AQUATICFORUM
AQUATICFORUM A HOŞGELDİNİZ.FORUMDAN DAHA ETKİN YARARLANMAK İÇİN LÜTFEN GİRİŞ YAPINIZ.
▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▓▓▓▒▒▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▓▓▓▒▒▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓

Mutluluğun Gizi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Mutluluğun Gizi

Mesaj tarafından aquahell Bir Ptsi Şub. 02, 2009 3:35 pm







Bir
tüccar Mutluluğun Gizi'ni öğrenmesi için oğlunu insanların en
bilgesinin yanına yollamış. Delikanlı bir çölde kırk gün yürüdükten
sonra, sonunda bir tepenin üzerinde bulunan güzel şatoya varmış. Söz
konusu bilge burada yaşıyormuş. Bir ermişle karşılaşmayı bekleyen bizim
kahraman, girdiği salonda hummalı bir manzarayla karşılaşmış: Tüccarlar
girip çıkıyor, insanlar bir köşede sohbet ediyor, bir orkestra tatlı
ezgiler çalıyormuş; dünyanın dörtbir yanından gelmiş lezzetli
yiyeceklerle dolu bir masa da varmış. Bilge sırayla bu insanlarla
konuşuyormuş ve bizim delikanlı kendi sırasının gelmesi için iki saat
beklemek zorunda kalmış. Delikanlının ziyaret nedenini açıklamasını
dikkatle dinlemiş bilge, ama Mutluluğun Gizi'ni açıklayacak zamanı
olmadığını söylemiş ona. Gidip sarayda dolaşmasını, kendisini iki saat
sonra görmeye gelemesini salık vermiş. 'Ama, sizden ricada
bulunacağım,' diye eklemiş, delikanlının eline bir kaşık verip sonra bu
kaşığa iki damla sıvıyağ koymuş. 'Sarayı dolaşırken bu kaşığı elinizde
tutacak ve yağı dökmeyeceksiniz.' Delikanlı sarayın merdivenlerini
inip-çıkmaya başlamış, gözünü kaşıktan ayırmıyormuş. İki saat sonra
bilgenin huzuruna çıkmış. 'Güzel, demiş bilge, peki yemek salonumdaki
Acem halılarını gördünüz mü? Bahçıvan Başı'nın yaratmak için on yıl
çalıştığı bahçeyi gördünüz mü? Kütüphanemdeki güzel parşömenleri fark
ettiniz mi?' Utanan delikanlı hiçbirşey göremediğini itiraf etmek
zorunda kalmış. Çünkü bilgenin kendisine verdiği iki damla
yağıdökmemeye çabalamış, başka bir şeye dikkat edememiş. 'Öyleyse git,
evrenin harikalarını tanı,' demiş ona bilge. 'Oturduğu evi tanımadan
bir insana güvenemezsin.' İçi rahatlayan delikanlı kaşığı alıp sarayı
gezmeye çıkmış. Bu kez, duvarlara asılmış, tavanları süsleyen sanat
yapıtlarına dikkat ediyormuş. Bahçeleri, çevredeki dağları, çiçeklerin
güzelliğini, bulundukları yerlere yakışan sanat yapıtlarının zerafetini
görmüş. Bilgenin yanına dönünce, gördüklerini bütün ayrıntılarıyla
anlatmış. 'Peki sana emanet ettiğim iki damla yağ nerede?' diye sormuş
bilge. Kaşığa bakan delikanlı, iki damla yağın dökülmüş olduğunu
görmüş. 'Peki,' demiş bunun üzerine bilgeler bilgesi, 'sana
verebileceğim tek öğüt var: Mutluluğun Gizi dünyanın bütün harikalarını
görmektir, ama kaşıktaki iki damla yağı unutmadan. '......Bir çoban
gezmeyi sevebilir, ama koyunlarını asla unutmaz.


Simyacı kitabından küçük bir hikaye...

_________________





REKLAM VERMEK İSTEYENLER ÖZEL MESAJ ATSINLAR
avatar
aquahell
WEBMASTER

Erkek
Mesaj Sayısı : 2785
Yaş : 42
Nerden : AQUATICFORUM
Lakap : AQUAHELL
Reputation : 59
Points : 3919
Kayıt tarihi : 22/01/08

http://www.hbgokhan.blogcu.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz