AQUATICFORUM
AQUATICFORUM A HOŞGELDİNİZ.FORUMDAN DAHA ETKİN YARARLANMAK İÇİN LÜTFEN GİRİŞ YAPINIZ.
▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▓▓▓▒▒▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▓▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▒▒▓▓▓▒▒▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓ ▓▓▓▓▓▒▒▒▒▒▒▒▒▒▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓
▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓

Yarım Kalan Aşk

Aşağa gitmek

oku Yarım Kalan Aşk

Mesaj tarafından vgokhan Bir Salı Haz. 24, 2008 4:36 pm

Rasim, bir akşam okuldan döndüğü vakit,
kendi ismine gelmiş bir zarf buldu. İçinde, çiçekli bir kağıt üstüne,
şu satırlar yazılıydı:
“Rasim Bey, Ben sizi uzaktan uzağa
seven bir genç kızım. Çok güzel olduğumu korkmadan söyleyebilirim.
Dünyada en büyük emelim sizin tarafınızdan sevilmek ve sizin karınız
olmaktır. Fakat yaşlarımız çok küçük olduğu için zannederim ki birkaç
sene beklemek gerekecek. Şimdilik kendimi size tanıtmayacağım.
Mektuplarınızı ….. adresine taahhütlü olarak gönderiniz. Benim çok
mutaassıp bir beybabam vardır ki, çok az sokağa çıkmama müsaade eder.
Bununla birlikte belki bir gün ayaküstü görüşebiliriz. Kendimi şimdiden
sevgiliniz ve nişanlınız saydığım için sizinle görüşmeyi fena ve ayıp
bir şey saymıyorum. Evde yalnızlıktan çok canım sıkılıyor.
Mektuplarınız benim için bir teselli olacaktır.”
On altı
yaşına gelmiş her okul çocuğu gibi, Rasim için de hayatta sevilip
sevmekten daha önemli bir şey yoktu. Bu mektubu okur okumaz yüreğine
bir ateş düştü. Tanımadığı bu kızı deli gibi sevmeye başladı. O gece
sinemaya gidecekti, vazgeçti, erkenden odasına çekilerek kendisini
seven bu genç kıza uzun bir mektup yazdı. Mektubu posta kutusuna attığı
zaman birdenbire on yaş büyümüş gibi gurur duyuyordu.
İsminin
Bedia olduğunu söyleyen bu genç kız, Rasim’in mektuplarına düzenli
olarak cevap veriyor, eğer bir iki gün geciktirecek olursa kıyametleri
koparıyordu.
“Sizi ne kadar sevdiğini ve sizin
mektuplarınızdan başka tesellisi olmadığını söyleyen bir zavallı kızın
gözlerini yollarda bırakmak doğru olur mu? Hem mektuplarınızı çok kısa
yazıyorsunuz. Bir rica daha: mektuplarınızı biraz okunaklı yazıyla
yazamaz misiniz?”
Genç okullu, akşamları erkenden odasına
kapanıyor, sevgilisine kendini beğendirmek için saatlerce müsveddeler
yaparak, kitaplar gibi uzun mektuplar yazıyordu.
Bedia aynı zamanda meraklı bir kızdı. Bazen söyle sorular sorduğu da oluyordu:
“Evlendiğimiz
zaman balayımızı geçirmek için acaba İtalya’ya mi gidelim, İsveç’e mi?
Bu iki memleket acaba nasıldır? Halkı nasıl yasar ne iş görür? Oralara
gitmek için hangi denizlerden hangi memleketlerden geçilir?” Yahut da
“Sen Abdülhak Hamit Bey’in Esber’ini okudun mu? Nerelerini en çok
beğendiysen yaz da ben de okuyayım…
” Genç okullu, nişanlısına karşı küçük düşmemek için, coğrafya ve
edebiyat kitapları karıştırıyor, onun istediği bilgiyi toplamak için
günlerce çırpınıyordu.
Bedia
bir mektubunda ona söyle darıldı: “Sizinle muhakkak görüşmeye karar
vermiştim. Dün okul dönüşünde yolunuzu bekledim. Fakat bir genç kızın
sevgilisi olduğunuzu hatırlamamış, çok fena giyinmiştiniz. Üstünüz
başınız, ayakkabınız çamur içindeydi. Çocuk gibi arkadaşlarınızla mı
boğuştunuz acaba? Bunu görünce sizi mahcup etmekten korkarak yanınıza
gelemedim.”
Rasim fena halde utandı ve üzüldü. O günden sonra
olağanüstü dikkat ve özenle giyinmeye başladı. Bedia bir kere de onun
okuldan çıkar çıkmaz eve gitmemesinden, geceye kadar sokakta
dolaşmasından şikayet etmişti. Acaba kendisi evde onun için ağlarken,
o, başka kızların pesinde mi geziyordu?
Rasim dünyada
Bedia’sindan başka hiçbir kızı sevemeyeceğini yeminlerle yazdı ve
sokakta dolaşmaya, tesadüf ettiği kızlara göz ucuyla bile bakmaya
cesaret edemez oldu. Bir aksam, Rasim’in annesi Nedime Hanim kocası
Ahmet Beyi matemli bir çehre ile karşıladı, ağlamaklı bir tavırla:
“Ah
Bey,başımıza gelenleri sorma. Oğlumuza Bedia isminde bir kız musallat
olmuş. Bugün Rasim’in odasını düzeltirken mektuplarını buldum.
Evladımız elden gidiyor. Bir çare bul.”
Ahmet Bey’de hiçbir meraklanma işareti görünmüyor, tersine kıs kıs gülüyordu. Sesini alçaltarak:
“Korkma
Hanim,” dedi, “oğlana aşk mektuplarını yazan kız benim! Oğlandaki
haylazlık arttıkça artıyordu. Ne okuldaki öğretmenler, ne ben, bütün
gayretimize rağmen, ona doğru dürüst yazmayı bile öğretemiyorduk.
Nihayet düşüne düşüne bu çareyi buldum.
Rasim’in kıza yazdığı
mektuplar sayesinde yeni yazıyı mutlaka öğreneceğinden ve bu sene
sınıfı geçeceğinden eminim. Doğrusunu istersen, ben de eski yazıyı bir
zamanlar sana mektup yaza yaza öğrenmiştim.”
Reşat Nuri Güntekin

_________________
avatar
vgokhan
SUPER MODERATÖR
SUPER MODERATÖR

Kadın
Mesaj Sayısı : 7113
Nerden : aquaticforum
Reputation : 94
Points : 7827
Kayıt tarihi : 23/01/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz