AQUATICFORUM
AQUATICFORUM A HOŞGELDİNİZ.FORUMDAN DAHA ETKİN YARARLANMAK İÇİN LÜTFEN GİRİŞ YAPINIZ.
▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▓▓▓▒▒▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▓▓▓▒▒▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓

SUYUN ÖNEMİ

Aşağa gitmek

SUYUN ÖNEMİ Empty SUYUN ÖNEMİ

Mesaj tarafından aquahell Bir Perş. Nis. 03, 2008 8:56 am

Hayat suda başlamıştır.

Güneşin üçüncü gezegeni olan
dünyamızın büyük bölümü denizler dediğimiz sudan oluşmuştur.
Yerkürenin az bir bölümü karadan ibarettir. Hayat organik öğelerden
zengin olan denizlerde başlamıştır. Evrim teorisine göre, erken aşamada
sudaki organizmalar güneş enerjisini fotosentez yoluyla karbonhidrat
olarak tutmuşlardır. Fotosentez olayı, su ile karbonun birleşmesidir.
Başka bir deyişle, karbonhidrat su yüklenmiş karbondur.

Evrim süreciyle organizmalar geliştikçe canlılık işlevlerini
sürdürmek ve çoğalmak için protein, yağ gibi diğer makromolekülleri de
oluşturmuşlardır. Organizmalar suda çözünmüş kalsiyumdan yararlanarak,
bir yandan canlılığın gereği metabolik işlevlerini sürdürürken, diğer
yandan iskelet yapılarını geliştirmişlerdir. Omurgalı canlılarda suda
bulunan kalsiyum sayesinde kollojen esaslı yumuşak doku sertleşerek
iskeletin gelişimi sağlanmıştır. İskeletin gelişimi, organizmanın
büyümesini gerçekleştirdiği gibi suda oluşan çevreden karaya çıkmayı da
sağlamıştır. Omurgalı canlılar suda oluşan çevreden karaya
çıktıklarında, topraktan bitkilerin bünyelerine katılan kalsiyumdan
yararlanma yöntemlerini geliştirme gereksinmesi duymuşlardır. Bu
gereksinme, omurgalı canlıların derilerinin güneş ışınlarıyla teması
sonucu D vitamininin senteziyle karşılanmıştır. Kalsiyum, D vitaminiyle
ince bağırsaklardan emilerek kemiklerde yerleşmekte ve metabolik
süreçlerde kullanılmaktadır.

Günümüz insanının beden yapısının çoğunluğu sudan oluşmuştur. Yeni
doğan bir bebeğin bedeninin yaklaşık %71'i su iken büyüme süreciyle su
oranı azalmakta, yağ ve protein oranı artmaktadır. Yetişkin insan
bedeninin yaklaşık %60'ı sudur. Erkek bedeninin su oranı kadınınkinden
biraz daha yüksek, yağ oranı ise biraz daha düşüktür. Örneğin 70
kilogram ağırlığındaki bir erkek bedeninin 38 kilogramı, 60 kilogram
ağırlığındaki bir kadın bedeninin de 33 kilogramı sudan oluşmaktadır.
Bedendeki suyun 2/3’ü hücre içi sıvılardan, 1/3'ü de kan ve lenflerden oluşan hücre dışı sıvıdan gelmektedir.

Suyun Başlıca İşlevleri






Besinlerin ağızdan alınmasından hücre içinde kullanımına değin tüm
aşamalarda suya gerek vardır. Ağızda besinin çiğnenerek yemek
borusundan akabilir hale gelmesi suyu gerektirir. Midede sıvılaşması,
sindirimin başlaması, incebağırsakta sindirimin sürdürülmesi,
sindirilemeyen öğelerin kalınbağırsağa taşınması, sindirilen öğelerin
kana emilmesi suyu gerektirmektedir. Besin öğeleri büyük çoğunluğu su
olan kan ve lenf damarlarıyla hücrelere taşınır. Aynı şekilde solunumla
akciğerlere giren oksijen de kanla hücrelere taşınır. Hücrede karbon
içeren besin öğelerinden oksijen varlığında, vitamin ve minarellerin
yardımıyla enerji oluşması, proteinlerin yapı taşları olan amino
asitlerin birleşerek büyüme ve yıpranan dokuların onarımı için protein
sentezlenmesi, harcanmayan enerjisinin yağ olarak depolanması gibi
metabolik süreçler su çözeltisi içinde oluşur.
Metabolizma sonucu oluşan zararlı atıklar suyla dışarı atılır.
Metabolizma sonucu oluşan ısı deri yolu ile dışarı atılır. Yaklaşık bir
litre suyun buharlaşarak terle atılması 600 kilo kalorilik ısıyı
bedenden uzaklaştırır.
Su insan hayatı için oksijenden sonra gelen en önemli öğedir.
Oksijen alımı durduğunda insan ölür. Yetişkin insan besin almadan
bedenindeki karbonhidrat ve yağın tümünü, proteinin yarısını
yitirdiğinde yaşamı tehlikeye girer. Buna karşın beden suyunun %10'u
yitirildiğinde yaşam tehlikeye girer. Bedendeki su miktarının %20
eksilmesi ölümle sonuçlanır. Bu nedenle insan besin almadan günlerce
yaşayabilmesine karşın su içmeden ancak birkaç gün yaşayabilir. Bu süre
de bireyin içinde bulunduğu çevre koşullarına bağlıdır. Bedenden su
kaybını artıran ortamlarda su içmeden yaşama süresi daha kısadır. İnsan
besinlerle aldığı enerjinin harcanmayan kısmını depo edebilmesine
karşın, su depolama yeteneğine sahip değildir. Bu nedenle de yaşamın
gereği olarak yitirdiği suyu anında karşılamak zorundadır.
Özetle, hayat suda başlamıştır ve suyla sürdürülmektedir.Bedenin Zorunlu Su Kaybı


Yaşamsal faaliyetlerin sürdürülebilmesi için bedenden hergün
dışarıya su atılır. Başlıca atım yolları idrar, deri, bağırsak ve
solunum sistemidir. Değişik araştırmaların sonuçlarına göre yetişkin
insanın günlük su kaybı yaşı, cinsiyeti, yaşadığı çevre koşulları ve
yaşam biçimine göre farklılık gösterir.
Metabolizmada besin öğelerinin enerjiye dönüşümü sürecinde 250-350
mililitre su oluşur. Bu miktar toplam su kaybından çıkarıldığında net
kayıp 1,050 ile 3,100 mililitre arasında değişir. Sindirim sisteminde
oluşan kusma ve ishal gibi bozukluklar bağırsaktan su kaybını artırır.


Su Kaybının Karşılanması




Bedenin su içeriği azalınca kanın mineral yoğunluğu artar. Bu
durumda beyindeki susuzluğa duyarlı hücrelerin uyarılmasıyla susama
duygusu gelişir. Su içilerek hücrelerin kuruması önlenir. Bedenden
suyla birlikte mineraller de yitirilirse, kanın yoğunluğu artmadığından
susama duygusu gelişmez. Kanama, ishal ve kusma gibi durumlarda suyla
birlikte mineral kayıpları da olduğundan susama duygusu gelişmez. İnsan
bu durumda susamasa bile su içmeye gayret göstermelidir.
Yaş ilerledikçe susama duygusunun gelişimi yavaşlar. Susama isteği
olmadığından yaşlı birey susuz kalabilir. Yaşlı bireyler bu konuda
uyarılmalıdır.
İklim koşulları da su kaybını etkiler. Çok sıcak havalarda
terlemeyle su kaybı artar. Soğuk havalarda ise solunum yoluyla su kaybı
olur.
Fiziksel aktivite de su kaybını artırır. Fiziksel aktivite ne kadar şiddetli olursa su kaybı da o kadar çok olur.


Su Gereksinmesi




Bedenden yitirilen suyun anında karşılanması zorunludur. ABD Ulusal
Araştırma Konseyi Besin ve Beslenme Komitesi daha önceki yıllarda
günlük alınan enerjinin her bir kalorisi için bir mililitre su alımını
önermiştir. Bu da bedenden kaybedilen su miktarının biraz üzerindedir.
Ulusal Tıp Enstitüsü Besin ve Beslenme Komitesi insanın su
gereksinmesini tartışmak üzere 2004 yılında bilim insanlarından bir
panel oluşturmuştur. Bu panelde insanın su gereksinmesine ilişkin
veriler tekrar gözden geçirilmiştir. Hareketsiz ve normal koşullarda
yaşayan insanın asgari su gereksinmesi günlük 1,5 – 2,0 litre
kadardır. Ancak, yaşam ve çevre koşullarının farklılığı yanında,
bireysel farklılıklar da göz önüne alınarak günlük olarak erkekler için
3,7, kadınlar için 2,7 litre su alımı önerilmiştir. Önerilen miktarın
yüksek tutulmasının bir nedeni de kısa ve uzun süreli olarak beden
suyunun azalmasının insan sağlığını ve performansını olumsuz
etkilemesidir.
İnsanın beslenme biçimi su gereksiniminin karşılanmasını da etkiler.
Taze meyve-sebzeyi çok tüketen insanlar su gereksinimlerinin bir
kısmını bu yolla karşılayabilirler. Bunun yanında et, tavuk, balık,
baklagil ve tahıllı ürünleri yiyenler daha çok su almak zorundadırlar.
Su gereksinmesinin bir bölümü şekersiz içilen çay ve bitki çaylarıyla
karşılanabilirse de hafif aktiviteli erkeklerin 1,5 - 2,0, kadınların
1,0-1,5 litre su içmeleri gerekir. Su gereksinmesinin karşılanması için
yüksek miktarda şeker içeren meşrubatın içilmesi obezite riskini
artıracağından sağlıksız bir davranıştır. Aşırı çay, kahve ve kolalı
içeceklerin içilmesi kafein alımını artıracağından uygun bir davranış
değildir. Obezite riskinin artmasında önemli rolü olduğu bilimsel
araştırmalarla gösterilmiştir. Günümüzde obezite tüm dünyada çok önemli
bir sağlık sorunu olarak kabul edilmektedir.
Bazı kişiler ‘su içsem şişmanlıyorum’ derler. Su içinde kalsiyum,
magnezyum gibi mineraller bulunur. Su ve mineraller karbon
içermediğinden enerjiye dönüşmez. Enerji oluşturmayan herhangi bir şey
yağa dönüşmediğinden şişmanlatması söz konusu değildir. Formda kalmak
ve performansı artırmak için en iyi içecek doğal dengeli mineral yapısı
olan sulardır.
aquahell
aquahell
WEBMASTER

Erkek
Mesaj Sayısı : 3059
Yaş : 44
Nerden : AQUATICFORUM
Lakap : AQUAHELL
Reputation : 59
Points : 4575
Kayıt tarihi : 22/01/08

http://www.hbgokhan.blogcu.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz