fotoğraflarınızın daha sürreal (gerçeküstü) görülmesini istiyorsanız – Light Smoothing ayarını High veya Very High seçin.
2.Adım: Color Saturation ve Luminosity:
• Görüntde genel doygunluğu ayarlamanızı sağlar.
• Luminosity fotoğrafın genel aydınlık ve karanlığına etki eder.
• Bu ayarlar atlanıp 3. Adım ve sonrasındaki adımlardaki işlemler yapıldıktan sonra yapılmalıdır. Veya,
• Diğer ayarlar bittikten sonra geriye dönüp bu ayarı tekrar değiştirebilirsiniz.
3.Adım : Tone Settings: Beyaz Nokta ve Siyah Nokta Ayarı:
• Bu ayarlar görselin En Koyu
(Black Point) ve En Açık (Black Point) pixellerinin ne kadar daha koyu
veya açık tonlara taşınacağını belirler.
• Fotoğrafın Genelinde global konrastı değiştirmemizi sağlarlar, ve
• Aynı zamanda orta tonların parlaklığına da etki eder.
• Gamma: Fotoğrafta genel koyuluk ve açıklığı belirlememizi sağlar.
4.Adım : Smoothing Settings:
• Görüntü üzerindeki etkisi bölgeseldir.
• Highlight Smootging ibresini sağa dogru itin ve aydınlık yerlerdeki etkilenmelsine bakın.
• Eğer etkilenen bölgeler geniş ise, mavi gökyüzü gibi, bu ayar halo etkisini kontrol etmek icin anahtar ayarımızdır.
• Bu
ayar ile Halo etkisi yaratmadan, daha fazla surreal bir etki
alabilmemiz icin Strength seviyesini daha fazla yükseltmemize imkan
tanıyacaktır.
• Ayarı bozunmaları engelelyecek şekilde geri alın.
• Highlights Smoothing: Gölge yerlerde kontrastı güçlendirir
• Shadows Smoothing: Aydınlık yerlerde kontrastı güçlendirir.
• Shadows
Clipping: Gölge yerlerde detay kayıparını kontrol eder. Yüksek
değerlerde uygulamak gölge veya koyu yerlerde detay kayıplarına neden
olur.
5.Adım : Micro Kontrast ve Micro Smoothing:
• Bu ayar ikilisini bölgesel kontrastı geliştirmede kullanırız.
• Maksimum
düzeyde küçük-ölçekli kontrasta sahip bir fotoğraf görüntüsü yaratmak
için, Microkontrastı (sertleştirir) sağ yönde yükseltin 10 ‘a kadar
veya Micro-smoothing ‘i (yumuşatır) sol yönde düşürün.
• Lokal kontrastda daha yumuşak geçişli görüntüler için, Microcotrastı -10 a düşürün ve Micro-smoothing ‘i 30 a çıkarın.
• Her iki ayarıda aynı yönde ve benzer miktarlarda sağa veya tamamı ile sola kaydirmayin. Birbirlerinin etkisini yok edecekler.
6.Adım : Color Settings:
• Temperature: Kaynak
görüntüye göre değiştirilen görüntünün genelinde renk ısısının
ayarlanmasına etki eden geneli etkileyen bir ayardır. Görüntünün
sıcak-turuncu, soğuk-mavi veya nötr karakterli olmasına neden olur.
• Saturation
Highlights: Color Sauration ibresinin belirlediği doygunluk miktarına
bağlı olarak aydınlık bölgelerdeki doygunluğu ayarlamamızı sağlar.
• Saturation
Shadows: Color Sauration ibresinin belirlediği doygunluk miktarına
bağlı olarak karanlık bölgelerdeki doygunluğu ayarlamamızı sağlar.
7.Adım : Ayarlarınız Tamamsa Process butonuna basarak 16 bit TIFF dosya elde ediniz.

vgokhan
SUPER MODERATÖR
SUPER MODERATÖR

Kadın
Mesaj Sayısı: 7039
Nerden: aquaticforum
Reputation: 90
Points: 7741
Kayıt tarihi: 23/01/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: FOTOĞRAFLARIMIZI HANGİ DOSYA FORMATINDA SAKLAMALIYIZ?

Mesaj tarafından vgokhan Bir C.tesi Şub. 06, 2010 3:17 pm


8.Adım : Elde ettiğiniz dosyayı saklayın.
3.DİĞER GELİŞTİRME VE DÜZELTME İŞLEMLERİNİ YAPIN:

Gerekiyor ise dosya üzerinde kırpma, perspektif düzeltme vs işlemler
için başka bir görüntü işleme yazılımında düzeltme ve geliştirme
işlemerini yapınız.
Dikkat edersek bazı ayarların görüntü genelini (global etki)
etkiledikleri ve bazılarının bölgesel (local) etkileriin olduklarını
görürüz.
Ayarlar üzerinde geriye dönülerek ince ayarlar çekilebilir (değiştirilebilir).
HDR fotoğraf üretirken kullanılan ayarların her fotoğraf için farklı
sonuçlarının olması doğaldır. Farklı örnekle üzerinde çalışırken daha
iyi muhakeme geliştirilecektir.
Ayarlarınızı yaparken Histogram görüntüsünün kenarlara
yazlanmaksızın iç sınırlarda kalması daha az problemli ve ton
zenginliği olan sonuçların ğretilmesini garantiler.YENİ [b]AÇILACAK FOTOĞRAF EĞİTİMLERİMİZ için TIKLAYINIZ[/b]
FOTOĞRAF İŞLEME kategorisinde yayınlandı | » yorum bırak;



GECE FOTOĞRAFI ÇEKİMİ



08/11/2009 Geliştirici: vedatkonyali




GEREKLİ MALZEME VE EKİPMAN?
Tripod:
Tripod, uzun pozlamalarda, kameranızın sarsılmasını engelelrken değişik
açılardan çekim konusunda size büyük esneklik sağlayacaktır.

Lensler: Bu tamamıyle bir kişisel tercih konusudur.
Geniş veya tele aralıkta odak uzaklıklı lenslerle konunuzun
gerekliliğine bağlı olarak kullanabilirsiniz.

Parasoley / Lens Hood:
çerçevenizin dışındaki kuvvetli ışık kaynaklarından gelen ışık
uzantılarının lens içi ışık kırılmaları / patlamalarını engellemek için
gereklidirler.

Flaş: Önünüde / önplanda çok karanlıkta duran
konuya veya konunun parçasına dikkati çekmenin basit bir yolu önem
taşıyan kısmın aydınlatılmasıdır.

Hayal Gücümüz: hayal gücünüze bağlı olarak etrafınızdaki çok farklı araçları deneyebilirsiniz.
KOMPOZİSYON ve ÇEKİM ÖNERİLERİ

  • Normal kompozisyon kuralları gece fotoğrafı içinde aynen geçerlidir.
  • Gece uzun pozlama gerekliliği nedeni ile, düşük estantane kullanımı
    zorunlulukları, hareketli kısımların hangi seviyeye kadar hareket
    etkisi gösterimi ile çekileceğine karar verilmesini gerektirir.

Fotoğraf: Uğur Ferhat Baloğlu


  • Kompozisyonumuza kimi zaman bilinçli ve istem dahilinde, kimi zaman
    da kontrolumuz dışında hareketli unsurlar dahil olabilir. Hareketli
    unsurlar için hareket hızlarına göre araçlar, insanlar ve başka
    objeler:

    • Seçilen veya kullanılabilir enstantane hızı arttıkça hareketsiz, net ve anlaşılır,
    • Seçilen veya kullanılabilir enstantane hızı azaldıkça
      hareketli ve belirlenen ölçüde enstantane hızına bağlı hareketli veya
      anaşılmaz formda veya anlaşılır form görünümlerinde
      fotoğraflanabilirler.




  • Suda oluşan yansımalar fotoğrafınızın daha da aydınlık görünmesini sağlar, negatif alanın dışındaki yerler bazen muhteşem simetri yaratabilirler.

Fotoğraf: Ali Algül


  • Kısık diyafram çekimlerinde, özellikle f/16 veya f/22 gibi kısık diyafram kullanımlarında ışık kırılmaları (yıldız biçimine dönüşleridir).

Fotoğraf: Ali Algül


  • Çok kuvvetli ve fotoğrafınızda aşırı kontrast yaratan ve ışık
    kaynaklarını fotoğrafınızın olabildiğince dışına atmaya çalışın. Bu
    problemin çözümünü çerçeveleme, diyaframı açarak veya çekim açımızı
    değiştirerek gerçekleştirebiliriz.
  • Eğer kadrajınızın içine almak durumundaysanız, kısık diyafram
    kullanmak ve/ya kısmen daha az pozlama ile çekim problemin
    giderilmesinde faydalı olabilir.
  • İnce gren, güzel detaylar, güzel ton geçişleri ve keskin sonuçlar için elbette düşük ISO değeri kullanın.
  • Beyaz Ayarınızı hakim olan ışık kaynaklarının genel karakterine (floresan, tungsten…) ayarlayın.
  • Makinenizin K – Kelvin ayarı ile daha hassas Beyaz ayarı yapabilmnizde mümkün.
  • Sisli Havaların ambiansından istifade edin.

Fotoğraf: Yasemin Keltek




PARLIAMENT (GECE) MAVISI ÇEKİMİ
Parliament mavisi gün battıktan sonra hava koşulları ve mevsimlere
bağlı olarak gökyüzünde 5-20 dk sürebilen ve açık veya koyu parliment
mavisi olarak fotoğraflayabileceğimiz bir zaman aralığına karşılık
gelir. Gece mavisini çekebilmek için temel olarak aşağıdaki yöntemle
çekiminize başlamanızı tavsiye ederim:

  • Fotoğraf makinenizi üçayak üzerine yerleştirin.
  • Gökyüzü ile kadrajınızı doldurun.
  • Manuel netleme ile netlemenizi yapın.
  • Diyafram öncelikli çekim modunda, f 5.6 difayram değeri ve 100 ISO değeri seçili olsun.
  • Poz ölçüm seçeneğiniz, matrix /alan (zone metering) poz ölçüm modunda olsun.
  • Ara ara deklanjöre yarım basarak poz / çekim süresini
    (enstantaneyi) kontrol edin. Makinenizin verdiği enstantane değeri 1
    saniyeyi gösterdiğinde, kompozisyonunuzu oluşturup çekiminizi yapın.
  • Alternatif bir yöntem olarak, biraz daha fazla çekim yapmanızı
    gerekirmekle birlikte. Gökyüzü ölçümlemesinde 1 sn değerine ulaşmadan
    önce kompozisyonunuzu kurup. 0.5 veya 1/4 Sn enstantane değerlerinden
    başlayip çekiminizi tamamlayabilirsiniz.

vgokhan
SUPER MODERATÖR
SUPER MODERATÖR

Kadın
Mesaj Sayısı: 7039
Nerden: aquaticforum
Reputation: 90
Points: 7741
Kayıt tarihi: 23/01/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: FOTOĞRAFLARIMIZI HANGİ DOSYA FORMATINDA SAKLAMALIYIZ?

Mesaj tarafından vgokhan Bir C.tesi Şub. 06, 2010 3:20 pm



HAVAİ FİŞEK GÖSTERİSİ FOTOĞRAFLAYALIM



01/11/2009 Geliştirici: vedatkonyali




Havai
Fişek Gösterisi çekimlerinizde basit bir deneyim süreci ile oldukça
başarılı sonuçlar almak mümkün. İyi sonuçlar alabilmek için şimdi
önerilerimize birlikte bakalım.
1.Tripod Kullanın

  • Çekim süresi uzun olacağı için kamera hareketinin engellenmesi gerekir.
  • Aksi taktirde makine hareketinen kaynaklı netsiz görüntüler yakalanır.
  • Makinenizi tartabilecek sağlam bir tripod edinin.

2.Uzaktan Kumanda, Kablo Deklanjör veya Self Timer

  • Deklanjöre basarken hareket ve sarsıntı önlemenin diğer bir yolu uzaktan kumanda veya kablolu deklanjör kullanmaktır.
  • Pratik bir çözüm olarak makinenin üzerindeki kendi zamanlayıcısını
    (self timer) veya kablolu deklanjör takarak çekim yapmanızdır.

3.Çerçeveleme

  • Havai fişekler farklı yükseklik ve etki alanında patlayıp dağılabilmektedirler.
  • Kameranın nereye baktırılacağı en zorlayıcı unsurlardan biridir.
  • Çerçevelemenin Havai fişek Gösterisi veya ateşlemeler başlamadan önce yapılması gerekir. (Fotoğraf: Soner Dincer)

a.Çekim yapacağınız yeri önceden kontrol edin

  • İyi ve engellenmemiş pozisyon alınacak çakim yeri bulun.
  • Ön ve arka planda neyin yeralması gerektiğine karar verin.
  • İstenmeyen obje ve kafa vs girebileceğini, diğer insanların çekim sırasında sizi etkileyeceğini unutmayın.
  • Havai fişek atımlarının nereden yapılacağı ve gökyüzünün hangi
    kısımlarında patlayacağı ve arzuladığınız görüntülerin nerede
    görüleceği konusunda bilgi toplayın.
  • Hangi odak uzaklıklarını kullanmak isteyeceğinizi ve hangi lensleri
    kullanmanın uygun seçim olacağını belirlemeyi unutmayın. (Fotoğraf:
    Mehmet Fatih Çakır)

b.Ufuk Çizgisi Kontrolü Yapın

  • Geniş açı kullandığınız çekimlerinizde ufuk çizginizin düz olduğundan emin olun.

c.Yatay mı? Dikey mi?

  • Hem yatay hemde dikey çerçeveleme yapabilirsiniz.
  • Eğer havai fişek atımlarında dikey görüntüler oluşuyor ise, dikey kadrajlar daha iyi görüntü verir.
  • Genel veya geniş açı görüntülerin yatay çekilmesi daha güzel sonuç vermektedir. (Fotoğraflar: Mehmet Fatih Çakır)

d.Çerçevenizi Unutmayın

  • Havai fişekleri fotoğraflarken vizörden bakmak yerine havai fişeği gökyüzünde izleyerek fotoğraf çekmek daha efektif olmaktadır.
  • Bu stratejiyi uygulayabilmenin yolu objektifinizin gökyüzünde hangi kısımı gördüğünü bilmek gerekir.
  • Bu strateji patlamak üzere uçan havai fişeklerin patlamadan önce
    doğru zamanlama ile çekilmesi için size kolaylık
    sağlayacaktır.(Fotoğraf: Soner Dincer)

4.Odak Uzaklığı

  • Esneklik
    sağlanabilmesi için daha geniş açılı veya yeterli açı aralığı
    sağlayabilecek zoom lensler tercih edilebilir. (Fotoğraf: Soner Dincer)

5.Diyafram

  • Havai Fişek Çekimlerinde, orta açıklıktan kısık diyaframa kadar uzanan değerler oldukça iyi çalışmaktadır.
  • Çekimlerinizi f/8 den f/16 diyaframa kadar farklı değerlerde gerçekleştirebilirsiniz.

6.Çekim Hızı

  • Diyafram değeri seçiminden daha da önemlisi çekim hızı seçimidir.
  • Havai Fişekler hareket eder ve neticede bu hareketi gösterecek yeterli sure uzun pozlamanın yapılması gerekmektedir.
  • BULB modunda cekimi uzaktan kumanda veya kablo deklanjor ile deneyin.
  • Bu modu kullanırken havai fişek patlamak üzereyken deklanjöre basıp
    patlama bitene kadar pozlamaya devam edebilirsiniz (genellikle birkaç
    saniye).
  • Deklanjöre çok uzun sure basmayın. Zira havai fişekler parlaktır ve
    uzun sure ve fazla sayıda peşpeşe patlayan havai fişekler (gökyüzünün
    aynı yerine denkgelen çok sayıda patlamalar) fazla pozlamalara neden
    olurlar. (Fotoğraf: Soner Dincer)

7.ISO

  • En temiz kareler için düşük ISO değeri tercih edilmelidir.
  • 100 ISO değeri kullanılabilir.
  • Deneme aralığı 50-200 ISO seçilebilir. Referans olarak aşağıdaki çekim değerleri baz alınabilir:


ISO 50 . . . . . f/5.6 – f/8
ISO 100 . . . . f/8.0 – f/11
ISO 200 . . . . f/11 - f/22
8.Manuel Modda Çekim Yapın

  • Manual pozlama ve manual netleme modlarını kullanın.
  • Autofocus netleme, karanlıkta netleme problemi çıkaracağı için pozları kaçırmanıza neden olur.
  • Kısık diyafram kullanarak manual focus (elle netleme) ‘a geçin ve
    sonsuza netleyin veya çekime başlamadan önce referans netleme yapıp,
    netlemenizi kilitleyin.
  • Odak uzaklıklarınızı değiştirdikçe elle netlemeyi tekrarlamanız gerektiğini unutmayın.
  • Çekimden önce birkaç kare çekip netlemenizi dikkatlice kontrol edin.
  • .

.
9.Denemeler Yapın ve Sonuçları İzleyin

  • Çekimleriniz esnasında arasıra sonuçları kontrol edin.
  • Başlangıçta birkaç deneme fotoğraf çekip doğru değerlerle çekim yapıp yapmadığınızı kotrol edin.
  • Nihai ayarlamaları yaptıktan sonra çekilen her kareden sonra
    fotoğraflarınız bakmayın, sadece çekim anı ve zamanlamaya odaklanın.
  • Ancak bir grup çekim sonrasında kısa kontroller yapın.
  • Daha geniş açı, etrafta gösteriyi izleyen insanları, silüet çekimleri, binalar ve farklı bakış açılarını da deneyin.
  • Siyah
    karton edinin ve makinenizi BULB moduna getirin. Havai Fişek atımı
    başlayınca çekime lensin önündeki siyah kartonla başlayın. Her
    patlamada siyah kartonu lensin önünden ayırın. Tek bir pozda birden
    fazla havai fişek patlamasını çekebilir ve farklı sonuçlar
    alabilirsiniz.
  • Zoom-in ve Zoom-out (zooming) çekim tekniklerini deneyebilirsiniz. (Fotoğraflar mehmet Fatih Çakır)

Diğer Önemli Tavsiyeler

  • Olabildiğince çok fotoğraf çekin.
  • Fazla
    duman olmayacağı için ilk fotoğraflar en keskin olacak olanlardır. O
    yüzden ilk çekimlere hazırlıklı olun. Eğer esinti yok ise,
    çekimlerinizde duman oldukça fazla olacaktır.
  • Çekime başlamadan önce filtrelerinizi çıkarın.
  • Canon (IS) Nikon (VR) sarsıntı emici özelliği kapatın. Bu kadar
    karanlıkta işe yaramayacağı için aksine sallantı üretme ihtimalleri
    olabilir. (Fotoğraf: Soner Dinçer)

Tekrar Özetlersek

  • Sağlam bir destek veya üçayak.
  • Sarsıntısı olmayan bir deklanjöre basma konumu.
  • Manuel ayarlar.
  • En düşük ISO.
  • BULB veya birkaç saniyelik çekim hızları.
  • Esnek çerçeveleme.
  • Sonsuza Netleme.
  • Ölçeklendirmek için çerçeveye (kompozisyona) birşeylerin ilave edilmesi,
  • Fişek ateşlenince deklanjöre basın.
  • Aynı kare üzerine çekim yapıyorsanız birkaç siyah karton perdelemesinden sonra deklanjörü kapatıp çekimi tamamlayın.
  • Çerçevelemelerinizi değiştirmekten çekinmeyin.

http://vedatkonyali.com

vgokhan
SUPER MODERATÖR
SUPER MODERATÖR

Kadın
Mesaj Sayısı: 7039
Nerden: aquaticforum
Reputation: 90
Points: 7741
Kayıt tarihi: 23/01/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: FOTOĞRAFLARIMIZI HANGİ DOSYA FORMATINDA SAKLAMALIYIZ?

Mesaj tarafından vgokhan Bir C.tesi Şub. 06, 2010 3:21 pm

EKİM TEKNİKLERİ kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum »



FOTOĞRAF AKIMLARI – YÜKSEK SANAT DÖNEMİ (HIGH-ART) 1850 – 1870



21/10/2009 Geliştirici: vedatkonyali




Yüksek
Sanat (High-Art) fotoğrafçılık yaklaşımı, fotoğrafın diğer sanat
dalları gibi kabul görmesini arzulayan bir grup ingiliz fotoğrafçı
tarafından kuruldu. Bu yaklaşım, resim sanatının halkın ilgisini daha
çok çektiği ve aynı zamanda fotoğrafın da çocukluk yıllarını yaşadığı
1850-1870 yılları arasında taraftar topladı. Elde taşınabilir ekipman
ve malzemeler geliştirilip, yeni yetişen amatörler bu teknik malzeme
yardımıyla eski düşünce biçimlerini zorlayınca, Yüksek Sanat etkisini
yitirdi ve Pictorialist hareketin içinde gelişmesine devam etti.
KONU, AYRINTI ve SEMBOLLER
Başlangıçta konu ve nitelik bakımından olabildiğince resme benzeyen fotoğraflar kabul gördüler. Özel efektler sıkça kullanıldı.
Viktorya döneminde (bakınız: Victorya Dönemi Türkçe veya ingilizce) ayrıntı
ve kusursuzluk oldukça önemliydi. Bir çok ressam bu dönemde manzara ve
diğer görsel çalışmalarında profesyonel fotoğrafçıların çektikleri
fotoğraflardan faydalandılar. Yine bu dönemde fotoğrafçıların, iş
yaptıkları ressamların çalışma yöntemlerinden etkilendiklerini de
görüyoruz.
Bir öyküsü veya mesajı olan resimler, günün şiir, opera ve
romanlarında popüler olan konuları işlemekteydi. Gerçek hayatta böyle
sahneleri yakalamak imkansız olduğu için, fotoğrafçılar çözümlerini
setlerini kendileri kurmada buldular. Bu dönemde fotoğrafçıların,
stüdyo içi kurgu yaratmakta, model, kıyafet ve aksesuar hazırlamakta
ustalaştıklarını görüyoruz.
Yüksek Sanat akımı fotoğrafçıları arasında, çoklu baskı (multiple
printing) yöntemi çok yaygın bir şekilde kullanıldı. Görüntüdeki her
unsur tek tek fotoğraflanıp, baskı sırasında tek bir kağıt üzerinde
birleştirilidi. Çoklu baskı tekniğine zorlayan neden o dönemde kısık
diyafram açıklıklarına dolayısı ile yüksek alan derinliğine
ulaşılamaması da etkendi. Kompozisyonu oluşturan her bir bölüm ayrı
ayrı çekilerek bu görintiler tek bir kağıt üzerinde biraraya
getiriliyordu.
İngiltere’de orta Viktorya döneminde toplum, hangi konuların sanat
çalışmalarına uygun olabileceği ile ilgili kesin bir fikre sahipti. Bu
dönemde, sanatçılar duygu tarafı ağır basan konuları işlemeyi seçtiler.
Sadece günlük hayattan kesitler sunan konuların işlenmesinden kaçınıldı.
Fotoğrafçılar
ve ressamlar sık sık, şiir, efsane ve incil’den faydalandılar ve sahne
alıntıları yaptılar. Oscar Rejlander’in birleşik fotoğrafı “Two Ways of
Life” (1855) bu tarzda alegorik
konu’ya iyi bir örnektir. 1850′lerde William Lake Price ve 1870′lerde
Julia Margaret Cameron şiirsel konuları benimsemiş ünlü
fotoğrafçılardır. Cameron, fotoğraf çalışmalarında Shakespare ve
Tennyson’dan ilham alarak kurgualr yapmıştır. Amerika’da ise Fred
Holland Day ‘in, İsa’nın hayatı üzerine büyük bir seri hazırladığını
görüyoruz.
Viktorya
döneminde, ölüm temasına olan ilginin yoğunluğu Yüksek Sanat
Fotoğraflarında da görülür. Robinson’un “Fading Away” (1861). Rejlander’in “A Night out Homeless” (1857) ve Cameron’un
“Pray God Bring Father Safely Home” (1870) bunun tipik örnekleridir.
Sanatsal değeri olduğu düşünülen bu konu yeni şekillenen fotoğraf
grupları tarafından kullanıldı ve çalışmaları kabul gördü.
Bu dönemin ressamları fotoğrafta elde edilebilen ayrıntıdan etkilenirken, fotoğrafçılarda resimlerin içeriğinden etkilendiler. Henry Peach Robinson’un kompozit fotoğrafı ”The Lady of Shalott” ile Milliais’in “Ophelia”
karşılaştırıldığında, “Ophelia”nın 9 sene önce yapıldığını görürüz.
Cameron’da Shakespare’den sahneler seçmiştir. Resimde kullanılan
semboller ödünç alındı. Örneğin, ölümü tasvir eden akşamüstü ışığına
H.P. Robinson ‘un birçok fotoğrafında rastlanır. Görüntüde “keder”
duygusunu yakalamak üzere hem Raphael öncesi resimde hem de Yüksek
Sanat fotoğrafçılık yaklaşımı içerisinde çocuk figürü kullanılmıştır.
RAPHAEL ÖNCESİ DÖNEMİN ETKİLERİ
Simge, Yüksek Sanat yaklaşımı içinde çok yoğun şekilde kullanıldı. Fransa’da bu Yüksek Sanat Yaklaşımı ‘nın ustası, ressam Delacroix‘nın “Liberty on the Barrycade” (1831) ve Amerika’da Thomas Cole‘un
“The Voyage of Life” ve “Architect’s Dream” (1840)’de gerçekçilik ve
hayal gücü aynı oranda biraraya getirilmiştir. Yüksek Sanat Yaklaşımı
temelde bir İngiliz hareketidir. Ancak 1850′lerde “Raphaelite Brotherhood“un (Raphaelci Kardeşlik)çalımalarından etkilendiğini görüyoruz.
Brotherhood
gibi oldukça popüler bir ismin altında toplanmış eski İngiliz Kraliyet
Akademisi Sanat Okulu’nun genç öğrencileri, John Millais, William
Holman Hunt ve Dante Gabriel Rosetti Pre-Raphaelistlerdi.
Üyeler, ciddi konular üzerinde ısrar ederek, roman ve şiirlerden
bölümler işlemeyi seçtiler. Rönesans sonrası modern Avrupa resmine
karşı olan bu grup, rönesans ve Rafael öncesi dönemdeki dini italyan
sadeliğine dönüş yapmak istediler.
Özellikle
dramatik ışıklandırma, sterotip kompozisyon, kaba fırça darbeleri ile
çalışmaları için İngiliz ressamları cesaretlendiren, Kraliyet
Akademisinin ilk müdürü Sir Joshua Reynolds‘ın
estetik kurallarına karşı çıktılar. Rubens ve Rembrandt zamanında üç
boyutlu formu serbest geliştirebilmek için Reynolds’ı reddettiler.
Gruptaki herkes tek tek farklılık göstermelerine rağmen, eski
Hollandalı ustaların dünyevi konuları işlemelerini sıkıcı bularak,
kullandıkları renk ve konuların çok ağır olduğu fikrinde de birleştiler.
Bu birliğin getirdiği en büyük yenilik, aileler ve arkadaşların
gerçekçi tasvir edilmesiydi. Bunun yanında romantik ve dini konuları da
işlediler. Bu yaklaşım kendini güçlü ve canlı renklerle belli eder.
Kaba kontürler, gerçeğe yakınlık diğer özellikleridir. Millias ve Rosetti
manzara ve portre resimlerinde, gerçeğe ulaşabilmek için fotoğrafları
kullandılar. Doğayı taklit ederken kusursuzluk arayışları eleştirildi.
Bu da fotoğrafın kabul edilmesine yol açtı.
Pre-Raphaelite’ler zengin orta sınıftan destek gördüler. Ayrıntı,
parlak renkler, çok açık bir şekilde sunulan semboller ile verilen
Viktorya dönemi değerleri bu stilin göze hoş görünmesini sağlıyordu.



vgokhan
SUPER MODERATÖR
SUPER MODERATÖR

Kadın
Mesaj Sayısı: 7039
Nerden: aquaticforum
Reputation: 90
Points: 7741
Kayıt tarihi: 23/01/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: FOTOĞRAFLARIMIZI HANGİ DOSYA FORMATINDA SAKLAMALIYIZ?

Mesaj tarafından vgokhan Bir C.tesi Şub. 06, 2010 3:22 pm

YÜKSEK SANAT YAKLAŞIMINDA TEKNİK
Kameraların
teknik yetersizlikleri işlerini güçleştirdiği halde High-Art
fotoğrafçıları, görüntünün bütününde netliğe önem veriyorlardı.
1850′lerin başında üzerine emülsiyon sürülen cam levhaların
kullanılmasıyla Yüksek Sanat Yaklaşımı ‘nın ortaya çıkışı aynı zamana
rastlar. Bu levhalar çok düşük hızlıydılar (Yaklaşık 1 asa) ve pek az
objektifin diyafram açıklığı f:ll’den daha genişti. Çok uzun pozlama
sürelerinin gerekliliği, konunun hareketsiz duruşunun korunması
problemini ortaya çıkarıyordu.
Bütün bunlara ek olarak, uzun odak uzunluğuna sahip hantal
kameralarda diyafram istenildiği kadar da kısılamamaktaydı. Bu durum ön
ve arka planda ayrıntı almayı (yüksk alan derinliğini) zorlaşıyordu.
Sonuç olarak fotoğrafın değişik bölümlerinin ayrı ayrı fotoğrafı
çekiliyor ve baskı sırasında tek bir görüntü haline getiriliyordu.
Farklı negatiflerden tek görüntü, montaj veya bir çok kere aynı kağıdın
pozlanması ile çoklu baskı ile başarılıyordu.
Çoklu baskı tekniği (multiple printing): Manzara
fotoğrafçıları, önceleri birden fazla negatiften baskı yapılyorlardı.
High-Art fotoğrafçıları önce fotoğrafın taslağının, fotoğraf kağıdı
üzerine çizildiği her şekil ya da şekil grupları için ayrı
negatiflerden baskılar yapılan bir teknik kullandılar. Rejlander, “Two
Ways of Life”ı yaparken 25 modeli ayrı gruplamalar yaparak çekti ve 40
x 79 cm’lik bir kağıt üzerine 30 ayrı negatiften baskı yaptı.
YÜKSEK SANAT YAKLAŞIMININ ÖNDE GELEN İSİMLERİ
Amerika’da
John Everett Mayall gibi bir kaç isim varken, High-Art’ın en önemli
isimleri İngiltere’den çıktı. Asıl uygulayıcılar fotoğrafa geleneksel
sanat eğitiminden geçerek geldiler.
William Lake Price
Suluboya ressamı olan William Lake Price, fotoğrafa 1854′te başladı.
Özellikle “The Baron’s Feast” ve “Don Quixote”de olduğu gibi stüdyoda
başarılmış fotoğraflarıyla büyük bir ün sağladı. Birçok negatifi
birleştirerek fotoğraf yapan ilk İngiliz fotoğrafçısıdır. En başarılı
çalışması, İngiliz Kraliyet ailesini de çalıştığı portrelerdir.
Fred Holland Day
Yüksek
Sanat Yaklaşımı ‘nın İngiltere’de güncelliğini yitirdiği 1890′ların
sonuna kadar Amerikalı fotoğrafçı Fred Holland Day bu yaklaşımla
fotoğraflar çekti. Konusunu İncil’den alan yüzlerce fotoğraf yaptı.
Bunlardan ” The Crufixion” (l898) en ünlüsüdür. Bu fotoğrafta
kendini, çarmıha gerilmiş İsa olarak gösterdi.
Oscar Rejlander
Rejlander,
önceleri sadece portre ressamı olarak çalışmasına rağmen “Two Ways of
Life” isimli fotoğrafıyla çok çabuk ünlendi. 1853′te, resimlerinde
kullanmak için fotoğrafa başladı. İki sene sonra ressamlığı bırakarak,
İngiltere’nin Midlands bölgesinde bir fotoğraf stüdyosu açtı.
Ressamların resimlerinde kullanmaları için fotoğraflar çekti. Asıl
amacı, diğer sanatçılara, fotoğrafın sadece teknik bir araç olmadığını
göstermekti. En önemli çalışmalarından birisi, Charles Darwin için
çektiği “The Expression of Emotion in Man and Animals“dır (1872)
Henry Peach Robinson
Resim
eğitimi almış olan Henry Peach Robinson, 1851′de İngiltere’de “Great
Exhibition”da daguerrotypeları gördükten sonra kolodyon tekniğiyle
manzara fotoğrafları çekmeye başladı. Rejlander’den etkilendi. 1858′de
fotoğrafın duyguları resim kadar iyi bir şekilde aktarabileceğini
göstermeyi amaçladığı bir sergi için fotoğraf üretmeye başladı. Bu
fotoğrafların hepsi olmasa da, büyük bir çoğunluğu çoklu baskı
yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. İlk ve en ünlenmiş olan çalışması
“Fading Away” beş adet, “Dawn and Sunset” ise altı adet negatiften
basıldı. Fotoğraflarda elde ettiği ayrıntı ve negatiflerin birbirlerine
geçiş yerlerindeki uygulamalarında çok başarılıdır. Robinson, teknik ve
teoriler hakkında “picture Making by Photography” (1884) gibi birçok
kitap yazdı. Bu tarihten sonra, akademik resim kurallarına uygun bir
şekilde, tek negatifle pictorial konuları çalışmaya başladı.
Julia Margaret Cameron
Cameron, çok çarpıcı aile, arkadaş portreleri yanında, High Art
etkisinde stüdyoda kurgu fotoğraflar çekti. Bulunduğu dönemde toplumun,
sembolizm ve duygusallık arzularını doyurdu. Daha önce portre
çalışmalarını desteklemeyen “London Photographic Society” stüdyo
çalışmalarını beğendi.
YÜKSEK SANAT FOTOĞRAF ÇALIŞMALARI VE SERGİLER
1850′lerin başında dünyada birçok fotoğraf grupları kuruluyordu (facebookdaki kadar olmasa da
. Bu grupların düzenlediği sergiler herkese açıktı. Sergiler,
profesyonel fotoğrafçılar için çalışmalarının reklamını yapmak, satmak
ve sipariş almak demekti. 1857′de İngiltere Manchester’de açılan “Art
Treasures” sergisi ilk defa Rejlander ve çağdaşları için fotoğrafta
sembolizmin mümkün olduğunu gösterebilecekleri bir fırsat oldu. Ve ilk
defa fotoğraflar, istendiği gibi, resim ve heykellerle birlikte
sergilendiler. Rejlander bu sergide birçok eserini sergiledi, ancak
içlerinde en ünlüsü “Two Ways of Life”dır.
İskoçya’daki sergide Viktorya dönemi tutuculuğu ile, birçok kişi bu
fotoğrafta sol tarafın kapatılması gerektiğini iddia etti. Ancak
Kraliçe Viktorya Rejlander ‘in çektiği Prens Albert fotoğrafını satın
alınca, Rejlander’in çalışmaları resmi yoldan dolaylı olarak onaylanmış
oldu. Bu fotoğrafın 40 x 79 cm ve çok sayıda küçük kopyaları satıldı.
“Fading Away” Henry Peach Robinson ‘un 1858′de “The Photographic
Societye of London”da sergilenen ilk eseridir. Aşık gençleri gösterir.
Ölmüş bir genç kız üzgün akrabaları ile çevrelenmiştir. Bu fotoğraf
daha sonra Avrupa’da ve Amerika’da sergilere katıldı. Bu fotoğrafı ile
elde ettiği başarı, Robinson’ı 20 yıl boyunca, katılacağı sergilere
çoklu baskı ile fotoğraflar yapması için cesaretlendirdi.
Cameron’un
High-Art çalışmaları, 1860′larda “Photographic Society” tarafından
sergilendi. Ressamlar ve eleştirmenlerden olumlu eleştiriler aldı. Elde
ettiği bu başarıların sonraki çalışmaları üzerinde olumsuz etkisi
olduğu gözlenmektedir. Sonraki kompozisyonlarında, (Faith, Hope and
Charity and Rosebud Gardens of Girls) gruplama ve denge eksiktir.
YÜKSEK SANAT DÖNEMİ ‘nin SONU
Pre-Raphealistler tarafından yapılan resimler, saygın ve etkili
Kraliyet Akademisi sergilerinde ağırlıklı olarak yer almaktaydılar.
Brotherhood aynı senelerde dağılmış olmasına rağmen, hala geçerliliğini
sürdürüyordu. Sonunda, Yüksek Sanat Yaklaşımı ‘nın taklitçi
yaratıcılığı ve geçmişe bağlılığı terkedildi.
www.vedatkonyali.com
YENİ AÇILACAK FOTOĞRAF EĞİTİMLERİ için TıKlAyInIz

vgokhan
SUPER MODERATÖR
SUPER MODERATÖR

Kadın
Mesaj Sayısı: 7039
Nerden: aquaticforum
Reputation: 90
Points: 7741
Kayıt tarihi: 23/01/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: FOTOĞRAFLARIMIZI HANGİ DOSYA FORMATINDA SAKLAMALIYIZ?

Mesaj tarafından vgokhan Bir C.tesi Şub. 06, 2010 3:23 pm

de yayınlandı | » yorum bırak;



FOTOĞRAFÇININ TEMEL FİLTRELERİ



02/10/2009 Geliştirici: vedatkonyali




Bu yazıda kullanılan terimlerin ingilizce ve türkçe karşılıkları aşağıdaki gibidir:
ND – Neutral Density – Nötr Yoğunluk
UV – Ultra Violet – Ultra Viole – Ultra Viyole
D-SLR Lenslerimiz için hangi fitreleri almalıyız?
Hangi filtreleri almamız gerektiği sorusunun cevabı aşağıda sıralayabileceğimiz unsurların belirginleştirilmesine bağlıdır:
1.Uğraştığımız fotoğraf alanı ve konuları
2.Sahip olduğunuz lensler
3.Bütçeniz, ve
4.Filtrelerin üreteceği efektleri çekim sonrası Photoshop gibi
yazılımlarla işleme esnasında elde edebilme konusunda yeterliliğiniz
ve istekliliğiniz.
Ciddi bir fotoğrafçının kullanımında sahip olması gereken en temel filtrelere birlikte bakalım:
Polarize Filtreler : Polarize
filtreler kameranızın ışığı gördüğü yolu ve ışığa davranma biçimini
değiştirir. Polarize filtreleri kullanırken kameranızın yansımalara,
parlamalara ve hatta renklerdeki gösterdiği değişikliklere dikkat edin.
Polarize filtreler size koyu mavi gökyüzleri, cam veya su gibi
yüzeylerdeki yansımalarla başa çıkma olanağı verir. Metal yüzeylerdeki
yansımaları kıramazlar. Doğada hemen her obje üzerinde yansıma olduğunu
unutmayalım. Tüm bu nedenlerden ötürü Polarize Filtreler manzara
fotoğraflarında ve dış ortam çekimlerinde fotoğrafçıların
vazgeçilmezlerindendir. Yansıması kırılan yüzeylerin hemen hepsinde
renk doygunluğuda elde edilir. Üstte soldaki fotoğraf polarize filtre
ile, sağdaki fotoğraf filtresiz çekimlerdir. Gökyüzü maviliğinin
ve yeşil bitki örtüsündeki doygunluk farkları ve sudaki yansımanın
kırılmasına dikkat ediniz. Polarize filtrenin en etkili olduğu zaman
dik öğle ışığının olmadığı ve açı olarakda ışık kaynağı (güneş vs) na
çapraz olduğumuz konumlardır. Solda altdaki fotoğraf Ağustos başı saat
17:30 sularında çekilmiştir. Dünya 2. Uluslararası Bayramören
YamaçParasütü (Paragliding) Şampiyonası çekimlerinden.
UV (Ultra-viyole) Filtreler:
UV filtreler koruma ve UV ışınları kesme amaçlı kullanılırlar. Film
kullanan makinelerde etkili olmakla birlikte günümüz D-SLR
makinelerinin sensörleri UV ve infrared ışığı kesebilmektedir. UV
filtrelerin kullanılması yağmur, toz, çarpma gibi risklere karşı bedel
olarak daha pahalı lenslerin korunmasında olmazsa olmaz ekipmanlardan
biridir. UV Filtreler, fotoğrafları puslu ve sıradan gösteren UV
ışınları emerler. Siyah beyaz filmler ve güzel havalarda renkli
çekimler için kullanışlı genel amaçlı filtrelerdir. Üstte soldaki
fotoğraf UV filtre ile sağdaki fotoğraf ise filtre olmaksızın yapılan
çekimlerdir. Gökyüzü maviliğilinin iki fotoğrafda farlılaştığı göze
çarpmaktadır. Fotoğrafın genelinde ise özelliklede filtre kullanılan
fotoğrafda renklerin genel olarak daha yumuşak ve sıcak olduğunu
görürsünüz.
Nötr Yoğunluk Filtreleri:
1.Normal Nötr Yoğunluk, ve
2.Grade Nötr Yoğunluk
filtreleri olmak üzere iki çeşit üretilirler.
Nötr Yoğunluk Filtreleri:
Bu filtreler yoğunluklarına göre ışığı farklı stoplarda azaltma işlevi
görürler. Işığın parlak olduğu günlerde, sensör veya film üzerine düşen
ışık miktarını azaltarak diyaframı olabildiğince açıp fotoğraf
çekebilmemize imkan tanırlar. Bu filtreler açık diyafran veya düşük
enstantane hızları kullanılması gereken parlak ışık ortamlarında
kullanılırlar. 1, 2, 3 stop ve benzeri ışık düşürme yoğunluklarında
üretilirler. Solda ND filtre kullanılan görüntüde çekim hızı
düşürülebildiği için suda hareket (tül etkisi) yaratılabilmiştir. Sağda
ise suyun akış biçimi daha anlaşılırdır.
Grade Nötr Yoğunluk Filtreleri:
Bu f’ltreler poz değerini etkiler, renk ve efekt etkisi
üretmezler. Eğer etkileyici bulutarın olduğu güzel bir manzara
fotoğrafı çekiyorsanız ve çektiğiniz fotoğrafınızı bilgisayarınıza
indirdiğinizde sonuç hiç de istemediğiniz gibi olabilir. manzaranın
bulutlar hariç diğer yerlerinin iyi çıkmasına rağmen bulutların fazla
pozlamadan kaynaklanan detay kayıpları nedeni ile istenilen etkiyi
yakalayamamanızdan dolayı bir hayal kırıklığı yaşadıysanız Grade Nötr
Yoğunluk Filtresine ihtiyacınız var demektir. Bu filtreler iki ton
filtre gibidirler Üst yarı genellikle ışığı 1, 2, 3 stop kesen (az
pozlanmayı sağlayan) bir yoğunluktadır. Alt yarı ise, berrak ve
görüntünün alt kısmının normal pozlanmasını sağlayan yoğunluğa sahiptir.
Grade
Nötr Yoğunluk Filtreleri genellikle 3′lü setler halinde (her biri ayrı
stop seviyesinde) ve ayrıca iki yarı arasında gradasyonları
geçişlerinin yumuşak veya sert (Gradasyon daha ani / geçişsiz) geçişli
olarak bulunabilmektedir. Nötr Yoğunluk Filtrelrinin kullanılabilmesi
için aynı imalatçının ürettiği adaptörün alınması gerekir. Grade Nötr
Yoğunluk Filtreleri özellikle manzara fotoğrafçıları için oldukça
kullanışlıdırlar. Soldaki fotoğrafda fşltrenin yukarıdan aşağıya
dereceli geçişini görebilirsiniz. Sağdaki fotoğrafda ise fitrenin üst
kısmında patlayan beyaz ışıkların etkisinin azaldığı görülmektedir.
Yukarıdaki filtrelerde solda sert geçişli sağda yumuşak geçişli Nötr
yoğunluk Filtreleridir.
Filtre Alırken:
1.Kaliteli ürün alın. İyi marka ürünler biraz pahalı olmakla
birlikte kaplama kaliteleri, cam kalitesi ve üretim teknolojileri
dikkate alındığında fotoğrafınızı direkt etkileyecek sonuçlar
yaratırlar. Kaliteden bütöeniz dahilinde ödün vermeyin.
2.Geniş açı lensleriniz için görüntüye filtre çemberinin girmemesi için ince filtre (cam ve çerçevesi ince) almanız önerilir.
3.2. El ürün almayı düşünüyorsanız camın çiziği olup olmadığı ve
kullanım durumuna dikkat edin. Fazla yaşlı ve eskimiş filtreleri
almayın.
Vedat Konyalı
www.vedatkonyali.com
Atölye Çalışmaları Hakkında Bilgi Almak İçin TIKLAYINIZ





Temel Fotoğraf Bilgileri kategorisinde yayınlandı | Yorumlar kapalı




POZLAMA nın GÖSTERGESİ HİSTOGRAM NE söyler?



30/09/2009 Geliştirici: vedatkonyali




Bu yazımızda kullanacağımız terimlerin ingilizce ve türkçe karşılıkları aşağıdaki gibidir.
Parlaklık – Brightness
Dynamic Range – Dinamik aralık

Histogram, fotoğrafın ışığının dağılımını gösteren grafiktir.
Grafiğin sol tarafı gölgeleri (koyu tonları), sağ tarafı aydınlık
bölgeleri (açık tonları) ve orta bölümü orta tonların dağılımını
gösterir. 0-255 arasında 256 ayrı ton değeri ile ifade edilen dğılımda
her bir sayı bir ton değerine o tondaki istatistiki olarak karşılık
gelen pixellerin sayısı (miktarı) ise o tondaki sıklık / yığılmayı
gösterir.
Histogram
görüntüsünde solda yığılma var ise, fotoğrafda daha fazla siyah / koyu
pixellerin olduğunu, grafiğin sağında yığılma var ise daha fazla sayıda
beyaz veya aydınlık pixellerin varlığından sözedebiliriz. Grafiğin orta
bölgesindeki yığılmaları ise fotoğrafnızda orta tonlara hakim pixelleri
temsil eder.
Histogram grafiğinde, çekilen fotoğrafın ton değerlerine bağlı
olarak sayısız şekilde netice almamız mümkündür. Ancak bu yazıda belli
karakterlerde histogramların nasıl yorumlanması gerektiği ve çekimde
istenilen sonucu elde etmek için histogram görüntüsüne bakarak elde
çıkardığımız sonucun doğru bir pozlandırma için nasıl kullanılması
gerektirdiğine ilişkin çözümleri payalaşağız.
Doğru
histogram diye bir şey yoktur. Düzeltilebilecek durumlarda fazla veya
az pozlandırma hatalarının görülerek doğru pozlandırma ile çekimin
tekrarının yapılması gerekliliğini histograma bakınca görürüz. Live
histogram görüntüsü ile çekim imkanı bulunan kameralarda çekim öncesi
de doğru pozlandırma ayarları verilerek çekim yapma şansınız da
bulunmaktadır.
Ancak her durumda da düzeltme yapma imkanımız olmayabilir.
RGB / Renkli Histogram:
RGB
histogramalar her biri renkli fotoğrafı oluşturan 3 ayrı rengin
(R-red/kırmızı, G-green/yeşil, B-blue/mavi) histogramından oluşur. Byaz
renkde üç rengin kombinasyonunu gösteren hitogramlar pozlamanın doğru
olup olmadığını gösterirken, her bir renk kanalının fazla veya az
pozlanmış olmasını göstermezler. Renk kanallarından her birisinde
pozlama problemi olabilir. Örneğin sola dayanmış kırmızılar kırmızı
tonlarda yığılmanın yüksek ve data kayıplı (koyu) olduğunu gösterir.
Ama diğer kanallarda en koyu ve açık bölgelerde kayıp olmayabilir.
Şimdi bazı histogram örneklerine birlikte bakıp yorumlayalım.
İdeal Işık Koşulları Altında Doğru Pozlanmış Fotoğraf :
İyi pozlanmış bir fotoğrafın histogramı yandaki grafikdeki gibi
histogram kenrarlarına yaslanmayan bir grafik sekillerinden herhangi
birisi olabilir. Histogramda ne solda nede sağda kenara yaslanma durumu
yoktur. Bu tür histogramlar (sağ ve sola yaslanmanın olmadığı ve tüm
ton zenginliğinin görüldüğü) sahnenin doğru pozlama ile çekildiğini
gösterir. Ancak ideal ışık koşullarının renklerin tüm tonlarını verecek
şekilde dağıldığı ortam koşulları her zaman ve kolaylıkla elde
edilebiir bir durum değildir.
Az Pozlanmış Fotoğraf: Az
pozlanmış fotoğrafın histogramında grafik sola yaslanmış bir görüntü
verir. Bu durumda fotoğrafda koyu / gölge yerlerde veri / detay kaybı
var demektir. Gece çekimlerinde siyahlarda veya koyu bölgelerde detay
olmaması doğal olabilir. Diğer koşullarda çözüm, histogramın sağındaki
boşluğun tam beyaz kenara olan uzaklığına bağlı olarak bir önceki
çekimdeki poz değerinden daha fazla pozlama yapılarak çekimin
tekrarlanması çnerilir. Bunu yapmak için makineizin poz telafisini
(exposure compensation) + (daha fazla) pozlama yaparak
kullanabilirsiniz. Manuel modda çekim yapıyorsanız diyaframı açarak
veya çekim hızını (enstantaneyi) düşürerek daha doğru değerlerle çekim
kalitesini iyileştirebilirsiniz.
Fazla Pozlanmış Fotoğraf:
Fazla pozlanmış fotoğrafın histogramında grafik sağa yaslanmış bir
görüntü verir. Bu durumda fotoğrafda aydınlık / parlak yerlerde data
kaybı / detay kayıpları var demektir. Çözüm ise, histogramdaki soldaki
boşluğun siyaha olan uzaklığına bağlı olarak ilk çekimdeki poz
değerinden daha az pozlama yapılarak çekimin tekrarlanmasıdır. Poz
telafisini (exposure compensation) – (daha az) pozlama yaparak çekimi
tekrarlayabilirsiniz. Manuel modda çekim yapıyorsanız diyaframı daha
fazla kısarak veya çekim hızını (enstantaneyi) artırarak daha doğru
değerlerle çekimi iyileştirebilirsiniz.
Düşük Kontrast Fotoğraf:
Düşük kontrast histogramı, ortam dinamik aralığının (ortamda var olan
en koyu ve en açık ışık değerlerinin) makine sensörünün
algılayabileceğinden daha düşük olması durumunda karşımıza çıkar.
Grafiğin açık ve koyu uçlarının histogram kenarlarına mesafeli olması
durumudur. Uzaklığın miktarı fazla ise fotoğrafdaki kontrast azdır.
Kontrastın artırılarak yeni tonların kazanılması çekim sonrasında
fotoğraf işleme yazılımlarında RAW işleme, HDR (Yüksek Dinamik Aralık
yazılımlarının kullanımı), mümkün ise ortamdaki ışık düzeyinin
yükseltilmesi ile belli bir dereceye kadar çözülebilir. Veya düşük
anahtar (low-key) veya yüksek anahtar (hig-key) çekim yapıyorsak
histogramdaki grafik yığın sola veya sağa kaydırılarak (poz telafisi
veya manuel çekimde müdahale) çekim tekrarlanabilir.
Yüksek Kontrast Histogramı:
Yüksek kontrast histogramı ile ortam dinamik aralığının (ortamda var
olan en koyu ve en açık ışık değerlerinin) makine sensörünün
algılayabileceğinden daha fazla olması durumunda karşımıza çıkar.
Grafiğin açık ve koyu uçlarının histogram kenarlarına dayanmış olması
durumudur. Kenarlara dayanmanın miktarı / yüksekliğine bağlı olarak
koyu ve açık yererde data / detay kaybı o derece fazla olacaktır.
Kontrastın düşürülerek yeni tonların kazanılması için, mümkün ise
ortamdaki ışık ayarlamasının kadraj içindeki dağılımı düzeltecek
şekilde düzenlenmesi vb çözümler uygulanabilir.
Sonuç
olarak, histogram seçtiğiniz kadrajda ışık değerlerini (ton dağılımını)
gösteren bir grafiktir. Histogram grafiğine bakarak daha iyi pozlanmış
fotoğraflar için müdahalelerde bulunabiliriz. Ancak, farklı kadraj ve
ışık koşulları yukarıda da açıklandığı gibi istenilen düzeyde
iyileştirmeye imkan vermiyor olabilir. Unutulmaması gereken diğer bir
husus, insan gözünün dış ortamda yakalayabiliği detay aralığı (dinamik
aralık / dynamic range: en koyu ve en açık ton arasındaki tüm tonlar ve
detaylar) sensör ve filmin algılayabileceğinden çok daha fazladır.
Dinamik aralık olarak da ifade edilen bu durum dikkate alındığında
özellikle aşırı kontrast aydınlanma koşullarında, gözümüzün algıladığı
detayları sensör veya film vasıtası ile kayıt edilmesi mümkün
olmamaktadır.
Vedat Konyalı
www.vedatkonyali.com
Atölye Çalışmaları Hakkında Bilgi Almak İçin TIKLAYINIZ



vgokhan
SUPER MODERATÖR
SUPER MODERATÖR

Kadın
Mesaj Sayısı: 7039
Nerden: aquaticforum
Reputation: 90
Points: 7741
Kayıt tarihi: 23/01/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: FOTOĞRAFLARIMIZI HANGİ DOSYA FORMATINDA SAKLAMALIYIZ?

Mesaj tarafından vgokhan Bir C.tesi Şub. 06, 2010 3:24 pm

ğraf Bilgileri kategorisinde yayınlandı | Yorumlar kapalı



KAMERA POZ ÖLÇÜM MODLARI



26/09/2009 Geliştirici: vedatkonyali




Aşağıdaki yazı genel itibari ile Canon SLR Poz Ölçüm Modları dikkate alınarak hazırlanmıştır:
Yazımızda kullanacağımız terimlerin Ingilizce ve Türkce karşılıkları:
AEL – Auto Exposure Lock – Otomatik Poz Kilitlemesi
Centre Weighted Metering – Merkez Ağırlıklı Ölçüm
Matrix Metering – Zone Metering – Matriks / Alan Ölçümü
Partial Metering – Kısmi Ölçüm
Spot Metering – Nokta Ölçüm
KAMERA POZ ÖLÇÜM MODLARI
Kamera Çekim Modları ve Poz Ölçüm Modları D-SLR kullanmaya yeni
başlayanlar için üzerine ciddi oalrak egilinmesi gereken ve alıştırma
gerektiren konudur.
Çekim Modu ve Poz Ölçüm Modu arasındaki ayırımı şu şekilde belirtelim:
Çekim Modları:
Diyafram Öncelikli, Enstantane Öncelikli, Manuel, Program (P), Tam
Otomatik, imalatçının tasarımına göre yerleştireceği: yaratıcı modlar
olarak da adlandırılan: Portre, Manzara, Makro, Spor / Hareketli konu
çekimi, Gece Çekimi vs modlar bulunmaktadır.
Poz Ölçüm Modları: Diyafram ve Enstantane
Öncelikli, Manuel Çekim Modlarından herbirisi ile ayrı ayrı tercihinize
göre kullanabileceğiniz Genel Okuma (Alan Ölçümü), Merkez Ağırlıklı
(Ortalama) Ölçüm, Nokta Ölçümü ‘dür. Makine imalatçısına ölçüm
modlarına göre terimler ve sembolleri farklılık göstermekle birlikte
biz genel olarak kullnılanları yazımız içinde belirteceğiz.
Program (P), Diyafram Öncelikli (Canon AV / Nikon A) veya Enstantane
Öncelikli (Canon TV / Nikon S) Çekim Modlarında az veya fazla pozlanmış
bir foroğraf elde ettiyseniz büyük olasılık ölçüm modunu yanlış
ayarladınız veya poz telafisinde değiştirmiş olduğunuz öbnceki değerde
makineniz unutulmuş demektir.
Kamera Poz Ölçüm sisemleri manzara veya objedeki parlaklık miktarını
yani yansıyarak gelen ışığı ölçmeye dayalı çalışırlar. Bununla
birlikte, eğer ölçüm modu doğru seçilmemişse kamera yanlış ölçüm
yapacaktır. Sembollerin yanındaki resimlerde kamera her bir farklı
ölçüm modunda poz değerini belirlemek için gösterilen kırmızı
bölgelerden gelen değerleri dikkate almaktadır. Kırmızı ton ne kadar
fazla ise o bölge daha fazla ağırlığa sahiptir.
İmalatçısına göre farklı isimlendirmeler ve smbollerle gösterilen Poz Ölçüm Sistemlerine birlikte bakalım:

  1. Genel Okuma / Ölçüm
  2. Centre-Weighted Average Metering
  3. Partial metering
  4. Spot Metering

Genel Okuma (Ölçüm) Modu Ne Zaman Kullanılır?
Kamera aydınlık ve karanlık bölgeleri dikkate alarak sahneye uygun poz değerini belirler.
Genel Alan Ölçümü veya Genel Okuma (Nikon Makineerde Matrix Ölçüm),
çerçevedeki bölgeleri bölerek, her biri için ayrı poz değeri okumaları
yapar. Sahnede hangi kısımların önemli olduğu ve pozlanması gerektiği
ve poz değeri üzerinde sonuç çıkarır. Genel Alan Ölçümü, çekimi yapanın
arkasından gelerek düz dağılımla aydınlanmış portre ve manzara gibi
konuların fotoğraflanmasında iyi sonuç verir. Bu nedenle tam otomatik
kameraların çoğunun yapısında Matrix Ölçüm Sistemi vardır. Matrix Ölçüm
Modu hemen tüm genel tüm çekimlere kullanılır.
Merkez Ağırlıklı (Ortalama) Ölçüm:
Poz ölçümünde ağırlığı çerçevenin ortasına verir. Vizörden görülen
görüntünün merkezinden % 60-75 lık kadar bir bölüm ölçülerek ortalama
poz değeri olarak verilir. %18 gri standart olarak kabul edilir. Bu poz
ölçüm modunun arkasındaki mantık, doğadaki objelerin %75 lik bir bölümü
normal çekim koşularında orta tonda olduğudur. Konunun merkezinin doğru
pozlanmış olmasının önemli olduğu durumları içeren tüm çekimlerde ve
portre çekimlerinde yaygın kullanılır. Merkez Ağırlıklı ölçüm parlak
bir arka plan veya arkadan aydınlatılmış konuların çekiminde etkilidir.
Kumsalda güneşli bir günde birinin yüzünü fotoğraflamak gibi
durumlarda, yüzdeki detayları görmemizi engelleyecek kuvvetli arka plan
ışığı istemeyiz. Kişinin yüzünün doğru pozlanmış olması bizim için daha
önemlidir.
Partial Metering:
Arkadan aydınlatılmış portre fotoğralarının çekiminde kullanılması
uygundur. Partial Meterig aynı zamanda konunun kenarlarında koyu ve
açık alanlar olduğu zaman sık sık kullanılır. Ana konudan ölçüm
yapıldığı için az pozlama riski enaza indirilir.
Spot Ölçüm:
Kameralardaki Nokta Ölçüm sistemi merkez ağırlıklı ölçüm sisteminden
daha duyarlıdır. % 1-3 gibi çerşevenin çok daha küçük bir bölümden
ölçüm alır. Spot Ölçüm koyu arka plan ve parlak ışıkla aydınlatılmış
konuları içeren, fotoğraf karesinin parlaklığı yüksek (yüksek kontrast
saheler) konuların fotoğraflanmasında kullanılır. Macro fotoğraf
çekimlerinde iyi sonuç verir.
Spot Ölçümün Modunun nasıl kullanıldığına birlikte bakalım:

  1. Makine Poz Ölçüm Modunu “Spot Metering” ve Çekim Modunu “Manual Exposure” getirin.
  2. Spot Metering alanını fotoğrafını çekeceğiniz çerçevedeki ışık
    kaynağı olmayan (güneş, lamba) en parlak noktaya doğrultun (aynı ışık
    koşullarını açı ve açıklık olarak yüzeyinde gören tam beyaz kartondan
    da ölçüm alınabilir). Veya tele lensinizi takaraken parlak noktadan
    ölçüm yapın.
  3. 2 ½ fazla pozlama yapacak şekilde diyafram (f: değerinizi) veya
    çekim hızınızı (enstantane) ayarlayın. Fazla veya az gelirse 2 ve 3
    stoplarda çekimi tekrarlayabilirsiniz.

Hem spot hemde partial metering ileri düzey ayarlar olarak
görülürler. Fotoğrafçılara poz ölçümü üzerinde matrix ve merkez
ağırlıklı ölçüm modlarına göre daha fazla kontrol imkanı sağlarlar.
AEL – Otomatik Poz Kilitleme Fonksiyonunun Kullanımı:

  1. Doğru pozlandırma için kullanılabilecek pratik bir yöntemdir. Kulanımı ise genelde aşağıdaki gibidir:
  2. Makineniz Diyafram, Enstantane veya manuel çekim modunda iken spot (nokta) ölçüm modunda ayarlamalarınızı yapın.
  3. Çekilen konunuzun yanına konunun ışığı aynı koşullardan alacak
    şekilde bir % 18 Gri (orta gri) kart tutup kadrajı bu % 18 gri kartın
    görüntüsü ile doldurup deklanjöre yarım bararak netleme yapın.
  4. Netleme tamamlanınca aynı konumu koruyarak AEL veya Yıldız (Canon
    DSLR lerde AEL tuşudur) tuşuna basıp aldığınız poz ölçümünü kiliteyin.
  5. Kartonu bırakıp gerekiyor ise konuya göre olduğuuz yerden veya geri
    giderek konumuzu ayarlayın. Konumunuzu ayarlarken (çekim açınızı
    değiştirmeyin – yoksa ışık ve konuya göre poz değerleri değişeceğinden
    tekrar ölçüm almanız gerekir).
  6. İstediğiniz odak uzaklığını seçerek kadrajınızı ve kompozisyonunuzu ayarlayın. Deklanjöre asıp çekim yapın.
  7. Orta gri karton olmadığı gallerde yukarıda belirtilen süreç
    konunun yanında avuç içinden veya portre çekimi yapılıyor se yüzden
    ölçüm alınarak tekrarlanabilir. Ancak bazı tenlerin ve avuç içlerinin
    orta griden daha açık ve koyu olabilecekleri dikkate alınarak özellikle
    kendi avuç içinizin müdahale (+ veya – poz telafisi) gerektirip
    gerektirmediğini veya ne kadar gerektirdiğini brkaç test çekimi ile
    belirleyin.

Vedat Konyalı
www.vedatkonyali.com



vgokhan
SUPER MODERATÖR
SUPER MODERATÖR

Kadın
Mesaj Sayısı: 7039
Nerden: aquaticforum
Reputation: 90
Points: 7741
Kayıt tarihi: 23/01/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: FOTOĞRAFLARIMIZI HANGİ DOSYA FORMATINDA SAKLAMALIYIZ?

Mesaj tarafından vgokhan Bir C.tesi Şub. 06, 2010 3:27 pm

HATALI POZLAMA DURUMLARI

1 – Fazla Pozlama:
Fazla
Pozlama Hatası, sensör üzerine olması gerekenden daha fazla ışık
düşmesi ile kadrajdaki aydınlık bölgelerde detayların kaybolması
halidir. Makine sensörünüzün olması gerekenden ne kadar fazla ışık
aldığına bağlı olarak aydınlık bölgelerdeki detay kayıpları aşırı veya
düşük düzeylerde olabilir. (Yandaki fotoğraf olması gerekenden 1.5 stop
fazla pozlanmıştır).
Aşağıdaki Çözümleri ugulayabilirsiniz:

  • Poz telafisi fazla pozlamada kalmış mı? kontrol edin. Kalmışsa düzeltin.
  • AV
    veya TV (Diyafram veya Enstantane öncelikli modda) modda çekim
    yapıyorsanız +/- EV Poz Telefisi (Exposure Compensation) nde yeteri
    kadar eksi / az (-) pozlama miktarı seçin.
  • Mauel modda çekim yapıyorsanız tercihinize göre diyafram açıklığını
    azaltın (daha büyük f değeri uygulayın) ve/ya çekim hızınızı artırın
    ve/ya ISO degerinizi gerekli stop miktarı kadar azaltın.
  • El pozometresi ile gelen ışığı ölçüp kamera ayarlarına uygulayarak çekim yapın.
  • Bu yazının bitiminde doğru pozlandırma önerilerini nceleyerek durumunuza uygulayın.

2 – Az Polama
Az
Pozlama Hatası, sensör üzerine olması gerekenden daha az ışık düşmesi
ile kadrajdaki, orta ton ve gölge / karanlık bölgelerde detayların
kaybolması halidir. Pozlama ambient Light (doğal ışık) den 4 stop daha
az yapıldı ise görüntü tamamen siyah veya doğru pozdan daha az pozlama
miktarındaki sapmaya bağlı olrarak koyu çıkacaktır. Detay ve kontrast
kaybına neden olur )Yandaki fotoğraf olması gerekenden 1.0 stop az
pozlanmıştır).
Aşağıdaki Çözümleri ugulayabilirsiniz:

  • Poz telafisi az pozlamada kalmış mı? kontrol edin. Kalmışsa düzeltin.
  • AV
    veya TV (Diyafram veya Enstantane öncelikli modda) modda çekim
    yapıyorsanız +/- EV Poz Telefisi (Exposure Compensation) nde yeteri
    kadar artı / fazla (+) pozlama miktarı seçin.
  • Mauel modda çekim yapıyorsanız tercihinize göre diyafram açıklığını
    artırın (daha küçük f değeri kullanın) ve/ya çekim hızınızı azaltın
    ve/ya ISO degerinizi gerekli stop miktarı kadar artırın.
  • El pozometresi ile gelen ışığı ölçüp kamera ayarlarına uygulayarak çekim yapın.
  • Bu yazının bitiminde doğru pozlandırma önerilerini inceleyerek durumunuza uygulayın.

Poz Telafisi (Exposure Compensation):
Arkadan aydnlatılmış konular, kar manzarası koyu arka plan gbi birçok uç durumlarda, makinenizin poz ölçme sistmi yanlabilmektedir.
Yukarıda az ve fazla pozlanma durumlarında da olduğu gibi benzeri
durumlarda, poz ayarlaması yapmak için Poz Telafisi (Exposure
Compensation) özelliğinin kullanılması gerekmektedir. Hemen hemen bütün
makine modellerinde bu ayarlama +/ – EV fonksiyon tuşuna basılarak ve
çevirme tekeri ile yapılır. Günümüz
makinelerinde genellikle poz telafi aralığı -2 ve +2 arasında ½ veya
1/3 stop adımlarla değiştirme imkanı vermektedir (yandaki fotoğraf 125
çkim hızı ve f11 diyafram değerinde çekilmiştir).
Doğru Pozlandırma için Bazı Öneriler:
1.Histogram Konrolü : Çekimden sonra fotoğrafın genel görüntüsünü ve histogramını kameranızın LCD
ekranında kontrol edin. Az veya fazla pozlamaları Diyafram (A veya AV
modu) veya Enstantane (S / SS veya TV modu) Öncelikli çekim
yapıyorsanız Poz Telafisi ile veya Manuel pozlama yapıyorsanız diyafram
veya enstantane değerlerini değiştirerek düzeltin. Histogram ile poz
kontrolü Histogram konusu altında incelenecektir.
2.Makinenizin AEL – Auto Exposure Lock (poz kilitlemesi) özelliğini kullanın : Makinenizin poz ölçüm modunu spot ölçüme getirerek çekeceğiniz
konuda ışığı aynı açıdan gören bir orta gri kart (%18 gri kart)
üzerinde deklanjöre yarım basın. AEL (Canon D-SLR makinelerde yıldız)
tuşuna basarak poz değerini kilitleyin. Objektifinizi konunuza
doğrultup kadrajınızı yapıp çekiminizi tamamlayın. Canon ve Nikon için firmaların sitesinden pozkilitlemesinin nasıl kullanılacağına konusunda detaylı bilgi alabilirsiniz.
3.Manzara Fotoğrafları :

Genellikle yansıyan ve gelen ışık ölçümleri makine pozometresi
kullanılarak yapılabilir. Bir fark varsa ortalaması alınır. Kapalı
havada gökyüzü aşırı ışıklı olacağından pozometreyi gök ışığından
korumak gerekir. Veya kompozisyon yapılırken gökyüzünün alınma oranına
dikat edilir. Bir diğer etkili çözüm degrade filtre kulanılarak
gökyüzü ve yeryüzü arasındaki aşırı poz farkının azaltılrak çekim
yapılmasıdır.
4.Sokak ve Yaşam : Yansıyan
ışık ölçümü yeterli olabilir. Ancak parçalı aydınlatma söz konusu ise
en karanlık ile en aydınlık kısımdan ölçüm yapılarak aradaki fark
kontrol edilmelidir. Kontrast fazla ise (5 stoptan fazla) bu
görüntüdeki en koyu ve/ya en açık yerlerdeki detayları bütünü ile
kaydedemeyiz veya sensör / filmlerin dinamik aralığı detayları
yakalayamayabilir. Aydınlık yada karanlık kısımlardan hangisinin
detaylarının daha iyi çıkmasını istiyorsak bir tercih yaparız. İnsan
gözünün algılayabildiği ton aralığı film ve sensörlerden daha
yüksektir. Çekilen fotoğrafların yüksek kontrastlı olması halinde
gözümüz detayları fotoğrafın tamamında görüyor olsa bile film veya
sensör aynı derecede kayıt yapmayacakttır. İmkan dahilinde aşırı
kontrast ışığın daha düşük olduğu zaman ve/ya ortamlarda çekim yapın.
5.Aydınlatılmış Yapı : Yapının
yanına gidip gelen ışık ölçümü yapmak mümkün olmayabilir. Genellikle
yansıyan ışık ölçümü yapılır. Pozometreler farklı ölçümler yapıp
yanılabilirler. Sahne çekimlerinde de fon aydınlık olmadığı durumlarda
aynı yanılgı söz konusudur. Doğru bir çekim yapabilmek için ya yapı
yada sahnedeki objeye yakın birmesafeden kadrajımızı tam dolduracak
şekilde makinemizin spot ölçüm modun kullanılarak yansıyan ışık ölçümü
yapmak veya bir spot metre yardımı ile uzaktan

ölçüm yapmak yerinde olur. Diğer bir çözüm ise, tele objektifimizi
spot metre gibi kullanmaktır. makinenize takacağınız tele objektifiniz
ile Spot ölçümde alacağımız ölçüm değerlerini kayıt edip, çekim
yapacağınız lensle tekrar değiştirip ölçüm değerlerini tatbik ederek
çekim yapabilirsiniz (fotoğraflar: Ali Algül).
6.Kar Manzarası ve Aşırı Aydınlık Konular : Böyle durumlarda çekimi yapılacak
konu olağan koşullardan daha çok ışık yansıtır ve pozometreyi 2 stop
kadar yanıltır ve az pozlamaya zorlar. Pozometrenin verdiği değer
kullanırlırsa, kar manzaramız orta gri (% 18 gri) çıkar. Fakat gerçekte
kar beyazdır. Karın beyaz çıkmasını istiyorsak, yapılan ölçümden 2
stop daha fazla bir pozlama uygulamak gerekir. Bu durumda ya diyaframı
2 stop kadar açmak veya enstantane değerini 2 stop kadar uzatmak
gerekir. Tamamıyle koyu arka plan gibi tersi durumlarda uygulamanın
aksi (fazla pozlama ile düzeltme) uygulanır.
7.Ters ışık : Ters
ışık fotoğraflarının çekimlerinde nasıl bir sonuç elde edilmek
istendiğine öncelikle karar verilmelidir. Siluet mi? Portre mi?
(Konunun hatları ve daha aydınlık arka plan mı? Yoksa konunun içindeki
objelerden, insanlardan detayları mı görmek önemli?) Portre ise konunun
bize bakan tarafından (spot ölçüm ile) ölçüm yapmalıyız. Deniz, kır
veya tarla manzarasında ters ışık varsa ve bize bakan yüzdeki detaylar
yerine, sadece yığınların, ağaçların vs dış hatların ve profillerinin
görünmesini istiyorsak, matriks ölçüm modu ile alınan değerle çekim
yapılması gerekir. Spot ölçüm konusu Kamera Poz Ölçüm Sistemleri başlığı altında incelenmiştir.

8.Hareketli konular : Genel olarak fotoğrafı
çekilecek konunun geçecegi noktaya önceden referans poz ölçümü ve
netleme (diğer bir deyişle yerine koyma metodu) ile yapılır. Tekne,
koşan at, yarış arabaları, atlet vs Fotoğrafın çekiminden önce
geçecekleri noktaya po ölçümü ve netlme yapılır (netleme yapıldıktan
sonra autofocus lens kullanıyorsak manuel netlemeye alınması önerilir)
bu şekilde önceden yapılan ölçüm kullanılır. Bu gibi durumlarda
ayarların manuel verilmesi (manual metering ve mauel focus / netleme )
gerekir (Tekne fotoğrafı: Hilmi Atlas).
9. Exposure Bracketing : Çekimin tekrarlanmasının mümkün olmadığı durumlarda Exposure Bracketing (poz taraması) yapılabilir. Poz taraması Enstantane
öncelikli çekimde diyafram değerleri değişeceğinden seçilen telafi
adımları veya aralığına bağlı olarak alan derinliği değişecektir.
Diyafram öncelikli çekimde ise enstantane değerleri değişeceğinden
seçilen telafi adımları veya aralığına bağlı olarak hareket / dondurma
etkisi sonucu karşınıza çıkabilir. Yukarıdaki poz tarama serisinde
Doğru Poz: makinenin müdahalesiz ölçtüğü değer olarak görülmektedir.
Doğru olarak belirlenen poz değeri 100 ISO da Enstantane: 1/125
Diyafram f8 olmuştur, fazla ve az pozlamalar + ve – 1′er stoplarda
gerçekleştirilmiştir.
Doğru Poz, geniş anlamda doğru pozlamanın ötesinde kompozisyon, alan
derinliği, hız / hareket etkisi vs birden çok değerlendirme
kriterlerine bağlı olarak daha geniş bir anlam taşımaktadır. Bu konu
Fotoğraf Değerlendirme bölümünde ele alınacaktır.
Vedat Konyalı
www.vedatkonyali.com

vgokhan
SUPER MODERATÖR
SUPER MODERATÖR

Kadın
Mesaj Sayısı: 7039
Nerden: aquaticforum
Reputation: 90
Points: 7741
Kayıt tarihi: 23/01/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

FOTOĞRAF AKIMLARI

Mesaj tarafından vgokhan Bir C.tesi Şub. 06, 2010 3:35 pm


(Movements in Photography)
Fotoğraf akımlarının açıklanması, fotoğrafın diğer sanat dalları ile
ilişkisinin tanımlanmasını gerekli kılmaktadır. Sanat tarihi boyunca
birbirini takip eden akımların sanat hareketlerine yön verdiğini
söyleyebiliriz. Çağdaş sanat hareketlerinin 20. ve 21. yüzyılı kapsayan
son dönem sanatında ise çeşitli anlatım tarzlarının ve sanat
hareketlerinin eş zamanlı olarak kulalnıldıklarını da görebilmekteyiz.
Fotoğraf sanatında çeşitli sanat hareketlerinin (*) de yine aynı
dönemlerde var olduklarını ve kiminin ise hala tartışmalı bir biçimde
bu güne kadar geldiklerini Fotoğraf Akımları yazı dizimiz içinde ele
alıyor ve izliyor olacağız.
Fotoğraf,
sanat alanında önceleri diğer görsel sanatların (daha çok da resimin),
yardımcısı ve onların incelenmesinde bir araç olarak kullanıldı.
Gelişim süreci içinde, görüntü üretme yöntemlerinden biri olarak, diğer
sanatları ve insanların algı güçlerini etkiledi. Çıplak gözle
baktığımızda fark edilmeyen veya ihmal edilen bir çok ayrıntı objektif
ve teknolojik yöntemle kağıda tespit edildiği zaman görenlerde hayret
uyandırdı. (Solda Nicephore Niepce nin evinin balkonundan 8 saat
pozlayarak cektiği bilinen ilk fotoğraf 1826).
İlk bulunduğu zamanlardan beri fotoğraf işlevsel yanı ağır basan bir
konumda kalarak, kendini kanıtlamak ve kabul ettirmek zorunda kaldı.
Fotoğrafın başlangıcından günümüze kadar geçirmiş olduğu gelişimi, temelde üç kategoride ele alıp incelemek mümkündür:
1.Gözün
gördüğü gerçekliği yansıtması: Doğacı gerçekliğin resim alanında varmak
istediği sonuçları, büyük bir sadakat ve kesinlikle fotokimyasal yoldan
üretmeye çalışmak demektir. Peter Henry Emerson ‘un naturalist
fotoğrafları bu kategoriye örnek gösterilebilir (üstte soldaki ve
sağdaki fotoğraflar).
2.Gözle
algılanamayan gerçekliklerin tespit edilmesi: İster gözle görülsün,
ister görülmesin, sonuçlar objektif niteliktedirler. Yani nesneyi ve
olayı aynen dile getirirler. Hareket etkisinin fotoğrafda elde dilmesi
gibi. Harold E. Edgerton ‘un stroboskobik fotoğralarında olduğu gibi
merminin bir nesneye çarpınca gözün algılayamayacağı görsel etkinin
fotoğrafla yakalanması (solda üstte) . Aedward Muybridge nin koşan bir
atın ayaklarının dördününde dörtnala koşarken yere değip deymediği
konusunda tesit çalışmaları (solda) örnek olarak verilebilir.
3.Sanatçının
biçimlendirme iradesi: Yalnızca var olandan, cereyan etmekte olandan şu
veya bu kesiti seçip alma yerine, gerçekliği, realiteyi yeni bir kılığa
sokma ya da tümden yepyeni bir gerçeklik yaratma eğiliminin ortaya
çıkmasıdır. Bu kategoride yeralan çabalar, uygulamada pek çok değişik
yollara, yöntemlere (Distorsyon, üstüste çekim, fotomontaj, kolaj…) ve
araçlara başvurulabilmektedir.
Steichen’in iki ayrı negatiften oluşturduğu Rodin’e ait 1902 tarihli
fotomontaj, erken örneklerin içinde en ilginçlerinden biridir. Bu
fotoğafda, ünlü heykeltraş Rodin, kendi eseri Düşünen Adam heykeli ve
Victor Hugo birlikte gösterilmektedir.
Demachy’nin
“Sahnenin Arkasında” (1904) isimli fotogravürü (soldaki fotoğraf) bir
yandan Noktacı Empresyonizm’i öte yandan da Degas’nın üslubunu (sağdaki
resim) hemen hatırlatabilen örneklerdir.
Diğer plastik sanatlarla paralel olarak sanat hareketlerinin yanında
yer alan Fotoğraf Sanatının, deneyimlediği akımları yazı dizimiz
içerisinde aşağıdaki sıra ile inceleyeceğiz:

  • Yüksek Sanat Dönemi / Hareketi (Hihg-Art Movement)
  • Resimselcilik (Pictorializm)
  • Yalın Fotoğraf / Yeni Gerçekçilik (Straight Photogaphy / New Objectivity)
  • Belgesel Yaklaşım (Documentary Photography)
  • Dinamizm
  • Fütürizm
  • Vortisizm
  • Strüktüralizm
  • Romantizm
  • Sürrealizm

(*) Bu noktadan itibaren sanat hareketleri ile fotoğraf akımları terimini birbirinin yerine kullanıyor olacağız.
Vedat Konyalı
www.vedatkonyali.com
Fotoğrafda Anlatım Biçimleri ve Akımlar, Fotoğraf Kültürü Atölye Eğitimimizde işlenmektedir.
Diğer Atölye Çalışmaları Hakkında Bilgi Almak İçin TIKLAYINIZNEGATİF ve POZİTİF ALAN




(NEGATIVE and POSITIVE SPACE)

Konumuzla ilgili birkaç ingilizce terimi açıklayalım:

Negative Space: Negatif Alan, konunun etrafındaki veya aralardaki alan / boşluk.

Pozitive Space: Pozitif Alan, konunun biçimi veya kapladığı sınırlar / alan.



TANIM

Negatif
Alan, konu etrafındaki veya konular arasındaki alan veya boşluktur.
Negatif Alan konunun biçimini ortaya çıkardığı ölçüde belirgindir ve
ana konu üzerinde sanatsal efektler elde etmek için kulanılabilmektedir.


Soldaki
örnekte gökyüzü, binalar ve elektrik direğinin hatlarını çevreleyerek
fotoğrafdaki ana konu (yerleşim unsurları) ‘nun belirginliğini
artırmasına yardımcı olmaktadır. İyi bir sanatçı konu (pozitif alan)
kadar en az onu çevreleyen alanın (negatif alan) boşluğun da önemli
olduğunu bilir.


Negatif
Alan, belkide düşündüğümüzden daha da fazla, birçok kompozisyonda altın
oran kuralında belirtildiği gibi üçleri yaratmakta kullanılır ve çok
sık karşımıza çıkar. Bir manzara fotğrafında, kara kısmının 2/3,
bulutlu gökyüzünün 1/3 oranının (veya tersi) korunduğu ne kadar çok
manzara fotoğrafı görmüş olduğumuzu bir hatırlayalım.


Fotoğrafda
aynı netleme düzleminde bulunan objeler negatif alan olarak kabul
edilmezler. Negatif alan seçilen anlatım aracı ile (fotoğraf, resim,
heykel vs) konunun etrafındaki herşeyi gösterek (sadece konu değil
yardımcı unsurlarda dahil edilebilir) bir konunun resmedilmesinde
kullanılır. Konunun kendisi ve yardımcı unsurlar pozitif alanı temsil
eder.




KONU OLARAK NEGATİF ALAN

Soldan
birinci fotoğrafda görebileceğiniz gibi, negatif alan, kompozisyonu
dengeleyen unsur olarak herzaman tamamlayıcı olmak zorunda değildir.
Hem negatif hemde pozitif alan sanatçı veya tasarımcının kompozisyonu
nasıl manipule etmek istediğine bağlı olarak değişken bir tarzda
kullanılır. Sağdaki fotoğrafda daha fazla pozlanmışlık yapısal
unsurların daha fazla önplana çıkması ile gökyüzünün negatif alan
konumunu azaltırken konuyu çerçeveleyen koyu renk duvarlar ise ana
konuya (cami: pozitif alan) ilgiyi yönelterek konunun belirginliğini
artırarak negatif alana dolaylı destek vermektedir.


Negatif
alan, kendisini çevreleyen pozitif alanın şekli ile bir kompozisyon
içerisinde tanımlanabilir bir şekile dönüştüğünde, kompozisyonda ana
konu olarak kullanılabilir.




NEGATİF ALANI TANIMAK İÇİN POZİTİF ALANIN KULLANIMI

Bir
sanatçı negatif alan içinde şekileri kasıtlı olarak oluşturmak için
pozitif alanlar yaratabilir. Rubin in vazosunda, pozitif alan vazo
görünümündedir. Vazo etrafını çevrleyen alanı incelediğimizde,
birbirine bakan iki yüz görürüz. Negatif alanın iyi kullanımı konunun
bir silüetini üretir.


İki
tonlu siyah beyaz bir görüntüde, bir konu normalde siyah olarak
resmedilir ve çevresi beyaz olarak bırakılır. Tonları tersine
çevirdiğimizde, konunun etrafını siyaha dönüştürmek ve konuyu boş
bırakmak suretiyle, negatif alanın konunun şeklini belirginleştirmesini
sağlar ve negatif alanı daha kolay algılanır hale getirmiş de oluruz.


Negatif
alan, tanımlanabilir bir objenin parçası değil, konuyu çevreleyen veya
arasındaki alandır. Silüet etrafındaki şekiller veya boşluklar negatif
alan olarak düşünülebilir, fakat tanımlanabilir sınırlara sahip olan
bir şekil olarak silüetin kendisi pozitif alandır.


Negatif alan konuya olan dikkati başka bir yere çekmemelidir.



NEGATİF ALAN TEK BİR ARAÇ ‘a SINIRLANDIRILAMAZ

Negatif
alan tek bir sanat biçimi ile sınırlandırılamaz. Aksine, fotoğraf,
resim, grafik tasarım, heykel gibi bir çok anlatım aracı için önemli
bir unsurdur.




LOGO TASARIMINDA NEGATİF ALAN

Negatif
Alanlar, dünyanın en çok bilinen bazı logolarının yaratılmasında baş
rol oynarlar. FedEx örneğine baktığımızda, Ex harfleri arasındaki
boşluğu kullanarak bilinçaltı ile algılanabilen bir
ok yaratılmıştır. Bu logoda okun böyle bir tasarımla yaratılmasındaki amaç şöyle açıklanmaktadır:

Eğer,
logoya bakan oku görür ise, zekice, ilginç bir ödül. Eğer izleyen
görmez ise, yinede güçlü bir logo. Okun tasarımda işlenmesi ile
yapılmak istenen ise, hareket, hız ve şirketin dinamik yapısının
çağrıştırılmaya niyetlenilmesidir.


Kompozisyon
içerisinde Pozitif Alanı dengeleyerek Negatif Alanın Eşit ağırlıkta
kullanımı Iyi bir tasarım olarak kabul edilir. Tasarımın bu basit vede
sık sık gözden kaçırılan prensibi, aslında kompozisyon içinde yeralan
unsurlar (ana ve yardımcı) için hoş bir algılama yaratıp kompozisyonun
cazibesini artırırken, göze de bir dinlenme fırsatı verir.

Vedat Konyalı
www.vedatkonyali.com
Atölye Çalışmaları Hakkında Bilgi Almak İçin TIKLAYINIZ






vgokhan
SUPER MODERATÖR
SUPER MODERATÖR

Kadın
Mesaj Sayısı: 7039
Nerden: aquaticforum
Reputation: 90
Points: 7741
Kayıt tarihi: 23/01/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

PORTFOLYO HAZIRLAMA

Mesaj tarafından vgokhan Bir C.tesi Şub. 06, 2010 3:36 pm

Portfolyolar farklı alanlar için ve farklı amaçlar için hazırlanabilir.

  • Nedir portfolyo?
  • Hangi Amaçlar doğrultusunda portfolyo hazırlanır?
  • Iyi bir portfolyo sunumu için neler gereklidir?

gelin birlikte bakalım.
TANIM
Portfolyo,
belirlI bir amaç doğrultusunda değerlendiriciye göstermek için
hazırladığınız ve en iyi calışmalarınızdan oluşan bir kolleksiyon
sunumudur.
Tanımdanda anlaşılacağı gibi portfolyo sunumunuzun:
1. en iyi çalışmalarızdan oluşması,
2. belirli amaç doğrultusunda hazırlanmış olması,
3. değerlendiriciye (karar vericiler: editör, patron…) göstermek için hazırlanmış olması
yapılacak çalışma için anahtar bileşenlerdir.
AMAÇLAR
Portfolyo hazırlamasında farklı alanlar ve iş kolları için farklı amaçlar sözkonusu olabilir:
1. Bir programa kabul edilmek için güzel sanatlar fakültelerine (resim, fotoğraf…) aday öğrencilerin başvurularında,
2. Sanatçı Temsili veya sergi açmak amaçlı galerilere başvurularda.
3. İlgilendiğimiz sanat alanı veya çalışmamızın özetinin gerekli olduğu bir iş koluna başvururken,
4. Çeşitli sanatsal etkinliklerde (festival vs) portfolyo gösterme etkinliklerine katıldığınızda
vs girişimler için portfolyo hazırlamak yapılması gereken en temel çalışma olarak karşımıza çıkar.
Portfolyolar farklı amaçlaraların gerektirdiği değişik yaklaşımlarla
hazırlanabilir. Bu yazımızda genelde kabul gören uygulamalara
değineceğiz.
Portfolyo hazırlığına başlarken cevap bulmamız gereken iki önemli sorumuz var:
1. İçine ne konulmalı?
2. Nasıl Sunulmalı?
Aynı portfolyoyu farklı editörlere sunduktan sonra, gerek kendiniz
için aldığınız eleştirilerde ve gerekse değerlendirilen diğer
adayların almış oldukları eleştiriler ile edindiğiniz izlenimlerde
farklı seçiciler arasında ortak görüşler olmasına karşın aynı konuda
farklı değerlendirmelerin olduğu görülebilmektedir.
PEKİ BAŞARILI OLMASI BEKLNEN BİR PORTFOLYO SUNUMU NELERİ GEREKTİRİR?
A. BAŞARI İSTEĞİNİZ ve HEYECANINIZI YANSITMALI
Yeteneklerinizi sunarken, değerlendirmeyi yapacak olan kişi,
fotoğraflanızı ve duygularınızı izleyiciye aktarabildiğinizi / ceğinizi
algılayabilmeli. Tarzınızı kavrayabilmeli ve potansiyelinizi
görebilmeli. Adanmışlığınızı, portfolyonuzdaki heyacanınızı, öğrenmeye
yeteneğiniz ve isteğinizin olduğunu görebilmelidir. Ne kadar deneyimsiz
olduğunuzun önemi yok.
Portfolyomuz Fotoğrafdaki Düzeyimiz, Ciddiyetimiz ve de Tarzınızı Yansıtmalıdır.
Yeni Mezun öğrenciler için, portfolyo içine konulacak çalışmalar
genellikle sınıfta verilen ödevler, stajlar ve daha çok öğrencilerin
kendi özel zamanlarında ürettikleri işlerden oluşmalıdır.
Portfolyo bir işveren tarafından değerlendiriliyor ise, spot haber,
foto-hikayerler ve spor haberleri gibi değişik görevler verildiğinde ne
kadar değişken olabileceğinize bakılacaktır. Portfolyonuzdaki en yeni
çalışmanın yaşına, istikrarlı fotoğraf çekip çekmediğinize veya uzun
süreli “düşük üretkenlik” dönemlerinizin olup olmadığına bakılacaktır.
Portfolyonuzun olabildiğince mükemmel görünmesini sağlamalısınız. Bu
itina işveren veya okula çalışmalarınız konusunda kendine saygı ve
değer verdiğinizin bir göstergesi olacaktır. İşe alınma ve yatırım
yapılmaya veya programa kabul edilmeye değer olup olmadığınızı
gösterecektir.
Portfolyo
sunumunda fiziksel biçim, portfolyonuzu inceleyecek kurumun belirttiği
sunum kabul sartlarına da bağlıdır. Fiziksel biçim: Slaytlar, Montajı
yapılmış baskılar, CD veya DVD uzerinde Digital görüntüler veya bir WEB
Sayfası olabilmektedir. Slayt yada Dia-pozitif sunumlar günümüzde artık
pratikliğini yitimiştir. İyi tonlanmış, basit bir sekilde biraraya
getirilmiş, iyi tasarlanmış ve bir CD üzerine kayıt edilmiş sunumlar
inceleme için daha idealdir. WEB sitesi üzerinden fotoğrafların link
verilmek sureti ile sunumları da pek sevimli değildir.
Günümüzde artık kurumlar ve işyerleri portfolyo kabul ederken
istendikleri standartları duyurmaktadırlar. Hazırlık yapılırken bu
istekler dikkatle yerine getirilmelidir.
B. ENAZ AŞAĞIDAKİLERİ İÇERMELİ
1. Kapak Yazısı,
2. Güncel Özgeçmiş,
3. 3-4 Referans,
4. Her bir fotoğrafı kısaca anlatan bir tablo,
5. Fotoğraflar (Çalışma örnekleriniz),
6. Geri Gönderme ücretini de içeren zarf / ambalaj (posta yolu ile kabuller için).
7. Var ise değerlendiricilerin talep ettikleri bilgi ve belge.
C. KOLAY BAKILABİLMELİ
1.
Tutarsız bir düzenleme ile hazırlanmış bir sunumla değerelendirenlerin
zamanını gereksiz yere fazladan almayın. Anlatımlar, bilgiler,
fotoğraflar… tutarlı bir sıra be bakış düzeninde hazırlamış olmanız
gerekir.
2. Portfolyonuzun en rahat nasıl inceleyeceklerini düşünüyorsanız (WEB, baskı, CD) o sunuş materyali ile sunun.
3.Emin olmak için veya emin olmadığınız hususlarda gerekiyor ise kendilerine sorun.
D. TEMİZ ve İYİ DÜZENLENMİŞ OLMALI
1. Sunumunuzun olabildiğince mükemmel olduğundan emin olun.
2. Çay ve kahve lekeleri, kir ve parmak izlerinin calışmalarınız uzerinde olmamasına dikkat edin.
3. Düzensizlik potansiyel bir işveren için reddedilme nedenidir. Bu durum işinize saygınızın olmadığını da gösterir.
E. EN ÜST KALİTEDE HAZIRLANMIŞ OLMALI
1. Kötü slide reprödüksüyonları veya kötü tonlanmış sayısal
görüntüler reddedilme nedenidir. Fotoğraflar renk sapmaları veya kotü
işlenme nedeni ile doğru olmayan renklerle sunulmamalıdır.
2. İtinasızlıklar nedeni ile, değerlendiricinin görüntüyü incelerken algısı ve dikkatinin kaçmasına yol açılmamalıdır.
3. Fotoğraflarınızın çok koyu veya açık görünmemesine dikkat edin.
4. Portfolyonuzu inceleyen baskılarınızın sayısal olup olmadığını anlamamalıdır.
5. Toz ve tüy nokta izleri baskılar üzerinde düzeltilmelidir.
F. İÇİNDEKİLER SIRALI OLMALI
Portfolyo çantasındaki (klasöründeki) her bir cebe:
1. Kapak Yazısını,
2. Özgeçmişinizi,
3. Referanslarızı,
4. Kontak baskı sayfalarını,
5. Fotografları anlatan tabloyu, ve
6. Fotoğraflarınızı
sıralı yerleştirin.
G. KAPAK YAZINIZ
1. Amacınızı belirtin.
2. Kısa ve anlaşılır olsun.
H. ÖZGEÇMİÇİNİZ
1.Net ve somut olun.
2.Potansiyel bir işveren bütün yeterliliklerinizi özgeçmişinize
bakarak görebilmeli, siz’nle ilgili gerekli bilgilere araştırıp /
soruşturarak ulaşmak zorunda kalmamalıdır.
I. FOTOĞRAFLARINIZ
En zor ve zaman alıcı kısım portfolyoya koyacağınız fotoğraların seçimidir.
1. Portfolyonuz yetenek düzeyiniz ve yaratıcılığınız hakkında bir fikir vermelidir.
2. Hangi fotoğralarınızın yer alacağı ve ne kadar fotoğrafın olması gerektiği hususunda net bir kural yoktur.
3. Fotoğraflarınız aşağıdaki konularda ne kadar başarılı olduğunuzu gösterecektir:

  • Bir anlatım uslubu gliştirip geliştirmediğiniz,
  • Kamerayı nasıl kullanmanız gerektiğini anlayıp anlamadığınız,
  • Doğru pozlamayı yapıp yapmadığınız,
  • Fotograf için doğru lensi seçip seçmediğiniz,
  • Kompozisyon yeteneğiniz,
  • Işık ve aydınlatma bilginiz,
  • Anı yakalamadaki yeteneğiniz,
  • Alan derinliğini ve çekim hızını kullanmanızdaki yeterlilğinizin

bir göstergesi olacaktır.

vgokhan
SUPER MODERATÖR
SUPER MODERATÖR

Kadın
Mesaj Sayısı: 7039
Nerden: aquaticforum
Reputation: 90
Points: 7741
Kayıt tarihi: 23/01/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: FOTOĞRAFLARIMIZI HANGİ DOSYA FORMATINDA SAKLAMALIYIZ?

Mesaj tarafından vgokhan Bir C.tesi Şub. 06, 2010 3:38 pm

J. GERİ GÖNDERME
Portfolyonuzun geri gönderimi postadan veya kargo ile yapılacak ise,

  • posta ücreti ödenmiş,
  • üzerinde adres ve yeterli bilgi bulunan,
  • boyutları uygun ve korunaklı geri gönderilme zarfı veya ambalajı

ile gönderi yapmayı unutmayın.
K. EDİTÖRLERİN KARŞILAŞMAK İSTEMEDİKLERİ DURUMLAR
1. Birşeylerin kopyaları niteliğindeki fotoğrafları sunmayın.
Örneğin, bir bilboard da yeralan görüntünün tamamı, ünlü sanatçıların
tam kadraj görüntüleri gibi fotoğrafın tüm görüntü yüzeyini içerdiği
fotoğraflar.
2. Fotoğrafların kötü teknik kalitede olması ve zayıf sunumu, koyu ve kaçmış renklerle kötü baskısı gibi .
3.Zayıf düzenlenmiş, gönderenin ne yaptığı, nerede çalıştığı vs
bilgilerin içinden bulup çıkarmanın zor oldugu, uzun ve sıkıcı
hazırlanmış kapak yazısı ve özgeçmişler.
4.Tasnif ve saklamanın zor olduğu uygun boyutta ve malzemeden yapılmamış geri gönderme ambalajları.
Güzel Sanatlar Fakülesine Giriş, Serg Açma amaçları başta olmak
üzere fotoğrfseverlerin çeşitli hedef ve ihtiyaçları için portfolyo
değerlendirme desteği vermekteyiz. Değerlenirme desteğimiz ücretsiz
olup randevu için Vedat KONYALI 0532 – 456 4896 arayınız.
Vedat Konyalı
www.vedatkonyali.com
Atölye Çalışmaları Hakkında Bilgi Almak İçin TIKLAYINIZDİYAFRAM ve ALAN DERİNLİĞİ



(Depth of Field)
Alan Derinliği ile ilgili terimler ve ingilizce karşılıkları:
Aperture: Diyafram
Depth of Field: Alan Derinliği
Depth of Field Preview: Alan Derinliği Önizleme
Diyafram Öncelikli Çekim: Aperture Priority (Canon AV modu, Nikon ve diğer modellerde A modunda çekim)
Odak Uzaklığı: Focal Length
Alan derinliği, netleme yapılan objenin önü ve arkası arasındaki
bölgenin net olarak görülebilen uzunluğu olarak tanımlayabilriz. Alan
derinliği, fotoğrafı diğer sanat dallarından ayıran önemli bir
özelliktir. Çekilmek istenen fotoğraf için seçilen alan derinliği
fotoğrafçılar arasında farklılıklar gösterebilir ve görecelidir.
Bu yazımızda Alan Derinliğinine etki eden faktörleri vereceğimiz örneklerle nasıl kullanılabileceğimizi birlikte göreceğiz.
F-Stops
Lensinizdeki
farklı açıklıklar f/stoplar, f/sayıları veya f/değerleri adı verilen
bir dizi rakamlarla ifade edilir. F-değeri odak uzaklığının efektif
diyafram çapına bölünmesi ile elde edilir. Her bir f/değeri lensden
geçen belli bir ışık değerini temsil eder.
Daha
küçük sayılar açık diyafram f/değerlerini, daha büyük sayılar daha
kısık diyafram f/değerleri ile ifade edilirler. Kısık diyaframı ifade
eden büyük sayılar lensden daha az ışık geçişine neden olur. 1 Stopluk
ölçekde her bir f/değeri arasında bir adım yukarı geçiş (f:8 den f:11
örneğin) geçen ışık miktarını tam olarak yarıya indirir. Dolayısı ile
poz miktarı da yarıya iner. Diyafram ölçekleri bu yazının en sonunda
gösterilmiştir.
Alan derinliğine üç faktör etki eder:
1.Diyafram Açıklığı (f değeri olarak da ifade edilir)
2.Lens üzerinde seçilen Odak Uzaklığı
3.Konuya Olan Uzaklık (çekim mesafesi)
ALAN DERİNLİĞİNE ETKİ EDEN FAKTÖRLER ARASINDAKİ İLİŞKİLERE KISACA BAKALIM:
1.Daha kısık diyafram daha fazla alan derinliği verir. (Diğer iki faktör: çekim mesafesi ve odak uzaklığı aynı kalmak koşulu ile) Yukarıda verilen örnekte:
Soldaki Fotoğrafda çekim değerleri: lensin odak uzaklığı 70 mm, çekim mesafesi 130 cm, diyafram açıklığı f/2.8, ISO Değeri 200 dür.
Sağdaki Fotoğrafda çekim değerleri: lensin odak uzaklığı 70 mm, çekim mesafesi 130 cm, diyafram açıklığı, f/11, ISO Değeri 200 dür.
Soldaki fotoğrafda daha az alan derinliği (netlik derinliği) olduğu görülür. Erkek Manken Netleme noktası olarak seçilmiştir.
2.Odak uzaklığı kısaldıkça alan derinliği artar. (diğer iki faktör: diyafram açıklığı ve çekim mesafesi) aynı kalmak koşulu ile) Yukarıdaki Örnekte:
Soldaki Fotoğrafda çekim değerleri: Çekim mesafesi 140 cm, diyafram açıklığı f:5.0, odak uzaklığı 70mm, ISO değeri 200 dür.
Sağdaki Fotoğrafda çekim değerleri: Çekim mesafesi 140 cm, diyafram açıklığı f:5.0, odak uzaklığı 24 mm, ISO değeri 200 dür.
24 mm lens (veya odak uzaklığı) ile yapılan çekimde alan
derinliğinin 70 mm odak uzaklığında yapılan çekime göre daha fazla
olduğu görülür. Erkek biblo netleme noktası olarak seçilmiştir.
3.Çekim mesafesi arttıkça, alan derinliği artar. (diğer iki faktör: diyafram açıklığı ve odak uzaklığı aynı kalmak koşulu ile) Yukarıdaki Örnekte:
Soldaki Fotoğrafda çekim değerleri: Çekim mesafesi 100 cm, diyafram açıklığı f:6.3, odak uzaklığı 35 mm, ISO değeri 200 dür.
Sağdaki Fotoğrafda çekim değerleri: Çekim mesafesi 400 cm, diyafram açıklığı f:6.3, odak uzaklığı 35 mm, ISO değeri 200 dür.
4 metre mesafeden yapılan çekimde (sağdaki fotoğraf) Netlik /Alan
derinliği 1 metreden (soldaki fotoğaf) yapılan çekime göre daha fazla
olduğu görülür. Erkek Manken netleme noktası olarak seçilmiştir.
Alan
derinliğinin diğer önemli özelliği: netleme yapılan konunun önündeki
net mesafe konunun arkasındaki net mesafeden daha kısadır. Soldaki
fotoğrafda bibloya netleme yapılmıştır. 70 mm odak uzaklıgına ve f:5.0
diyafram açıklığında çekim yapılmıştır. Biblo ve şişeler makineye göre
10 cm eşit aralıklarla dizilmişledir. Etiketler üzerindeki yazılar
inceleniğinde biblonun arkasında kalan şişe etiketlerindeki yazıların
öndekilere göre simetrik dizilimde daha net ve anlaşılır olduğu
görülmektedir. Kadın biblo netleme noktası olarak seçilmiştir.
NE ZAMAN AÇIK NE ZAMAN KISIK DİYAFRAM KULLANMALI?
Bilinçli bir fotoğrafçı hangi durumlarda az veya fazla alan derinliği ve kullanması gereken diyafram değerini bilir.

  • Genellikle
    manzara fotoğraflarında kompozisyonun her noktasının net olması istenir
    bu nedenle kısık diyafram değerlerinin kullanılması (35 mm makineler
    SLR /D-SLR için f:11, f:16) yani alan derinliğinin artırılması
    önerilir. Soldaki manzara fotoğrafında f:16 diyafram değeri kulanılmış
    ve netleme noktası için sağdaki ağaç gövdesi seçilmiştir.
  • Portre
    ve yaşam fotoğraflarında, ön ve arka plan ilişkisinin birlikte
    gösterilmesindeki niyetin ne olduğu ve vurgunun ne olduğuna bağlı
    olarak alan derinliği (diyafram değeri) tercihleri farklılık gösterir.
    Burada omak neye benzer? izlenimi yaratılmak istenen yaşam ve
    manzaranın içiçe olduğu fotoğraflarda yüksek alan derinliği tercih
    edilmesi önerilir. Bazı durumlarda istenmeyen arka plan detayının esas
    vurgulanmak istenen konudan dikkati alıp götürmemesi için açık diyafram
    (küçük f değerleri f:1.4, f:2.8, f:3.5…) kulanılarak soyutlamaya
    gidilebilir. Yukarıda solda Taş-Makas-Kağıt oyunu oynayan çocukların
    çekiminde 2.8 diyafram değeri kullanılmış, netleme çocukların yüzü ve
    el bölgesine yapılmıştır.

Benzer şekilde macro veya close-up çekimlerde alan derinliği oldukça sınırlı kullanılır.

Alan Derinliği Ön İzleme Tuşu
TTL (through the lens) kameralar için seçilen diyafram, odak
uzaklığı ve çekim mesafesi için alan derinliğinin durumu alan derinliği
ön izleme tuşuna basılarak çekim öncesinde kontrol edebiliriz. Solda
Canon Mark II için marka etiketinin yanında alan derinliği ön izleme
tuşunu görüyorsunuz. Makine imalatşısı ve makine modeline göre tuşun
yeri farklılık gösterebilmektedir.
Sırası ıle 1, 1/2 ve 1/3 stop aralıklarında kullanılan F/Scale ölçekleri aşağıdaki gibidir.

Manuel lenslerin yaygın olarak piyasaya verildiği dönemde 1/2 dtop adımlarla lensler üretilirken,
günüzde imalatçılar 1/3 stopla degişen daha kısa diyafram aralıklarında
lens üretimi yapmaktadırlar.
Vedat Konyalı
www.vedatkonyali.com
Temel Fotoğraf Bilgilerine ilişkin eğitim ve uygulamalar Temel Fotoğraf Atölyemizde gerçekleştirilmektedir.
Atölye Çalışmaları Hakkında Bilgi Almak İçin TIKLAYINIZ




vgokhan
SUPER MODERATÖR
SUPER MODERATÖR

Kadın
Mesaj Sayısı: 7039
Nerden: aquaticforum
Reputation: 90
Points: 7741
Kayıt tarihi: 23/01/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

MANZARA FOTOĞRAFI &#8211; 2 Öneriler

Mesaj tarafından vgokhan Bir C.tesi Şub. 06, 2010 3:40 pm



(Landscape Photography)

ETKİLİ MANZARA FOTOĞRAFI İÇİN ÖNERİLER

Manzara
fotoğrafçılığı fotoğraf çekmenin ötesinde insanları doğa ile biraraya
getiren bir aktivite olduğu için fotoğraf amatörleri arasında belkide
çekim tekniği olarak en fazla yönelilen branşlardan birisi haline
getirir. İyi fotoğrafı bulup çekmek bir maceradır. Düşünülen fotoğrafı
arayıp bulmak, karşımıza çıkan sahneyi en iyi nasıl
fotoğraflayacağımıza dair arayış, doğru bir çekim noktası bulmak,
mevsimlerin ve gün boyu akan giden zamanın peşinden değişen ışık
koşullarına karşı bir yarıştır manzara fotoğrafı.


Aşağıdaki
vereceğim öneriler genelde bütün manzara fotoğrafları için
uygulanabilir olmakla birlikte, doğada karşınıza çıkan değişken
koşullara göre muhakeme ederek uygulamanız manzara fotoğraflarınızda
yetkinliğinizi geliştirecektir. Gelin iyi bir manzara fotoğrafını oluşturan etkenler nelerdir birlikte inceleyelim:


Bir Odak Noktası (İlgi Odağı) Kullanın: Fotoğrafa bakıldığında gözün öncelikle yöneleceği bir odak noktası seçilmelidir. Fotografta ilgi odağınızın olmaması halinde hızla bakılıp geçilen bir fotoğraf kimliğine sahip olacaktır. Ön plana
yerleştirilmiş bir obje manzaranın çerçevelenmesine yardımcı olur,
derinlik hissi vererek üç boyutlu görüntü izlenimi yaratır, izleyicinin
daha kolay fotoğrafa girmesine ve orda olma hissine ulaşmasına yardımcı olur. Harmonisi olan bir fotoğrafı çekmek için, altın oran kuralına göre (rule of thirds) ilgi odağını merkezin dışına yerleştirin.


Ufuk çizgisinin
manzaranın ortası yerine, çerçevenin üstünden veya altından ve 1/3
oranında kenardan uzağa yerleştirilmesi oranları itibari ile daha iyi
bir görüntü verir.Mavi
Gökyüzü ve dramatik bir atmosferle bulutların hakim manzara
fotoğraflarında ufuk çizgisi 2/3 gökyüzüne verilebilir. Gökyüzünün çok
özellik arzetmediği durumlarda, bu oranın 1/3 gökyüzü 2/3 yeryüzü için
uygulanması tavsiye edilir.


Ölçek, manzaranın
anlaşılmasında önemlidir. Manzarada bilinen boyuta sahip bir objenin
dahil edilmesi ile ölçek / boyutların algılamabilmesi kolaylaştırılır.
Doğal bir biçimde manzaraya dahil edilen insanlar, hayvanlar veya diğer
bilinen objeler ölçeğin gösterilmesi için uygun elemanlardır.


Işık, bütün fotoğraflar için olduğu gbi iyi
bir manzara fotoğrafının en önemli malzemesi ışıktır. Bunalımlı,
dramatik veya yaygın formlarda ilginç aydınlanma için beklemek /
yakalamak akılda kalıcı bir fotoğrafı çekebilmek için gereklidir. Bir
çok durumda iyi manzara fotoğrafı açık havanın hakim olduğu günlerde
gün doğumundan 2 saat sonra veya gün batımından 2 saat önce
fotoğraflanır. Şelaleler en iyi bulutlu, kapalı veya yağmurlu günlerde
fotoğraflanır. Gün ortası ışığı genellikle düz ve sıkıcı görüntülere
neden olur. Mevsimler arasında ışığın konumu değişir. Özellikle ışığın
daha yatay olduğu ilkbahar, sonbahar ve kış aylarında tamgün çekim
yapılabilmektedir. Gün içi ışık ve hava koşullarındaki farklılıklar da
değişik seçenekler sunabilmektedir.


Alan Derinliğini En Üst Seviyede Uygulayın: Kayaya
kazınmış bir kural olmamakla birlikte, yüksek alan derinliği
kullanmak fotoğraflarınızdaki detayların tamamı ile net ve keskin bir
şekilde izleyiciyle buluşmasını sağlayacaktır. Yüksek alan derinliğinin
büyük f değeri ile (daha küçük diyafram deliği) gerçekleştirildiğini
hatırlayalım. Mevcut aydınlanma koşulları altında lensden daha az ışık
geçeceğinden daha uzun pozlama süresi gerekecektir. Bu durumda
karşımıza çıkacak çekim netsizliği riskinin üç ayak kullanılarak veya
ISO değerini grenleri fazla irileştirmeyecek kadar daha yükselterek
geçilebilir.


Bakış Açınızı Değiştirerek Denemeler yapın:
Çekmeyi düşündüğünüz manzarayı sadece ilk gördüğünüz noktadan değil,
uzaktan, yakından, ağaç veya tepe üzerinden… değişik bakış açılarından
fotoğraflayarak daha ilgnç görüntüler elde etmeye çalışın.


Anı yakalayın,
bir çok fotoğrafçı manzara fotoğraflarının hareketsiz görüntüler
olduğunu düşünür. Bu yaklaşım tamamıyla doğru değildir. Uçankuşlar,
hareket eden bulutlar, dalgalar, rüzgarda dalgalanan ağaçlar ve
tarladaki hafreket kalindeki başakların… fotoğraflarını çekerken düşük
enstantane (çekim hızınızı) ile de çekim yapmayı deneyin.


Manzara fotoğrafı çekerken, öndeki objeyi aydınlatma gereksinimi duymadığınız durumlarda, makinenizin flaş
‘ını kapatın. Tozlu, mistik veya sisli manzaralarda flaş kullanımı, toz
ve pus zerreciklerinin yansımasına ve parlamaya (flare) neden olabilir.


Çizgiler / Hatlar. Kompozisyon kurallarını aklınızdan çıkarmayın.

Çizgiler, izleyiciyi
fotoğrafınızın içine çeker ve fotoğrafın içine giren izleyici bu
noktadan sonra fotoğarafınızın içinde gezinmeye başlar. Çizgiler aynı
zamanda derinlik ve ölçek hissi verir, fotoğrafa giriş kapısını
hazırlar ve fotoğrafınızda ilgi odağının oluşmasına yardımcı olur.


Keskinliğı garantilemek için, özellikle düşük ışık koşullarında üç ayak (tripod) kullanın. Daha
kısık diyafram (yüksek f değeri) kullandığınız durumlarda, duyarkat
üzerine daha az ışık düşer. Dolayısı ile daha düşük çekim hızı
kullanmaya zorlar. Elle çekimlerinizde en ufak bir kamera hareketi olsa
bile kamera sallantısından kaynaklanan netsiz fotoğraf elde etme
riskiniz artacaktır. Bu akıbete uğramış fotoğraflarınızı büyüterek
dikkatlice baktığınızda netsizlikleri kolaylıkla farkedersiniz.


Keskin sonuçlar ve ince grenler için düşük ISO değerleri kullanın.
Çok düşük ışık koşullarında, uygun pozlama ve iyi alan derinliğini
sağlayacak hızlı film veya gren taneciklerinin abartılı görülmeyeceği
seviyeye kadar digital makine ISO ayarı seçebilirsiniz.


İstenmeyen Detaylar:
Özellikle manzara içinde önplanda yeralan üstten geçen teller, sulama
hortumu, sırık, teneke kutulara dikkat edin. Eğer bu tür şeyleri
kolaylıkla atamıyorsanız, çerçevenizin dışında bırakacak şekilde
açınızı değiştirerek yeni bir pozisyon alın.


Hava Koşullarını Çalışın: Manzara
fotoğrafçılarının hava ve ışık koşullarında farklılıklar
olabilmektedir. Parçalı bulutlu ve güneşli gökyüzü,tamamıyle bulutla
kaplı vya tamamıyla güneşli ve berrak gökyüzü tercihleri
olabilmektedir. Doğru hava yoktur, sadece tercihler ve farklı tarzlar
bulunmaktadır.


Hava koşullarının etkili manzara çekiminde sizi engellemesine izin vermeyin. Yağmur manzaranıza belli bir derecede softluk ve barış katabilir.

Manzara fotoğrafları genellikle panoramayı göstermek için yatay konumda (landscape) çekilirler.
Pozlama: Rüzgar
eserken veya su hareket ederken – dalgalar, şelaleler, gürleyerek akan
ırmak, tarlada rüzgar esintisi ile hareket eden
başaklar– bu hareketleri düşük enstantane kullanarak netsizlik yaratmak
manzara fotoğrafı üzerindeki ilgiyi artıracaktır. Düşük enstantane
kullanırken, uygun diyafram seçimi ile doğru pozlama yaptığınızdan emin
olun. Günümüz
makinelerinde bu durumların fotoğraflanmasında Enstantane Öncelikli
Çekim modu (Shutter Speed Priority Mode – S/SS/TV) kullanılarak çekim
gerçekleştirilebilir.
Vedat Konyalı
www.vedatkonyali.com
Atölye Çalışmaları Hakkında Bilgi Almak İçin TIKLAYINIZ



vgokhan
SUPER MODERATÖR
SUPER MODERATÖR

Kadın
Mesaj Sayısı: 7039
Nerden: aquaticforum
Reputation: 90
Points: 7741
Kayıt tarihi: 23/01/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

MANZARA FOTOĞRAFI &#8211; 1 Tarzlar

Mesaj tarafından vgokhan Bir C.tesi Şub. 06, 2010 3:41 pm



(Landscape Photography)

Manzara,
tek bir noktadan görüldüğü şekli ile bir sahnenin bir bölümü veya
parçasıdır. Tipik bir manzara fotoğrafında, görüntü içerisinde çok
küçük olmaları ve kompozisyonu içerisinde ölçeği gösterme amacı
taşıdığı sürece hayvanlara ve insanlara yer verilebilir. Bazı
fotoğrafçılar deniz kıyısı ve insan eli ile oluşturulmuş yapıların bir
manzara fotoğrafında yeralmaması gerektiği ve bunları içeren
görüntülerin daha doğru bir biçimde deniz-manzarası (seascapes) veya
şehir manzarası (urban landscape) olarak adlandırılmalarının daha doğru
olacağı üzerine hemfikirdirler.


Net
bir yaklaşımla, bir manzaranın bir kara parçası ve içindeki doğal
unsurların resmi olduğu düşünülürse bunlar doğru olabilir. Bununla
birlikte, doğal bir manzara görüntüye hakim olduğu halde, uzak bir
mesafede bir çiftlik evi, ufukta bir şehir görüntüsü veya ön planda bir
yol veya patikayı içerse bile elde edilen görüntü bir manzara fotoğrafı
olarak adlandırılabilir.


Şehir manzarası (urban landscape),
manzara tarzında çekilmiş, şehir ve endüstriyel manzara
fotoğrafçılarının, binalar ve insan yapımı unsurları, grafik
kompozisyon elemanları ile bir doğa manzara fotoğrafında dağ ve ağaçların kullanıldıkları tarzda ve aynı biçimde yer verilmesi ile oluşturulmuş şehir fotoğraflarını tanımlar.


ÜNLÜ YÜZLER

Batı
Amerika ‘nın ikonik siyah beyaz fotoğraflarını üreten Ansel Adams,
David Muench, Galen Rowell ve Edward Weston en dikkate değer Amerikan
Manzara Fotoğrafçılarıdır.


William
Henry Jackson ‘un fotoğrafları 1872 de Yellowstone Ulusal Parkının
(Yellowstone National Park) kurulması ile ABD ‘de Ulusal Park
Sisteminin (National Park system) oluşturulmasına öncülük etmiştir.


MANZARA FOTOĞRAFINDA TARZLAR

Manzara fotoğrafında üç değişik tarz günümüzde tanımlanmaktadır:



  1. Anlatımsal (representational)


  2. Etkileyici (impressionist)


  3. Soyut (abstract)


TANIMLAYICI veya ANLATIMSAL (REPRESENTATIONAL)

Bu
tarzda en iyi örnekler, sahneyi en doğal ve gerçekçi tarzda, görsel
veya sanatsal manipülasyon içermeden aktaran görüntülerdir. Direkt
tanımlayıcı tarz olarak da adlandırılır – görüntüde ne görürseniz onu
alırsınız. Başarılı görüntüler basit çekimler değildir. Kompozisyon ve
detaya önem verilir. Işık, zamanlama ve hava koşulları kritik
unusurlardır.


ETKİLEYİCİ / EMPRESYONIST (IMPRESSIONISTIC)

Empresyonist
manzara fotoğrafçısı hayal veya yakalanması zor kalitelerdeki
görüntüleri üreten fotoğraf teknikleri kullanırlar. İzleyene gerçeğin
berrak bir sunumundan ziyade bir izlenim etkisi verilir.


SOYUT (ABSTRACT)


Bu
tarzda, fotoğrafçı sahnenin parçalarına grafik unsurlar olarak
davranır. Doğal unsurlar genel olarak tanınamaz bir biçimde
yorumlanır.Dış görünüş, renk ve biçim önceliği alır. Unsurlar kıyas
veya zıtlık için biraraya getirilirken, aşırı close-up (yakın çekim),
aşırı az pozlama ile silüet görüntüye indirgeme, ve benzeri teknikler
kullanılabilir. Soyut yaklaşımda tasarım, tanınabilir anlatımdan daha
önemlidir.






Vedat Konyali

www.vedatkonyali.com

Atölye Çalışmaları Hakkında Bilgi Almak İçin TIKLAYINIZ



vgokhan
SUPER MODERATÖR
SUPER MODERATÖR

Kadın
Mesaj Sayısı: 7039
Nerden: aquaticforum
Reputation: 90
Points: 7741
Kayıt tarihi: 23/01/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

POZ ve STOPLAR

Mesaj tarafından vgokhan Bir C.tesi Şub. 06, 2010 3:42 pm


(EXPOSURE and STOPS)
POZ – EXPOSURE (POZ DEĞERİ – EXPOSURE VALUE – EV)
DIYAFRAM – APERTURE (A/AV)
ENSTANTANE – SHUTTER SPEED (S/SS/TV)
ISO / ASA – DUYARKAT HIZI
Nedir bunlar? Fotoğrafa başladığımızda sık karşılaştığımız fakat
anlamını ve ne işe yaradıklarını kolay oturtamadığımız kavramlar. Bu
yazımızdan itibaren takipeden yazılarımızda bu konuları ayrı ayrı
örnekleri ile işleyeceğiz..
POZ / EXPOSURE
Poz, en basit tanımı ile fotoğraf çekme süreci içerisinde fotoğrafın
kayıt edileceği veya algılayacağı yüzeye (veya ortama) düşmesine izin
verilen ışık miktarıdır.
Ister digital sensör çipleri olsun ister film yüzeyine kimyasal
yolla uygulanmış gümüş grenleri olsun hepsi için aynı durum geçerlidir.
Ekran, baskı veya slayt olsun, herhangi bir fotografik ortamdaki
belirli bir bölgeye düşen ışık miktarı miktarı arttıkça yeniden
üretilen / basılan o bölge daha aydınlık olacaktır. Gerçek dünyada
parlaklığın değişkenliği gözümüzle algılayabildiüimizin çok
üzerindedir. Kumsalda gün ortasında herhangi bir nesnenin aydınlanma
şiddeti (üzerindeki parlaklık) ay ışığında aydınlatılmış olmasına göre
4000 kez daha fazladır. Parlaklık ‘Exposure Value’ veya EV ‘Poz Değeri’
cinsinden ölçülür.
0 (sıfır) EV, f:1.0 değerinde görüntünün 1 Sn pozlandığı şeklinde
tanımlanır. 0 dan 1 adım yukarı veya 1 adım altı değişim iki faktörlük
bir değişimdir. EV 1, EV 0 dan iki kez, EV3 sekiz misli daha
parlaktır, EV -2 ise 1/4 ü kadar parlaktır.
STOP
Bir EV bir adım yukarı (ikiye katlama) veya aşağı (yarıya indirgeme) bir stop olarak adlandırılır.
Bu yazı sona erdiğinde öğrenilmesi gereken tek şey budur.
Fotoğrafçılar ışık ve poz ayarları üzerinde stop değerleri ile
konuşurlar. Bir stop, fotoğrafçılıkta, POZ ÜÇGENİ üzerinde her üç
noktadan birisinin (ISO, Enstantane ve Diyafram) farklı ayarı/değeri
ile ifade edilir. Bir fotoğrafçı olarak öğrenebileceğiniz en faydalı ve
en önemli şey, ışık düzeylerine göre içinizde sezgisel duyarlılığınızın
oluşmasıdır. Başka bir deyişle, fotoğraf makinesinin arkasına
geçtiğinizde bir fotoğrafa bakarken 2/3 veya 1 stop yükseltilmesi /
azaltılması gerektiğini görebiliyorsanız etkin ve başarılı bir
fotoğrafçısınız demektir.
POZUN KONTROLÜ ve POZ ÜÇGENİ (exposure triangle)
Çok farklı parlaklık seviyelerini belirleyebilmek için makine
sensörüne düşen ışık miktarını kontrol edebilmemiz gerekmektedir. Bunu
poz üçgeninde yeralan bir veya daha fazla noktayı ayarlayarak yaparız.
Bu üç nokta ISO, Enstantane ve Diyaframdır.
Diyafram, genişleyince daha çok ışık, daralınca daha az ışık
miktarlarının geçişine izin veren ayarlanabilir bir gözbebeği veya
açıklıktır.
Estantane, sensörün (veya film, fotoğraf kagıdı) üzerine ışığın
geçiş kapısıdır, ve sensörün daha az veya fazla ışık alması için
değişik zaman süreleri ile açık kalabilir.
ISO, makine içindeki filmin ışığa duyarlılığıdır. Digital
kameralarda, ‘kazanım’ veya sensör tarafından toplanan bilginin
yüksekliği olarak ifade edilir. Filmin yoğun kullanıldığı günlerde, ISO
değişikliği film değişikliği anlamına geliyordu. Her farklı hızdaki
filmin farklı bir ISO değeri vardı. Filmin bitimine kadar bu ISO değeri
aynen kullanılmak durumundaydı. Bugün ise, ISO değeri, sayısal
kameralarda tek tuş basışı ile her bir poz için değiştirilebilmektedir.
Poz üçgenindeki bu üç değer pozu kontrol etmek için birlikte
çalışır. Poz üçgeninin ortasında makienizin pozometresi (poz ölçeri)
yeralır.
GÖZETİLMESİ GEREKEN DENGELER
Pozu kontrol etmek için kullanılan her bir yöntem farklı etkileri ile fotoğrafın üzerinde değişik sonuçlar üretirler:
Enstantaneyi
artırmak ışığı azaltır ve hareketi dondurur. Ensantaneyi azaltmak daha
fazla ışığın geçişine imkan verir, fakat perde açıkken hareketin netsiz
çıkmasına neden olur (Hareketin uzaması). Düşük enstantane kullanımı
nedeni ile hareketin uzaması veya hareket etkisi netsizliği Ingilizce Motion Blur olarak ifade edilir.
Diyaframın
kapatılması duyarkat üzerine düşen ışığı azaltır, fakat alan
derinliğini artırır, görüntü üzerindeki netleme keskinliğini artırır.
Diyaframın açılması daha fazla ışık geçişine izin verir, fakat alan
derinliğini azaltır, buda daha az netleme derinliği demektir. Alan
derinliği kaynakalarda İngilizce Depth of Field olarak adlandırılır.
ISO,
duyarkat üzerinde toplanan ışığı yükseltir. Fakat çipdeki kumlanma
(noise) de daha yuksek ISO değerlerinde gittikçe artar. ISO için
ingilizce ISO Sensitivity, Türkçe ‘de Duyarkat veya sayısal ifade ile Sesnör Hızı olarak anılmaktadır.
Bütün bu özellikler fotoğrafta yaratıcı amaçlar için kullanılabilir.
Daha az alan derinliği portrelerde artistik bir karakter kazandırır,
daha düşük enstantane kulanımı hareket hissi yaratır. Iyi bir
fotoğrafın çekilmesi, fotoğrafçının gözüne hoş görünen bir karakterde
ve poz üçgenindeki her bir değişkenin bilinçli bir tercihi / kullanımı
ile iyi pozlanmmış bir görüntü ile sonuçlanır. Ayarların bilinnçli
olarak değiştirilmesi, fotoğrafçı için yaratıcı seçenekler arasında bir
denge kurmak demektir.
EV ÖDEVİ
1.Makinenizi elle çekim moduna alın (M), poz üçgenindeki üç
değişkenin yerlerini bulun: ISO - Enstantane (S/SS/TV) – Diyafam (A/AV)
2.Makinenizi full otomatik çekim moduna getirin, farklı
çerçevelemeler yapınve deklanjöre yarım basın ve hangi poz ayarlarını
önerdiğine bir bakın. Sonra Manual (M) çekim moduna gelin, önerilen
ayarları elle yapın ve fotoğrafı çekin. Elle ayarları yapma konusunda
kendinizdeki pratiğin geliştiğine ninana kadar çalıimayı tekrarlayın.
3.Yukarıdakı ödevdeki yöntemle, farklı çerçevelemelerde makinenin
hangi poz değerini önerdiğine bakın. Fotoğrafı her bir poz kontrol
değişkenini bir stop aşağı ve yukarı değiçtirerek ayarlamalar yapın.
Sonuç fotoğrafların görüntülerindeki farklara bakın.
4.Siyah ve beyaz ağırlıklı kontrast sahnelerde (güneşli bir günde
koyu gölgeler ve aydınlık kısımlar) pozlamad zorluk yasanacaktır.
Otomatik ayarda çekin ve sonuca bakın. az veya fazla pozlanmış
alanlarda detayı görebilmek için ne kadar elle ayarlama yapılması
gerektiği konusunda bir fikir yürütün. Ne kadar doğru tahmi
yapıyorsunuz alıştırma yapın.
5.Bu desleri sanatsal olarakda uygulayın. Kasıtlı olarak az ve fazla
pozlanmış fotoğraflar (yüksek ve düşük anahtar fotoğraflar) veya az
veya fazla pozlanmış alanlar olmaksızın otomatik pozlamalar üzerind
değişüklikler yapın.
Vedat Konyalı
www.vedatkonyali.com
Atölye Çalışmaları Hakkında Bilgi Almak İçin TIKLAYINIZIŞIK PATLAMASI ‘nın YARATICI KULLANIMI



(LENS FLARE)
Güneş
gibi kuvvetli bir ışık kaynağına karşı yapılan çekimlerde
istenmeyen lens içi ışıma ve parlamaları (Lens Flare) çok basit bir kaç
bilgi ve deneme ile estetik çalışmalara dönüştürebiliriz. Nasıl
yapabiliriz:
1. GÜNEŞE KARŞI ÇEKİM YAPIN

Lens Flare (Lesn İçi Işıma) güçlü ışık ışınlarının lensinizden
geçerken oluşan bir durumdur ve ışık patlamasına neden olur. Işığın
yönünü kullanabilme, lens parlamasının olduğu fotoğrafları çekerken
anahtar faktördür.
2. SİLÜETLER

Arkasına güneşi yerleştirerek fotoğraflayacağınız konunuyu önünüze
yerleştirin. Silüet çekerken konunuz arkadan aydınlatılmış olacaktır.
Patlamalar enaza indirgenmiş olacaktır.
3. MANUEL (M) POZLAMA MODUNU KULLANIN

Makineniz fotoğrafladığınız manzaranın toplam ışık miktarını dikkate
alarak poz değeri verecektir. Eğer fotoğraf makinenizin pozometresinin
verdiği değerlere itibar ederseniz, ışık miktarını kompanse etmeye
çalışan bir silüetle karşı karşıya kalacaksınız. Manuel çekim arkadan
gelen aydınlatma için aşırı telafiuygulamanıza imkan verecektir. Fazla
pozlanmış arka plana rağmen konunuz mükemmel bir şekilde aydınlatılmış
olacaktır.
4. BİR AÇIDAN ÇEKİM YAPIN:
Lens Flare (Işık patlaması) olan bir fotoğraf istiyoruz (sadece
fazla pozlanmış fotoğraf değil), bir şeyi hatırlamakda fayda var:
Güneşe karşı kameranın pozisyonu! Güneşe karşı fotoğraf çekebilmek
için kendinizi yere oldukça yakın konumlandırmalısınız. Özellikle yaz
aylarında saat 11:00-14:00 aralığında gün ortasında Lens Flare ‘nın
(ışık patlaması) için güneş ışığının en iyi yönetilebildiği zaman
aralığıdır. İstenmeyen ışık saçılmalarını enaza indirmek için
lensinizin önündeki filtreyi çıkarabilir ve/ya prime lens
kullanabilirsiniz.
5. NETLEMENİZİ İYİ KONTROL EDİN

Kameranız çerçeveniz içerisinde en iyi aydınlatılmış objeye netleme
yapacaktır. Güneşe karşı çekim yaparken, istediğiniz noktaya netleme
yapmakta zorlanırsınız. Güneşe karşı çekimlerde, Autofocus (otomatik
netleme) netlemeden Manuel (elle netleme) Netlemeye geçmek daha rahat
çalışma imkanı verecektir.
Vedat Konyalı
www.vedatkonyali.com
Konuk Fotoğrafçılar: Ali Algül, Meral Aktaş








vgokhan
SUPER MODERATÖR
SUPER MODERATÖR

Kadın
Mesaj Sayısı: 7039
Nerden: aquaticforum
Reputation: 90
Points: 7741
Kayıt tarihi: 23/01/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

HANGİ DURUMLARDA ELLE NETLEME YAPILMALI?

Mesaj tarafından vgokhan Bir C.tesi Şub. 06, 2010 3:44 pm

(AF / MF) ?
Günümüz
Lens ve Makine teknolojisinde oldukça ileri seviyelere ulaşılmıs
olmakla birlikte, Elle Netlemenin (Manual Focus – MF) Otomatik
Netleme’ye (Autofocus – AF) tercih edilmesini gerektiren çekim şartlari
bulunmaktadır. Elle netleme ve otomatik netleme arasındakı geçişler
makine imalatçısının sunduğu tasarımlara bağlı olarak makine gövdesi
veya lens üzerinde yapılabilir. Peki, elle netlemenin gerekli olduğu
haller nelerdir? Birlikte inceleyelim:
1. MACRO ÇEKİMLER
Macro Çekimlerde alan derinliğinin az olması netlemenin mükemmel
yapılmasını gerektirir. Konunun istenmeyen bir alan aralığının veya
yanlış bir kısmının netlenmesi çekimde istenilmeyen sonuçların elde
edilmesine neden olur. Bu nedenle, macro lens ile yapılacak çekimlerde
hem makinenin hareketinin üç ayak kullanılarak engellenmesi hemde
çekimi yapılacak konunun hava akımı gibi nedenlerle hareketinin
önlenmesi gerekir. Macro çekimlerde elle netleme çalışma kolaylığı
sağlayacaktır.
2. YETERSİZ / DÜŞÜK IŞIK KOŞULLARINDA ÇEKİM
Düşük ışık koşullarının hakim olduğu çekim ortamlarında netleme
zorluğu yaşanır. Otomatik Netleme seçili iseö lensin netleme noktasını
seçemediği ve netleme yapmadan sürekli gelip gittiği olur. Bu durum
Özellikle hizli çekim yapmayı gerektiren durumlarda çekim sürecinin
uzamasına neden olur. Karşılaşılan bu tür problemlerde elle netleme
moduna (Manuel Focus) geçilerek bir referans netleme noktasının
seçilmesi. Netlemenin elle yapılmasını takiben çekimin tamamlanması
daha rahat çalışma imkani verecektir.
3. PORTRE ÇEKİMLERİ
Portre çekimlerinde özellikle gözlerin net olması istenir. Otomatik
netleme modunda deklanjöre yarım basılarak netleme göze yapılır,
deklanjöre tam basılarak çekim tamamlanır. Portre çekiminde zaman zaman
yüzün belirli veya sınırlı bir bölümünün netlenerek dikkatin bu bölgeye
çekilmesi, düşük alan derinliğinin kullanılması ve elle netleme
yapilarak daha kolay elde edilir.
4. CAM veya TEL ÖRGÜ ARKASINDAN ÇEKİMLER
Cam veya Tel Örgü Arkasından Çekim yapmaya çalıştığımızda
makinemizle sık sık netleme problemi yaşarız. Müzelerde olduğu gibi cam
koruma arkasından, hayvanat bahçesi gibi tel örgü veya çit arkasından
çekimlerde sık sık netleme zorluğu yaşanır. Bu gıbı durumlarda elle
netleme tercihi yapılmasıö doğru noktaya netleme yapma imkanı verir.
Diyaframın açılması, cam veya çite yeterince yaklaşılması vede elle
netleme moduna geçilerek netleme yapılması netleme problemının
aşılmasında faydalı olacaktırç Bu sayede ıstenmeyen tel orgu ve cam
detayından ziyade net çıkması istenilen arka plandaki konuya serbestçe
netleme yapılabilmesine imkan tanıyacaktır.
5. HAREKETLİ / AKSİYON FOTOĞRAFI ÇEKİMLERİ
Yarış arabaları, uçaklar, bisikletler, koşan hayvanlar, faytonlar…
gibi hızlı hareket eden konuların çekiminde otomatik netleme ile
zorluklar yaşanır. Eger kaydırma tekniğini (panning) iyi bir şekilde
uygulamıyorsanızsürekli netleme modlarında bile ya netleme yapamazsınız
veya netlemede yavaş kalırsınız. Elle netlemeye geçilmesi ve konunun
hareket edeceği veya geçeceği noktaya önceden referans alınarak netleme
yapılması ve çekim zamanlamasının iyi yapılması problemi çözecektir.
6. TERS IŞIK ÇEKİMLERİ
Kameranız çerçeveniz içerisinde en iyi aydınlatılmış objeye netleme
yapacaktır. Güneşe karşı çekim yaparken, istediğiniz noktaya
netleme yapmakta zorlanırsınız. Güneşe karşı çekimlerde, Autofocus
(otomatik netleme) netlemeden Manuel (elle netleme) Netlemeye geçmek
daha rahat çalışma imkanı verecektir.
Dikkat
edilmesi gereken önemli bir husus, makine veya lens üzerinde otomatik
netleme tercihi seçili iken elle netleme yapılmaması gerekliliğidir.
Otomatik netleme motoruna zarar verebilirsiniz.
Her objektifin seçtiğiniz her bir farklı odak uzaklığı (görüş açısı) için değişen bir minimum netleme mesafesi vardır. Çekim
yaparken minimum netleme mesafesinin içindeyseniz seçtiğiniz netleme
noktasını asla netleyemezsiniz. Konuya olan çekim uzaklığınızı netleme
yapmaya elverişli duruma gelene kadar netlediğiniz konudan uzaklaşmanız
veya odak uzaklığını düşürmeniz (görüş açınızı artırmak) gerekecektir.
Odak uzaklığı arttıkça minimum netleme mesafesi artar, azaldıkça
minimum netleme mesafesi kısalır.
Vedat Konyalı
www.vedatkonyali.com
Autofocusda tel üzerine netleme hatası (solda) ve Ana Konuya Manuel
(elle) Netleme ile Doğru Netleme Örnekleri (sağda) – Fotoğraflar Hilmi
Atlas
Konuk Fotoğrafçılar: Hülya Sirel, Meral Aktaş, Mehmet Kızılay, Uğur Ferhat Baloğlu

_________________


vgokhan
SUPER MODERATÖR
SUPER MODERATÖR

Kadın
Mesaj Sayısı: 7039
Nerden: aquaticforum
Reputation: 90
Points: 7741
Kayıt tarihi: 23/01/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz