AQUATICFORUM
AQUATICFORUM A HOŞGELDİNİZ.FORUMDAN DAHA ETKİN YARARLANMAK İÇİN LÜTFEN GİRİŞ YAPINIZ.
▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▓▓▓▒▒▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▓▓▓▒▒▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓

4 bin yıllık mercimek tohumu yeşerdi!

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

4 bin yıllık mercimek tohumu yeşerdi!

Mesaj tarafından sarıçiçek Bir Salı Ara. 15, 2009 9:50 am


Höyükte yapılan kazılardan tam 4 bin yıl öncesine ait mercimek tohumları bulundu ve bu tohumlar çimlendi...

Dünyanın en saf tohumu işte bu mercimek tohumu... Çünkü tam 4 bin yıl önceden kalma!Kütahya
Seyitömer Höyüğü’nde, Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Fen Edebiyat
Fakültesi Arkeoloji Bölümünce yürütülen kazıda bulunan ve 4 bin yıl
öncesine ait olduğu belirlenen 3 tohumdan biri, toprağa ekildikten sonra çimlendi.

Kazı Grubu Başkanlığını da yürüten DPÜ Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nejat Bilgen, il merkezine
yaklaşık 27 kilometre uzaklıktaki alanda geçen yıl yapılan kazıda,
höyüğün güneydoğusunda bir yapının içerisindeki kapta bitki tohumları
bulunduğunu bildirdi.

Orta
Tunç Çağı dönemine ait olduğunu tespit ettikleri katmandaki tohumların
yaklaşık 4 bin yıllık olduğunu belirten Prof. Dr. Bilgen, tohumların
yapının içinde ve orijinal yerinde buldukları kaplar arasında birinin
içinde olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Bilgen, höyükte çok sayıda tohum bulduklarını, ancak birçoğunun yandığını gördüklerini ifade ederek, şöyle konuştu: "Son bulduğumuz üç tohum, kabın bir kısmının dışına taşmıştı.
Kap kırıldığı için bu şekilde bulduğumuzu düşünüyoruz. Tohumlardan
bazılarını incelemeye almıştık. Yaklaşık iki yıldır bu çalışmayı
yürütüyoruz. Geçen yıl yaptığımız çimlendirme denemesinden olumlu sonuç
alamadık ve başarılı olamadık.

Bu yıl bu tohumlardan birini yeşertmeyi başardık. Bundan yaklaşık 4 bin yıl öncesine ait toprak altından çıkmış bir tohum yeşerdi. Bu tohumdan çimlenen bitki, canlı halde bilim dünyasına sunulmak ve üzerinde çeşitli analizler yapılmak üzere inceleniyor."Tohumların
bulunduğu kabın yer aldığı yapının depo olarak kullanıldığını tahmin
ettiklerini belirten Prof. Dr. Bilgen, "Sözü edilen kabın yanı sıra
mekanda çok sayıda kap ele geçmiştir. Tüm bu özellikleriyle mekanın
depolama amaçlı kullanılmış olabileceği düşünülmektedir" diye konuştu.

GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMEMİŞ MERCİMEK TOHUMU-

DPÜ Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr.
Nüket
Bingöl, höyükte bulunan üç tohumdan birini geçen yıl toprağa ektiğini,
ancak çimlendiği halde kuruduğunu, diğerinin ise yağ analizlerinin
yapılması amacıyla İstanbul’a gönderildiğini anlattı.

Yrd. Doç. Dr. Bingöl, üçüncü tohumu yaklaşık üç ay önce toprağa ektiğini, bunun da çimlendiğini belirtti.

Bu tohumun yaklaşık 4 bin yıl öncesine ait olduğunu ifade eden Yrd. Doç.

Dr.
Bingöl, şöyle devam etti: "Bilimsel olarak yolun başındayız. Öncelikle
diğer tohumlarla beraber bunların yaş tayininin yapılması ve günümüzde yetişen mercimeklerle karşılaştırılması gerekiyor.
Her ne kadar arkeolojik kazılarda buluntunun içinden çıktıysa da bunu
bilimsel olarak kanıtlamalıyız. Bu tohumların dışarıdan gelip
gelmediğini incelememiz gerekiyor. Henüz bir iki aylık çalışma
sürecindeyiz, bahara doğru yavaş yavaş sonuçlarını almış olacağız. Ancak çimlenmesi çok büyük bir gelişme. Günümüzde bilinen mercimek bitkileri gibi çok kuvvetli değil, oldukça cılız bir bitki.
En kısa zamanda tek beklentimiz çiçeklenip tohum üretebilmesidir.
Çiçeklenip tohum üretebilirse son zamanlarda çok güncel olan organik ve
Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) özelliğini taşıyan bitkiler
açısından bizim elimizde çok önemli bir veri olacak. Çok eski zamanlara
ait, hiç genetiğiyle oynanmamış, herhangi bir değişikliğe uğramamış,
organik olarak elde edilmiş tohumların ilki olacak."

TOHUMU CANLI BULMAMIZ BİZİM İÇİN SÜRPRİZ OLDU"-

Yrd. Doç. Dr. Bingöl, bu tohumun bir mercimeğe ait olduğunu belirlediklerine işaret ederek, mercimeğin çok fazla suya ve sıcaklığa ihtiyaç duymadan kurak ortamda yetişebildiğini kaydetti.

Mercimeğin kazı yapılan alanda yetişebilecek bir bitki türü olduğunu dile getiren Yrd. Doç. Dr. Bingöl, şu bilgiyi verdi: "Arpa, mercimek, buğday, bunların hepsi Anadolu kökenli bitkilerdir ve orijini Anadolu’dur.
O yüzden bizim için bu tohumları burada bulmamız çok sürpriz olmadı.
Tohumu canlı bulmamız bizim için sürpriz oldu. Bu da tamamen höyüğün
yapısından kaynaklanıyor. Höyükte yangın çıkıyor, çöküyor ve tohumlar
içerisinde canlı kalabiliyor. Şans eseri bu tohumları bulduk ve
değerlendirdik.

Şu
an için bu tohumların mercimek olduğunu söyleyebiliyoruz, ancak yine de
normal mercimekten morfolojik bazı farklılıkları var. Tamamen
yaptığımız çalışmalar sonucunda belli olacak. Tohum vermesi halinde
organik, hiçbir şekilde genetiğiyle oynanmamış, orijinal bitki olacak. Her
zaman için orijinal tohumlar diğerlerine göre daha zayıftır. Belki ülke
ekonomisine fazla bir katkı sağlamayacak, ancak bazı üniversitelerde
başlatılmış eski tohumların toplanması yönündeki çalışmalara önayak
olacağız.
"Yrd. Doç. Dr. Bingöl, yüzyıllar öncesinden
bitki tohumlarının yeşerdiğine ilişkin daha önce yurt içi ve yurt
dışında örnekler bulunduğunu hatırlatarak, Japonya’da manolya bitkisine
ait tohumun günümüzdeki manolya bitkisinden farklı morfolojik
özellikler taşıdığını bildiklerini sözlerine ekledi.

SEYİTÖMER HÖYÜĞÜ’NDEKİ KAZILAR-


Seyitömer Höyüğü’ndeki kazı çalışmaları, altındaki 12 milyon ton
kömürün ekonomiye kazandırılması amacıyla 1989 yılında Eskişehir Müze
Müdürlüğünce başlatıldı.

Afyonkarahisar Müze Müdürlüğünün
1990-1995 yılları arasında yürüttüğü çalışmalar, 2006 yılından itibaren
DPÜ Arkeoloji Bölümünce ele alındı.

TKİ Genel Müdürlüğü ve DPÜ
Rektörlüğü arasında imzalanan protokol gereğince her yıl 6’şar aylık
dönemler halinde yürütülen kazı çalışmalarının 2010’da tamamlanması ve
höyüğün kaldırılmasının ardından yaklaşık 500 milyon lira değere sahip
linyit kömürünün çıkarılmaya başlanması hedefleniyor.

Kazı ve
buluntuların sınıflandırılması çalışmaları, DPÜ Fen Edebiyat Fakültesi
Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nejat Bilgen ve öğretim üyesi Yrd.

Doç. Dr. Gökhan Coşkun gözetiminde sürdürülüyor.

avatar
sarıçiçek
Moderatör
Moderatör

Kadın
Mesaj Sayısı : 219
Yaş : 36
Nerden : Gaziantep
Lakap : fıstık
Reputation : 2
Points : 218
Kayıt tarihi : 02/03/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz