AQUATICFORUM
AQUATICFORUM A HOŞGELDİNİZ.FORUMDAN DAHA ETKİN YARARLANMAK İÇİN LÜTFEN GİRİŞ YAPINIZ.
▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▓▓▓▒▒▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▓▓▓▒▒▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓

Anksiyete Bozuklukları

Aşağa gitmek

Anksiyete Bozuklukları Empty Anksiyete Bozuklukları

Mesaj tarafından vgokhan Bir Perş. Ağus. 28, 2008 8:26 am

Anksiyete Bozuklukları Spacer
Anksiyete Bozuklukları Spacer



Anksiyete Bozuklukları Spacer

Anksiyetenin en iyi tanımı, somatik belirtilerin de eşlik ettiği, normal dışı, nedensiz bir tedirginlik ve korku halidir.

Anksiyeteyi,kaygı, sıkıntı, bunaltı, endişe olarak da adlandırabiliriz. Anksiyete
yaşayan kişi bu durumu "kötü bir şey olacakmış hissi", "hoş olmayan bir
endişe hali" ya da "nedensiz bir korku" şeklinde ifade eder. Korku,
dışarıdan gelebilecek kaynağı belli gerçek bir tehlike karşısında
ruhsal ve bedensel olarak verilen bir tepki biçimidir. Böyle gerçek bir
tehlike ile karşılaşan kişi şiddetli bir korku duygusuyla beraber
fiziksel tepkiler de gösterir: kalp çarpıntısı, titreme, terleme,
gözbebeklerde büyüme, ürperme, v.b. gibi. Anksiyete de kişi sanki kötü
bir şey olacakmış gibi nedeni belirsiz bir endişe hisseder. Anksiyete,
nedeni hakkında net bir bilgimizin olmadığı, içsel bir tehlike ya da
tehdit karşısında gösterilen psikolojik bir tepki olmasına rağmen,
korkuda olduğu gibi bedensel belirtilerin eşlik ettiği bir durumdur. Bu
durum çok hafif bir tedirginlik ve gerginlik duygusundan panik
derecesine kadar varan değişik yoğunluklarda yaşanabilir.

Anksiyetenin en iyi tanımı, somatik belirtilerin de eşlik ettiği, normal dışı, nedensiz bir tedirginlik ve korku halidir.

Anksiyete sık yaşanan, herkes tarafından zaman zaman hissedilen bir
duygudur ve her zaman bir hastalık belirtisi olarak düşünülmemelidir.
Okulun ilk gününde, hoşlandığını biri ile ilk randevuda ya da yeni ve
değişik bir durumun başlangıcında anksiyete duyulması normaldir.

Normal anksiyetenin organizmayı uyarıcı, koruyucu ve motive edici özellikleri vardır.

Anksiyetenin patalojik olduğuna karar verebilmek için, uyaranın şiddeti
ile ortaya çıkan anksiyete uyaran ile uyumlu olmaması, zamanla azalmak
yerine değişmemesi ya da şiddetlenmesi, klinik tabloya ağırlıklı olarak
anksiyetenin fiziksel belirtileri hakim olması, anksiyeteye
katlanılaması ve işlevselliğin bozulması gerekir. Bu durumda anksiyete
kişinin mesleki ve ailevi yaşantısını etkilemeye başlar, kişilerarası
ilişkilerinde bozulmalara neden olur, gün içinde sık sık ortaya çıkar
ve günün büyük bir kısmını kaplar, kişi bu duygulanımı kontrol edemez
ve başa çıkamaz. Bu semptomların yanında huzursuzluk, gerginlik,
tedirginlik, sıkıntı, daralma, çabuk yorulma, konsantrasyon zorluğu,
kolay irkilme ve tetikte olma da gözlemlenir. Anksiyete esnasında
görülebilecek psikosomatik reaksiyonlar ise; baş ağrısı, baş dönmesi,
kulak çınlaması, ağız kuruluğu, çarpıntı, nefes darlığı, muhtelif
ağrılar ve gastrointestinal şikayetlerdir.

Anksiyete Bozukluklarını DSM-IV-TR’a göre:

  • Panik Atağı
  • Agorfobi
  • Agorafobi Olmadan Panik Bozukluğu
  • Agorafobi ile Birlikte Panik Bozukluğu
  • Panik Bozukluğu Öyküsü Olmadan Agorafobi
  • Özgül Fobi
  • Sosyal Fobi (Sosyal Anksiyete Bozukluğu)
  • Obsesif-Kompulsif Bozukluk
  • Travma Sonrası Stres Bozukluğu
  • Akut Stres Bozukluğu
  • Yaygın Anksiyete Bozukluğu
  • Bir Genel Tıbbı Duruma bağlı Anksiyete Bozukluğu
  • Madde Kullanımının Yol Açtığı Anksiyete Bozukluğu
  • Başka Türlü Adlandırılamayan Anksiyete Bozuklukluğu
    olarak sınıflandırabiliriz.


Anksiyete Bozukluğu her 100 kişiden 30’unda yaşamlarının bir
döneminde görülebilir. Toplumda görülme oranı %3 olup, hayat boyu
rastlanabilme oranı % 5 civarında saptanabilmiştir. Tüm kaygı
bozuklukluklarının %12 sini oluşturur. Kadınlarda erkeklere oranla iki
kat fazla görülür. Vakaların yarısından çoğu çocukluk ve erişkinliğe
geçiş döneminde başlamaktadır. Yaşlılıkta en çok görülen kaygı
bozukluğudur ( yaşlılıkta görülen kaygı bozukluklarının % 60’ini
oluşturur).

Anksiyete Bozukluğu teşhisi konan kişilerin genelde çekingen ve bağımlı
bir yapıları olup, kendilerine güvenleri azdır. Çoğu vakanın toplusal
ilişkilerde arka planda durmayı yeğleyip, aşırı kırılgan, utangaç,
eleştiriye çok duyarlı, çabuk yıkılan kişiler oldukları görülmüştür.

Anksiyete Bozuklukları’nda annenin gerilim ve kaygısının önemli olduğu
düşünülmektedir. Vakaların çocukluklarında yüksek bir oranda anne baba
ayrılığı (ya da vefatı) olduğu gözlemlenir. Zorlu bir çocukluk donemi
geçirmişlerdir. Hastalığın birinci derece akrabalarda görülme oranı,
normallere kıyasla 5 kat daha yüksektir. Yapılan bir çalışmaya göre
hastaların % 30’unda, hastalığın stresli bir olayla başladığı
belirlenmiştir.

Anksiyete Bozukluğu’nun tedavisinde ilaç tedavisi yanında , kişinin
beklentileri, düşünüş biçimini değiştirme, gevşeme eğitimi, belli
durumlardan kaçınma gelişmiş ise kaygıya yol açan etkenlerle
yüzleştirme gibi yaklaşımların olduğu bilişsel tedavi uygulanmalıdır.
Kaygıyı artırabilen kafeinli maddelerin (çay, kahve, kola, çikolata)
azaltılması önerilmelidir.

Dr.phil. R. Meltem Kavcar Sırmalı

_________________
Anksiyete Bozuklukları Bayrakkizvecocuk
vgokhan
vgokhan
SUPER MODERATÖR
SUPER MODERATÖR

Kadın
Mesaj Sayısı : 7173
Nerden : aquaticforum
Reputation : 94
Points : 7895
Kayıt tarihi : 23/01/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz